Başsavcılığın talimatıyla harekete geçen güvenlik güçleri, örgütün hiyerarşik yapısını çökertmek amacıyla düğmeye bastı. Türkiye genelinde 17 farklı ili kapsayan operasyonda, önceden tespit edilen 123 ayrı adreste arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi. Hedef alınan lokasyonların 43’ünün şahıslara ait evler, geriye kalan 80 adresin ise ağa bağlı 33 farklı şirkete ait olduğu açıklandı.
Adli makamlardan edinilen bilgilere göre, yürütülen soruşturma herhangi bir dini veya sosyal faaliyeti hedef almıyor. Operasyonun tamamen yolsuzluk, haksız kazanç ve kara para aklama üzerine kurulan hiyerarşik suç şebekesine yönelik yapıldığı vurgulandı. Şüphelilerin, yüksek sermayeli paravan veya aktif şirketler üzerinden yasa dışı ticari hacimler yaratarak olağan dışı nakit döngüleri sağladığı iddia ediliyor.
MASAK RAPORLADI: YURT DIŞINA 100 MİLYAR LİRALIK TRANSFER
Dosyanın en can alıcı kısımlarından birini Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan detaylı finansal analizler oluşturuyor. Rapordaki iddialara göre, örgütle doğrudan ya da dolaylı bağlantısı olan kişi ve firmalar üzerinden sınır ötesine çıkarılan paranın miktarının 100 milyar liranın üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Bu devasa kaynağın suç gelirleriyle ilişkisi, devam eden adli incelemelerle gün yüzüne çıkarılacak.
PARA TRAFİĞİNDE “İSRAİL” ŞÜPHESİ
Soruşturmada incelenen devasa yurt dışı para hareketlerinin rotası da dikkat çekiyor. Emniyet ve mali birimler, söz konusu para trafiğinde İsrail ile bağlantılı nakit transferleri gerçekleştirildiği yönündeki ciddi iddiaları mercek altına aldı. Bu bağlantıların tam olarak nasıl işlediği çok yönlü olarak araştırılıyor.
ŞİRKETLERE VE MAL VARLIKLARINA EL KONULDU
Suçtan elde edilen muazzam gelirin kaçırılmasını ve olası kamu zararlarını engellemek amacıyla savcılık tarafından önleyici tedbirler de gecikmedi. Soruşturma kapsamında şebekeyle iltisaklı olduğu belirlenen bazı şirketlere ve şahsi mal varlıklarına el konuldu. Mali delillerin toplanmaya devam ettiği ve detaylı incelemelerin tamamlanmasının ardından el koyma tedbirlerinin kapsamının daha da genişleyebileceği belirtiliyor. Öte yandan operasyonun hiçbir yasal derneğe sıçramadığı ve salt finansal suç yapılanmasına odaklanıldığı ifade edildi.

