1. Haberler
  2. Sürmanşet
  3. Süresiz nafakayı iptal eden AYM kararının gerekçesi yayımlandı

Süresiz nafakayı iptal eden AYM kararının gerekçesi yayımlandı

Anayasa Mahkemesi (AYM), Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesindeki süresiz yoksulluk nafakası kuralını iptal eden kararının gerekçesini Resmi Gazete'de yayımladı. Antalya 12. Aile Mahkemesi'nin itirazı üzerine 4 Haziran'daki Genel Kurul toplantısında alınan kararın yayımlanmasıyla, TBMM'ye yeni düzenleme için tanınan 9 aylık süre de işlemeye başladı.

featured

İPTAL EDİLEN KURAL NE DİYORDU?

İptal edilen düzenleme, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eş lehine, koşullar sürdüğü sürece herhangi bir süre sınırı olmadan yoksulluk nafakasına hükmedilmesine imkân tanıyordu. Kurala göre nafaka yükümlülüğü; alacaklının yeniden evlenmesi, evli gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması, haysiyetsiz hayat sürmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlleri dışında, borçlu eşin ömrü boyunca devam ediyordu. Nafaka yükümlüsünün kusursuz olması da bu yükümlülüğü ortadan kaldırmıyordu.

AYM: HÂKİME TAKDİR YETKİSİ TANINMIYOR

AYM, daha önceki bir kararında her durumda süresiz nafaka verilmesinin zorunlu olmadığını belirtmesine rağmen uygulamada bu kuralın emredici olarak yorumlanmaya devam ettiğine dikkat çekti. Mahkemeye göre kural, hâkime nafakanın süresi konusunda hiçbir takdir yetkisi tanımıyor ve süreyi somut olayın koşullarına göre belirleme imkânı vermiyordu.

Kararda, ağır kusuru olmayan eşe boşanma sonrasında belirli ölçüde parasal destek sağlanmasının, evlilikten doğan dayanışma yükümlülüğü gereği beklenebilir olduğu kabul edildi. Ancak bu yükümlülüğün hiçbir ölçüt gözetilmeden kategorik olarak süresiz öngörülmesinin, kusurlu olması bile gerekmeyen nafaka borçlusuna ağır bir yük getirdiği vurgulandı.

“MAKUL DENGE ORTADAN KALKIYOR”

AYM, konuyu devletin Anayasa’nın 5. ve 17. maddelerinden doğan, kişinin maddi ve manevi varlığını koruma yükümlülüğü çerçevesinde değerlendirdi. Kararda şu tespite yer verildi:

“Kural kapsamında evliliğin sona ermesinden sonra nafaka yükümlüsünün ömür boyu bu evliliğin sonuçlarıyla bağlı kalmasının, kişilerin ruhsal/psikolojik, ekonomik ve sosyal bütünlüğü üzerinde oluşturacağı olumsuz etki, devletin çatışan haklar arasında sağlaması gereken makul dengeyi ortadan kaldırmaktadır.”

Mahkemeye göre değerlendirmede evliliğin süresi, eşlerin yaşı ve sağlık durumu, ekonomik ve sosyal koşulları, nafakanın borçlunun hayatına etkisi ve alacaklının çalışma imkânı gibi ölçütler dikkate alınmalı.

YENİ DÜZENLEMEDE NE OLMALI?

AYM, nafakanın durumun gerektirdiği ölçüde belirli bir süreyle sınırlandırılabileceğini, bazı koşullarda ise alacaklı lehine süre uzatılarak ömür boyu nafakaya hükmedilebileceğini belirtti. Kararda yeni düzenlemenin çerçevesi şöyle çizildi:

“Çatışan çıkarlar arasında dengenin kurulabilmesi için yoksulluk nafakasına 4721 sayılı Kanun’un 176. maddesi kapsamında irat biçiminde hükmedilecek durumlarda (yargılamayı yapan) hakime bunun süresini, evliliğin süresi, nafaka alacaklısı eşin yaşı, eğitim ve sağlık durumu ile ekonomik ihtiyaçlarını kendi imkanlarıyla karşılayabilme kapasitesi gibi birçok unsuru dikkate alarak somut olayın kendi özel şartları içinde belirleme yetkisi tanınması, bu kapsamda belirli ve öngörülebilir bir çerçeve oluşturulması gerekir.”

AYM, süresiz nafakayı gerektiren hâllere ilişkin ölçütlerin de kanunda açık ve net biçimde düzenlenmesinin makul dengenin sağlanması için zorunlu olduğunu vurguladı.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!