Kıbrıs’ta 30 yıl önce yaşanan ve iki taraf arasında hâlâ tartışma konusu olan bayrak olayı, yeniden gündeme geldi. Sözcü’den Emin Özgönül’ün haberine göre Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, o gün görevde bulunan 18 Türk yetkili hakkında uluslararası yakalama kararı çıkarılması için harekete geçti.
KIRMIZI BÜLTEN VE GIYABİ TUTUKLAMA KARARLARI
Güney Kıbrıs’ta düzenlenen anma töreninde konuşan Rum lideri Nikos Hristodulidis, olaya ilişkin yıllardır süren soruşturmanın tamamlandığını duyurdu. Hristodulidis, 18 Türk hakkında arama ve tutuklama emri çıkarıldığını açıkladı. KKTC yetkilileri ile Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu olduğu belirlenen bu isimlerden 5’i için İnterpol aracılığıyla kırmızı bülten hazırlandı. Kalan 13 kişi hakkında ise Rum mahkemelerince gıyabi tutuklama kararı verildiği ve İnterpol’e başvurulacağı bildirildi.
8 AĞUSTOS 1996’DA NE OLDU?
Olay, 8 Ağustos 1996’da Güney Kıbrıs’tan ara bölgeye geçen Rum genç Solomos Solomu’nun, bir direkteki Türk bayrağını indirmeye çalışmasıyla yaşandı. O sırada sınır hattında binlerce Rum göstericinin toplandığı bildirildi. Direğe tırmanan Solomu, açılan ateş sonucu hayatını kaybetti. Olay, o tarihten bu yana iki taraf arasında karşılıklı suçlamalara konu oluyor.
KUNDAKÇI HAKKINDA DA KIRMIZI BÜLTEN ÇIKARILMIŞTI
Dönemin Kıbrıs Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Hasan Kundakçı, olay sırasında bayrağın indirilmesine izin vermeyeceğini belirterek “Bayrak namustur, indirtmem” ifadelerini kullanmıştı. Olayın ardından Rum tarafı Kundakçı hakkında da kırmızı bülten çıkarmış, komutan 2023’teki vefatına kadar yurt dışına çıkamamıştı.
HASAN KUNDAKÇI KİMDİR?
1937’de Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesinde doğan Hasan Kundakçı, 1955’te Kuleli Askerî Lisesi’nden, 1957’de Kara Harp Okulu’ndan mezun oldu. 1986’da Özel Harp Dairesi Başkanlığı görevine getirildi. 1993-1995 yılları arasında Diyarbakır Jandarma Asayiş Bölge Komutanı olarak görev yaptı ve bu dönemde PKK’ya karşı yürütülen operasyonların planlanmasında rol aldı. Cudi Dağı operasyonları ile sınır ötesi harekâtlar, komuta ettiği askerî faaliyetler arasında yer aldı. Kullandığı tamburalı otomatik tüfek nedeniyle “Tamburalı Paşa” olarak anıldı.

