Otomotiv sektöründe sıfır kilometre araç alımlarında yaşanan en büyük mağduriyetlerden biri olan “gizli ayıp” konusunda hukuki dengeler değişti. Fabrikadan hatalı çıkan veya bayiye nakliye esnasında hasar görüp boyandığı halde sıfır olarak satılan araçlarla ilgili davaları inceleyen yüksek mahkeme, tüketici lehine devrim niteliğinde bir içtihat oluşturdu. Satıcı firmanın “aracı tamir edelim” ya da “parçayı değiştirelim” baskısı artık tek seçenek olmayacak.
HEM YENİ ARAÇ HEM DE TAZMİNAT HAKKI
Mevcut uygulamada tüketiciler genellikle sadece aracın yenisiyle değiştirilmesini veya ödedikleri bedelin iadesini talep edebiliyordu. Yeni emsal kararla birlikte, malın ayıplı olmasından kaynaklı olarak tüketicinin uğradığı zaman kaybı, ticari itibar kaybı ve aracın ikinci el piyasasındaki değer düşüşü de yasal güvenceye kavuştu. Tüketici, mağduriyetin boyutuna göre sıfır araç değişimi istenirken aynı zamanda oluşan bu mali açığı “değer kaybı tazminatı” adı altında tahsil edebilecek.
OTOMOTİV SEKTÖRÜNDE TAŞLAR YERİNDEN OYNAYACAK
Hukukçular, bu kararın ardından otomotiv distribütörleri ve bayilerinin sıfır araç teslimatlarındaki kontrol mekanizmalarını çok daha sıkı tutmak zorunda kalacağını belirtiyor. Gizli ayıplı araç sattığı tespit edilen firmalar, sadece malı geri almakla kurtulamayacak; aynı zamanda mahkeme masrafları ve ciddi tazminat yükümlülükleriyle karşı karşıya kalacak. Sıfır araç alıp bu tarz bir sorun yaşayan vatandaşların ise yasal süreyi kaçırmadan doğrudan Tüketici Mahkemelerine başvurması gerekiyor.
