Ambargo TV’de Fatma Gül’ün sorularını yanıtlayan Zafer Partisi Başdanışmanı Ekonomist Selçuk Geçer, TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarının uzun süredir gerçek hayatı yansıtmadığını söyledi.
Geçer, resmi veriler ile vatandaşın yaşadığı ekonomik tablo arasında ciddi bir fark bulunduğunu belirterek, maaş artışlarının da bu nedenle yetersiz kaldığını ifade etti.
“TÜİK’in açıkladığı enflasyon ile vatandaşın hissettiği hayat pahalılığı arasında büyük bir kopukluk var. Açıklanan düşük enflasyon oranları nedeniyle milyonlarca insan her geçen gün daha fazla gelir kaybına uğruyor.” dedi.
“EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI 60 BİN LİRA OLMALI”
23 bin 552 liraya yükseltilen en düşük emekli aylığını da değerlendiren Geçer, yapılan artışın emeklilerin geçim sorununu çözmeyeceğini savundu.
Gerçek açlık sınırının resmi rakamların çok üzerinde olduğunu ileri süren Geçer, mevcut maaşlarla emeklilerin temel ihtiyaçlarını bile karşılayamadığını söyledi.
“Bugün en düşük emekli maaşı en az 60 bin lira seviyesinde olmalı. 23 bin 552 liralık maaşın vatandaşın yaşamına herhangi bir katkısı bulunmuyor.” ifadelerini kullandı.
“EMEKLİLER HAYAT MÜCADELESİ VERİYOR”
Geçer, emeklilerin yalnızca gelir kaybı yaşamadığını, sosyal yaşamdan da uzaklaştığını belirtti.
Artan kira, gıda ve yaşam maliyetleri nedeniyle birçok emeklinin ciddi geçim sıkıntısı çektiğini dile getiren Geçer, bazı emeklilerin barınma konusunda dahi büyük sorunlar yaşadığını öne sürdü.
“EKONOMİDE ŞİKÂYET ETMEYEN KESİM KALMADI”
Zafer Partisi heyetiyle birlikte birçok ilde saha çalışması yaptıklarını anlatan Geçer, emeklilerden işçilere, sanayicilerden esnafa kadar görüştükleri hemen herkesin ekonomik şartlardan şikâyet ettiğini söyledi.
Pazarlarda vatandaşın artık tane hesabıyla alışveriş yaptığını belirten Geçer, üreticilerin de finansman ve yüksek maliyetler nedeniyle zor durumda olduğunu dile getirdi.
Esnafın vergi yükü altında ezildiğini, sanayicinin ise yüksek finansman maliyetleri nedeniyle yatırım yapamaz hale geldiğini savundu.
“MEHMET ŞİMŞEK SAHAYA ÇIKMALI”
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e çağrıda bulunan Geçer, ekonomi yönetiminin Anadolu’yu gezerek vatandaşın yaşadığı ekonomik tabloyu yerinde görmesi gerektiğini söyledi.
Ekonomi yönetiminin yalnızca resmi verilerle hareket ettiğini öne süren Geçer, çarşı, pazar ve sanayi kuruluşlarında farklı bir tabloyla karşılaşacaklarını iddia etti.
“YABANCI YATIRIMCI DEĞİL, FAİZ SERMAYESİ GELİYOR”
Mehmet Şimşek ile Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın Londra temaslarını da eleştiren Geçer, Türkiye’ye uzun vadeli yatırım yerine yüksek faizden yararlanmak isteyen sermayenin geldiğini öne sürdü.
Türkiye’nin üretim yerine faiz politikalarına yöneldiğini savunan Geçer, bu anlayışın ekonomik sorunları çözemeyeceğini söyledi.
“TÜRKİYE’NİN POTANSİYELİ ÜRETİMLE ORTAYA ÇIKAR”
Türkiye’nin tarım, sanayi ve insan kaynağı açısından önemli avantajlara sahip olduğunu belirten Geçer, doğru planlama ile kısa sürede ekonomik toparlanmanın mümkün olduğunu ifade etti.
Tarımın desteklenmesi, KOBİ’lerin güçlendirilmesi, yerli üretimin teşvik edilmesi ve bölgesel kalkınma planlarının uygulanması gerektiğini söyleyen Geçer, üretim odaklı bir ekonomi modelinin benimsenmesini istedi.
“PLANLI KARMA EKONOMİYE DÖNÜLMELİ”
Geçer, çözümün Cumhuriyet’in kuruluş dönemindeki ekonomi anlayışında olduğunu savunarak planlı karma ekonomi modeline geri dönülmesi gerektiğini söyledi.
Mustafa Kemal Atatürk döneminde uygulanan kalkınma modelinin yeniden hayata geçirilmesini öneren Geçer, para ve faiz politikalarının tek başına enflasyonu düşürmeye yetmeyeceğini ifade etti.
Üretim, hukuk, eğitim ve yatırım ortamı güçlendirilmeden kalıcı ekonomik istikrarın sağlanamayacağını sözlerine ekledi.
