“Süreç”ten Seçebildiklerim!..

Son günlerde akıl almaz gelişmeler yaşanırken, “olmaz yapılamaz” denen ne varsa bir bir gerçekleşiyor. Gün geçmiyor ki yeni bir “yapmayız, izin vermeyiz” denen hadise şekillenmesin! Mantık, hafıza, vicdan, izan üzerine kırıntı dahi taşımayan gündem maddeleri artık kanıksanmış, standart oluşturabilir ölçülerde seyreder durumdadır.

İşte tüm bu çöküş alanında vücut bulan garabetlerden seçebildiklerim!..  

***

“TSK’yı yendik açılımı başlattık!”

ABD Dışişleri Bakanlığı eski politika planlayıcısı ve “Kürdistan”ın en ateşli savunucularından olan Henri Barkey böyle diyor!

— Yorumsuz…

***

Ankara’da resmi temaslarda bulunan Irak Bölgesel yönetimi Başbakanı Neçirvan Barzani’nin heyetinden ilginç bir isim çıkıyor. 2003’de Süleymaniye’de Türk askerinin başına çuval geçirilmesi olayını video kameraya çeken Kubat Talabani…

Türk Tarihinin yüz karası, Irak’ta geçirilen çuvalın yönetmeni Türkiye’de el bebek gül bebek karşılanıyorsa, çuvalın geçirildiği sadece Iraktaki askerlerimiz olmasa gerek!….

***

“ABD’ye ait uçaklara Türk hava sahasının açıldığı öğrenildi.”

— Acep nedendir!..

***

“ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, daha önce hem kendisi, hem de selefi Hillary Clinton tarafından kullanılan "Türk halkı" (Turkish nation/Turkish people) ifadesini "Türkiye vatandaşları" ifadesi ile değiştirdi. Kerry, basın toplantısında Davutoğlu ile "terörün tüm çeşitleriyle mücadele" konusunu görüştüklerini belirterek, "Türk hükümetinin şiddeti barışçı yollarla sona erdirme çalışmasını alkışlıyoruz, hayranlık duyuyoruz" ifadesini kullandı.”

— Düşünmeden edilmiyor; tavuk mu yumurtadan, yumurtamı tavuktan!…

***

Umum konuşturulanların ortak dili çözüm ve barış!

Çözüme bugüne kadar cesaret edilememiş, hep engellenmiş. Nihayet geçte olsa artık çözüm denmiş.

Çözüm dedikleri, terör örgütü ile pazarlık!

Başka akıllarına bir şey gelmemiş demek ki!

— PKK’yı ülkemize musallat edenlerin, terör marifeti ile devleti teslim alamayacağına göre nihai hedeflerinin pazarlığa oturacak iradeyi teslim almak olduğunu bilmezler mi? Bugün barış naraları atanlar…

***

Terör örgütü elebaşı ile pazarlık olmadığı, sadece bir televizyon, birkaç kanal verildiği açıklanıyor en yetkili yerden…

— O zaman bir televizyon için mi idi o kadar akıtılan kan!….

***

Rektör bey, çokbilmiş bir eda ile süreci kutsarken milliyetçiliği en büyük tehlike olarak anlatıyor. Yüz ifadesinde insana dair kırıntılar oluşturabilmek için eziş-büzüş çizgiler oluşturmaya çalışarak derin görünme derdinde! Ardından üniversitelere dikkat diyor. Birileri onlara “vatan elden gidiyor” diyor, çocuklarsa cahil işte kandırılıyor… Ardından Dicle Üniversitesinde iki ayrı bölücü gurup PKK’lılar ve Hizbullahçılar arasındaki çatışmaları da bu anlattığı Türk milliyetçilerinin eseri olarak vermez mi?

— İnsan düşünmeden edemiyor; rektör olabilmek için kendini iyi yetirmiş, çok çalışmış belli ki!..

***

Pazarlıkların başlamasıyla birlikte “süreç” anketleri havada uçuşuyor.

— Bazen soru önemlidir; “Barış istiyor musunuz?” Oran yüksek oranda evet çıkmış!…

— Bazen de cevaplarda seçicilik önemlidir.

“Terörist elebaşı ile görüşülmese iyi olur % 48 çıkmış. Demek ki %52 olumlu bakıyor” diyor. Hâlbuki bir şık daha var cevaplarda kesinlikle görüşülmemeli de %20 çıkmış! Etti % 68

— Kim söyleye, kim bile!..

***

Tüm bunlar olurken Fuhuşla Mücadele Komisyonları ve Emniyet Genel Müdürlüğünün hazırladığı rapora göre; Türkiye’de fuhuş yaşının her geçen gün düştüğü, fuhuş yaptırılan 12-15 yaş arasında kızların bulunduğu kaydedildi. 

— Ortaokul seviyesine inen kansızlık!…

***

Hal böyle!..

Bir tek Milliyetçi Hareket berrak!

Yüzyılların haçlı projesine karşı çözülme ve çöküşe dur demekte…

Terör örgütü elebaşının umut kapısı ilan edildiği yerde artık hedef Türk Milliyetçileridir…

……………………..

Saygıdeğer Selcan Taşçı Yeniçağ gazetesinde sıralamış bir kısmını;

“… Önce  “işaret fişeği”  geldi:

“Ne iş yapar bu yargı?” 


Peşinden “Akil köşe kadıları” devreye girdi:


Görevi bizzat Başbakan tarafından  “psikolojik harekât” olarak tanımlanan  “Akil insanlar”dan Ahmet Taşgetiren, önceki gün Bugün’deki köşesinde, trajikomik bir şekilde “Terör örgütünün Kürtler üzerinde yaptığı psikolojik operasyonu, şimdi MHP Türkler üzerinde yapmaya çalışıyor” dedi!


 “Akil köşe kadılığı”nın Yeni Şafak temsilcilerinden Ali Bayramoğlu, isim isim fişlenen MHP milletvekillerinin “tüyler ürpertici, ırkçı, faşizan”  diye tanımladığı konuşmalarından oluşan bir andıç yayınlayarak “savcıları göreve çağırdı.” 


Siyasi rakiplerine  “edepsiz, ahlaksız, cibilliyetsiz, alçak, şerefsiz” diye hitap eden zatın partisinden milletvekili olan ve hâlâ bu zinhar hakaretamiz  olmayan vecizlerin(!) sahibinin  “hınk deyicisi” durumundaki gazetede yazan Mehmet Ocaktan, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin  “Artistler… Bölücüler… Terörist stepneleri…  Yandaşlar…” ifadelerinin  “kitleleri şiddete teşvik” anlamı taşıdığını savunarak,  “Heyette yer alan insanlardan birisinin bile burnu kanarsa bunun sorumlusu Bahçeli olacaktır”  ihbarını yaptı.

 ……………………..


Ve dün…

“Başbakan’ın uçağından bildiren”  Hürriyet Ankara Temsilcisi Metehan Demir’in yazısının satır aralarındaki “üç cümle” bir hayli dikkat çekiciydi. Demir’in aktardığına göre, Kırgızistan yolunda Erdoğan’a yöneltilen sorulardan biri şöyleydi:


 “MHP şiddeti teşvik ediyor. AİHM’in Batasuna kararına göre şiddet, kapatma nedeni olabilir. Öyle bir düşünceniz var mı?” 


 “Soru” maskesi altında Erdoğan’ın kulağına  “MHP’den kurtuluş formülü” fısıldayan bu “akil gazeteci” kim?

 “Başbakan’ın uçağı”nda yaşanan ve gazetecilik adına utanç verici olan bu hadise, dün MHP liderinin “AKP ile PKK’nın rol paylaşımı yaptığını” savunduğu konuşmasından dolayı dokunulmazlığının kaldırılması için TBMM’ye gönderilen fezleke ile birleştirildiğinde “tesadüf” olarak nitelendirilebilir mi?……….”

***

Bismillah!… 

Zafer Partisi
Zafer Partisi
Giriş Yap

Haberiniz.com.tr ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!