Yüksek kâr payı ve lüks araç kiralama ortaklığı vaadiyle yüzlerce vatandaşı ağlarına düşüren şebekenin yargılanmasına ağır ceza mahkemesinde devam edildi. Mağdurlardan toplanan paralarla lüks bir yaşam süren ve operasyon dönemi “Fiyaka” ismiyle anılan suç örgütü üyeleri, kurdukları sistemin işleyişine dair mahkeme heyetine savunma verdi. Müştekilerin avukatları, paraların paravan şirketler aracılığıyla nasıl buharlaştırıldığını tek tek mahkemeye sundu.
22 MİLYON TL’LİK “HUZUR HAKKI” TRANSFERİ
Duruşmanın en dikkat çekici anları, şirket hesaplarından sanıkların kişisel hesaplarına yapılan usulsüz para transferlerinin sorgulanması sırasında yaşandı. Mahkeme başkanının hesap hareketlerini sorması üzerine sanık kürsüsündeki yöneticiler, şirket kasasından kendilerine toplamda 22 milyon TL’yi bulan “huzur hakkı” adı altında ödemeler bağladıklarını itiraf etti. Bu paraların danışmanlık ve yönetim faaliyeti karşılığı olduğunu iddia etseler de transferlerin niteliği mahkeme kayıtlarına usulsüzlük olarak geçti.
“KASADA PARA KALMADI, TAMAMEN BATTIK”
Müştekilerin paralarının iade edilip edilmeyeceği sorusuna ise sanıklardan çarpıcı bir itiraf geldi. Şirketin mali yapısının tamamen çöktüğünü dile getiren sanıklar, “Şu an itibarıyla tamamen iflas etmiş durumdayız, kasada ve hesaplarda borçları karşılayacak hiçbir mal varlığı ya da nakit kalmadı” diyerek vurgunun boyutunu gözler önüne serdi. Mahkeme heyeti, şirketlerin mal varlıklarına konulan tedbirlerin devamına ve dosyadaki eksik belgelerin tamamlanması için duruşmanın ertelenmesine karar verdi.
