Macaristan’ın Heves bölgesinde 1962’de yürütülen jeolojik arama çalışmaları beklenmedik bir sonuç verdi. Petrol bulmak amacıyla açılan sondaj kuyusundan 65 derece sıcaklıkta kükürtlü su yüzeye çıktı. Dakikada 1500 litre debiyle akan kaynak başlangıçta kapatıldı; ancak basınç nedeniyle yeniden açıldı ve 60 yılı aşkın süredir kesintisiz akıyor.
YAMAÇTA OLUŞAN “TUZ TEPESİ”
Çam ormanının ortasından çıkan termal su, yamaçtan aşağı akarken içindeki kireç ve tuz minerallerini araziye bıraktı. Yıllar süren bu birikimle bölgede kireç tabakalarından oluşan ve “tuz tepesi” olarak anılan nadir bir doğal yapı meydana geldi. Kaynağın ilk yıllarında yalnızca çevre köylerin bel ve eklem rahatsızlıkları için kullandığı alan, zamanla ülke geneline ve ardından uluslararası ziyaretçilere açıldı.
1992’DE “ŞİFALI SU” STATÜSÜ VERİLDİ
Suyun tıbbi niteliklerinin belgelenmesi amacıyla 1992’de kapsamlı klinik araştırmalar başlatıldı. Eklem rahatsızlığı bulunan hastalar üzerinde yürütülen testlerin olumlu sonuç vermesinin ardından kaynağa resmi “şifalı su” statüsü tanındı.
Yapılan değerlendirmelerde kükürtlü termal suyun; eklem aşınmaları, kronik bel ve sırt ağrıları, omurga ameliyatı sonrası rehabilitasyon, sedef ve egzama gibi cilt rahatsızlıkları ile bazı iltihaplı hastalıklarda tedaviyi destekleyici etki gösterdiği belirtildi.
BUGÜN ULUSLARARASI BİR MERKEZ
Bir sondaj tesadüfü olarak başlayan süreç, bugün uluslararası ölçekte hizmet veren termal tesislere dönüşmüş durumda. Bölgedeki Saliris kompleksi ile Nostalgia Strandfürdő gibi tesisler, medikal tedavi arayan ziyaretçilere ve turistlere yıl boyunca hizmet veriyor.

