1. Haberler
  2. Manşet
  3. ÖZEL RÖPORTAJ Sırların Gölgesinde Bir Dava “Yarın Beni de Öldürebilirler” Selma Ateş Kazanç Anlatıyor

ÖZEL RÖPORTAJ Sırların Gölgesinde Bir Dava “Yarın Beni de Öldürebilirler” Selma Ateş Kazanç Anlatıyor

featured
0
Paylaş

Abla Selma Ateş Kazanç, “İzmir Ülkü Ocakları Başkanlığı hediyesi için mi hatırlamıyor?” diye sordu ve Olcay Kılavuz, Semih Yalçın gibi isimlerin dava dışı bırakılmasını eleştirdi. “MHP ve Ülkü Ocakları suç örgütü” diyerek camiayı suçladı ve “Yarın beni de öldürebilirler” sözleriyle tehdit altında olduğunu haykırdı.

 

Merhaba değerli okuyucularımız. Bugün, Türkiye’nin en tartışmalı siyasi cinayetlerinden biri olan Sinan Ateş suikastı davasının 4 Mart 2026 tarihindeki duruşmasını mercek altına alıyoruz. Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen bu duruşmada, eski Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Burak Kılıç’ın “hatırlamıyorum” ile dolu ifadeleri, sanıkların akıl almaz bahaneleri ve aile üyelerinin yürek parçalayan çığlıkları damga vurdu.

Ben de Haberiniz.com.tr yazarı olarak, bu duruşmada bizzat bulunarak yaşananları yakından gözlemlemiştim. Salonda gerginlik had safhadaydı. Abla Selma Ateş Kazanç’ın isyanı ve sanıkların soğukkanlı rahat tavırları arasında adalet arayışı bir kez daha yarım kaldı.

Duruşmanın bazı detaylarını aktarayım:

30 Aralık 2022’de Ankara’da öldürülen Doç. Dr. Sinan Ateş’in oturduğu sitenin görüntülerini Tolgahan Demirbaş’a gönderen Burak Kılıç, bu eylemini “hatırlamadığını” iddia etti; hatta görüntüleri kendisinin çekip çekmediğini bile bilmediğini söyledi. Mahkeme Başkanı’nın ısrarlı sorularına rağmen “4 yıl geçti, izah edemem” diye kaçamak yanıtlar verdi.

Diğer sanıklardan Recep Küçükerturan, tetikçi Eray Özyağcı’yı sakladığı iddialarını reddederken dayısının oğlu Cihangir Yavuz’un ifadesini “soğuk şaka” olarak nitelendirdi ve Yavuz’un aklî dengesinin yerinde olmadığını öne sürdü; yüksek şeker, tansiyon ve hatta “kimyasal boyayla badana yapma” gibi absürt detaylarla savunmasını süsledi.

Gökhan Türkmen ise azmettirici Doğukan Çep’in sahte kimlikle kaldığı otel konusunda “O gün otelde değildim” dedi.

İhraç polis Talha Atalay ‘hâlâ neden yargılandığını anlamadığını” söylerken avukatlar HTS kayıtlarının eksikliğini ve savcı Ayhan Ay’ın dinlenmesini talep etti.

Aile tarafında ise öfke patlaması yaşandı. Abla Selma Ateş Kazanç, “İzmir Ülkü Ocakları Başkanlığı hediyesi için mi hatırlamıyor?” diye sordu ve Olcay Kılavuz, Semih Yalçın gibi isimlerin dava dışı bırakılmasını eleştirdi. “MHP ve Ülkü Ocakları suç örgütü” diyerek camiayı suçladı ve “Yarın beni de öldürebilirler” sözleriyle tehdit altında olduğunu haykırdı. Savcı tüm talepleri reddederken mahkeme bir sanığın adli kontrolünü kaldırdı ve duruşmayı 24 Haziran’a erteledi.

Duruşmanın en çarpıcı figürlerinden biri olan Sinan Ateş’in ablası Selma Ateş Kazanç ile konuşacağız.

Şükran Kulakoğlu:

Kardeşinizin katledilmesi ailenizi paramparça etti. Babanızı kaybetmeniz, annenizin yataklara düşmesi bu cinayet yüzünden mi yoksa adaletin beklenen süreçte ilerlememesi mi?

Selma Ateş Kazanç:

30 Aralık 2022 tarihinde Ankara’nın göbeğinde kardeşim Sinan Ateş katledildi. MHP ve Ülkü Ocakları Genel başkanlarının, yardımcılarının, milletvekillerinin ve daha birçok kişinin içinde bulunduğu siyasi bir cinayet maalesef. İddianamenin hazırlanması 18 ayı buldu. Hazırlanan iddianame bomboştu. Bizler bugün 2026 tarihinde olmamıza rağmen bu dava ile ilgili gerekli kişilerin tutuklanmadığını biliyoruz. Davanın üzerindeki siyasi el kırılmadığı sürece bu davanın bitmeyeceğini tüm Türk milleti biliyor. Kardeşim katledildikten sonra ailemiz tabii ki parçalandı, ciğerimiz parçalandı, içimiz parçalandı ama hepimiz birbirimize kenetlendik. Çünkü kardeşim için adaletin yerine gelmesi gerekiyor. Bunun için de bizim dik ve güçlü olmamız gerekiyor. Maalesef bu süreçte babamı kaybettik. O da 11 Mart günü hayata gözlerini yumdu evlat acısıyla kalbine yenik düştü. Annem zaten biliyorsunuz 40 kiloluk bir kadın her gün gözümüzün önünde eridiğini hep birlikte görüyoruz ama elimizden bir şey gelmiyor. Adalet beklenen süreçte ilerliyor mu diyorsunuz? tabii ki ilerlemiyor! İlerlese 2022 tarihinden bu yana bazı gelişmeler olurdu. Maalesef Ankara’ya gidip geliyoruz ama gelinen noktada ceza alan hiç kimse yok ödül alan bir sürü kişi var. Bunları dava süreci boyunca sizler de bizimle birlikte takip ettiniz.

Şükran Kulakoğlu:

Duruşmada Burak Kılıç gibi sanıkların “hatırlamıyorum” ifadesini ve hafıza kaybı durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Selma Ateş Kazanç:

Evet, duruşmada Burak Kılıç “hatırlamıyorum” dedi. Öncesinde de dilleri aynıydı… Ezberletilmiş kalıplarla söylenen cümleler vardı. “Bilmiyorum, tanımıyorum, ben yapmadım” gibi. Bu davada ise, “hatırlamıyorum” gibi cümleler kurulmaya başlandı. Oysa Burak Kılıç aslında bu davada tutuklu yargılanması gerekenlerden birisi olmasına rağmen maalesef bugün İzmir İl Ocak Başkanı olarak göreve getirildi. Bildiğiniz üzere Serdar Öktem’de “hatırlamıyorum, bilmiyordum, telefonu Apple’ın şifrelerini hatırlamıyorum” diyordu. Tabii ki bu hafıza kayıpları cinayeti örtbas etmek için söylenen sözlerden başka bir şey değil. Hatırladıklarından adımız gibi eminiz ama ispatlayamıyoruz.

Şükran Kulakoğlu:

Duruşma esnasında Ülkü Ocakları’nda kaç tane S.A. var, WhatsApp görüşmelerinde bahsedilen S.A kim? sorusuna verilen yanıtlar sizi tatmin etti mi?

Selma Ateş Kazanç:

Duruşma esnasında “Ülkü Ocakları’nda kaç tane S.A ile başlayan kişi var?” dediklerinde tabii ki bunun Sinan Ateş olduğunu, “GB”nin genel başkanı olduğunu hepsinin bildiğini biliyoruz. Ülkü Ocakları’nda S.A ile başlayan kaç tane genel başkan var? Bunu biz sayabiliriz. Sinan Ateş olduğunu hepimiz biliyoruz ama maalesef bunlar bizi ve Türk adaletini ahmak yerine koyuyorlar. Bu isimler arasında tabii ki Olcay Kılavuz, Semih Yalçın, İzzet Ulvi Yönter, Ahmet Yiğit Yıldırım, Burak Kılıç yani hepsi…

Bu isimlerin dava kapsamına alınması gerekiyor. Bunlar dava kapsamına alınmadığı sürece bu davada zaten ilerleme olmayacağını milyonlarca kez söyledik. Davanın içerisinde tutuklu olanları salıverdiklerini görüyoruz zaten. Bu insanlar sadece birer maşa, çerçöp dediğimiz kısım. Aslında bizim isteğimiz bunların başındakiler. Eğer ki bu kişiler cezalarını çekmezse maalesef adalet yerini bulmayacak.

Şükran Kulakoğlu:

Mahkeme, Doğukan Çep’in HTS kayıtlarının olmadığına dikkat çekerek HTS kayıtlarının getirtilmesini ve Çep’in telefonunun ABD’ye gönderilmesini reddetti. Sizce davanın çözülmesi için o telefon kilit nokta olabilir mi?

Selma Ateş Kazanç:

Doğukan Çep’in zaten o kadar çok davası var ki içeriden çıkamayacağını bildikleri için bütün suçlar onun üzerine yıkmışlar. Biz burada Doğukan Çep’in, Suat Yılmaz Zobu’nun, Burak Kılıç’ın da ceza almasını istiyoruz. Ama asıl ceza alması gereken kişiler şu an dışarıda. Onların ceza alması, hepsinin cezasını çekmesi gerekiyor. Bu on kişilik, yirmi kişilik değil! İki yüz, üç yüz kişilik bir örgütün yapmış olduğu bir cinayet aslında. Siyasi bir cinayet. Bunun da bedelini hepsinin ödemesi gerekiyor. En ufağından en büyüğüne kadar, zerre miskal içlerinden hangisi kardeşime zarar vermeyi aklından dahi geçirmiş olsa bunların hepsinin cezasını çekmesini istiyoruz. Bu konuda da elimizden geleni yapacağımızı onlar da çok iyi biliyorlar.

Şükran Kulakoğlu:

Mahkemenin talepleri reddetmesi ve sanıklardan birinin bir diğer sanık için; “aklî dengesi yerinde değil” ifadeleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Selma Ateş Kazanç:

Mahkeme tabii ki reddetti çünkü mahkemenin üzerinde siyasi bir el olduğunu davanın başından beri söylüyoruz. Daha önce “unuttuk” diyenler şimdi aklî dengelerinin yerinde olmadığını söylüyorlar. Aklî dengeleri yerinde değilse birbirlerini katletsinler niye benim kardeşimi katlediyorlar? Akademisyen bir genç bu ülkede kolay yetişmiyor ama torbacı, ayyaş, katil çok kolay yetişiyor. Onların eline 3000 TL verdiğinizde bunlar zaten insanları katlediyorlar. 500 TL için adam öldüren insanlar ancak bu ve bunun gibilerin yanında olur. Ama biz bu cemiyet mikroplarını hep birlikte temizlemezsek yarın bizim canımızın yandığı gibi sizlerin de canı daha fazla yanacak.

Şükran Kulakoğlu:

Sizce bu cinayet neden işlendi? Nedir örtbas edilmek istenen?

Selma Ateş Kazanç:

Bu cinayet neden işlendi sorusunu bence Devlet Bahçeli’ye sormak gerekiyor. Devlet Bahçeli’nin göreve getirmiş olduğu Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı yapmış, akademisyen olmuş bir genci sokak ortasında katledebiliyorlarsa bunun cevabını Devlet Bahçeli’den başkası veremez. Devlet Bahçeli’nin karşısına geçip bu soruyu sormak gerekiyor. Bu soruyu zaten sağ olsun basın mensupları sorduğunda elinin tersiyle itmişti zira verecek bir cevabı yoktu. Verecek bir cevabı olmadığı gibi çekecek çok ıstırabı olduğunu bizler biliyoruz.

Şükran Kulakoğlu:

MHP ve Ülkü Ocakları camiasına seslendiniz. Bu camianın, kardeşinizin kanını akıttığını iddia ediyorsunuz. “MHP ve Ülkü Ocakları suç örgütü” diyerek kast etmek istediğiniz nedir?

Selma Ateş Kazan:

MHP ve Ülkü Ocakları’nın suç örgütü olduğunu tabii ki bağırarak söylüyorum. Çünkü Ahmet Yiğit Yıldırım Ülkü Ocakları Genel Başkanı ama Sinan Ateş davasında, Sinan Ateş katliamında da adı geçen bir kişi. Olcay Kılavuz adı geçen bir kişi, İzzet Ulvi Yönter, Semih Yalçın…

Bunların hepsinin adının geçtiğini, Sonay Tahmaz Kale’nin adının geçtiğini milyonlarca kez telaffuz ettik. Çünkü Sinan Ateş davasında, Sinan Ateş’in Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı yapmış Sinan Ateş’in sokak ortasında katledilmesini izlediler. İzlemek yetmezmiş gibi sessiz kaldılar. Siz sadece sessiz kalmadınız tekrarlıyorum bu işi hep birlikte yaptınız.

Şükran Kulakoğlu:

“Yarın beni de öldürebilirler” sözünüzle hangi karanlık güçleri işaret ediyorsunuz? Bu tehditler karşısında nasıl dimdik duruyorsunuz?

Selma Ateş Kazanç:

“Yarın beni de öldürebilirler” dediğim sadece benim için değil. Ben mahkemenin ilk günlerinde gazetecilere yapılacakları, siyasi partilerin genel başkanlarına yapılacakları, bizlere yapılacakları söylemiştim. Eğer ki suçları cezasız kalırsa hepimize saldıracaklarını söylemiştim ama maalesef inandırıcı olmamıştı. Sizler biliyorsunuz; Sincan Cezaevi kampüsünde bana yapılan saldırıda güvenlik güçlerinin içinde yaklaşık 600-700 tane polisin içinde saldırabildiler. Neden? Çünkü hiçbirinin ceza almayacağını bildikleri için bu şekilde davranmaya devam ediyorlar.

Maalesef tehditleri karşısında dimdik durmaya devam edeceğim. Çünkü benim kardeşim katledildi. Kardeşimin hesabını sormak için güçlü olmak zorundayım ve arkamda koskocaman bir Türk milletinin varlığı var. O sebeple çok güçlü olduğumu biliyorum, yalnız olmadığımı biliyorum. Annelerin, kardeşlerimin yanımda olduğunu biliyorum. Onların yanımda olmaları bana gerçekten çok büyük bir güç veriyor ve onların yardımıyla bu davanın inşallah sonuca ulaşmasını sağlayacağız.

Şükran Kulakoğlu:

Dava sürecinde medyanın ve siyasetin size yaklaşımı nasıldı, yeterince destek gördüğünüzü düşünüyor musunuz?

Selma Ateş Kazanç:

Siyasiler ve medyadan yeterince destek gördük, görmeye de devam ediyoruz. Ellerinden geldiği kadar bizlere destek vermeye çalışıyorlar. Siyasiler de medya da ellerinden geldiğince destek vermeye çalışıyorlar diyorum çünkü adalet arayan o kadar çok insan var ki… Bugün gazeteciler tutuklu, bildiğiniz üzere genel başkanlar cezaevinde, sokak ortasında katledilen çocuklar, kadınlar o kadar çok ki… Adalet arayışımızda aslında maalesef ülkede herkesin adalet aradığını görüyoruz. İsteğimiz bu değil. Türkiye Cumhuriyeti çatısı altında yaşıyorsak eğer rahat ve refah içinde yaşamak istiyoruz. Suç işleyen herkesin cezasını çekmesini istiyoruz. Medya her haber yaptığında ya ceza alıyor ya içeri atılıyor. Bugün birçok gazeteci içeride, birçok siyasi içeride, birçok genel başkan alındı. Sizlerin de bildiği gibi maalesef konuşan, sesini çıkaran herkes içeri atılıyor. Ne yapsınlar? Sosyal medya hesapları olmasa zaten daha çok zorlanacağımızı biliyoruz. Ama elimizden geldiği kadar onlar da elinden geldiği kadar, sizler sayesinde, basın mensupları sayesinde, Türk milleti sayesinde 2022 tarihinden beri Sinan Ateş’in davasını devam ettiriyorsunuz, devam ettirmeye de devam edeceğiz.

Biliyorum ki birçok gazeteci ceza aldı, birçok televizyon ceza aldı ama susmadılar ellerinden geleni yapıyorlar. Siyasiler de aynı şekilde ellerinden geldiğince destek vermeye çalışıyorlar. Ama bizler hep birlikte bu düzeni değiştireceğiz.

Şükran Kulakoğlu:

Rahmetli Sinan’ın en çok özlediğiniz anı hangisi? Onun idealleri ve gelecekte hayata geçirmek istediği hayalleri nelerdi?

Kokusunu çok özlüyorum. Aradığında “Hadi Selma hazırlan, Bursa’da buluşalım, gidelim yürüyüş yaparız, yüzeriz, çocukları da getiriyorum, bak sen bakacaksın” dediği, sürekli şakalaştığı her şeyini özlüyorum. Sinan’ın bir sürü ideali vardı. Gençlere güzel bir ülke bırakmak istiyordu.

Selma Ateş Kazanç:

Kardeşimin en çok özlediğim anı hangisi? Aslında hepsini çok özlüyorum. Kokusunu çok özlüyorum. Aradığında “Hadi Selma hazırlan, Bursa’da buluşalım, gidelim yürüyüş yaparız, yüzeriz, çocukları da getiriyorum, bak sen bakacaksın” dediği, sürekli şakalaştığı her şeyini özlüyorum. Sinan’ın bir sürü ideali vardı. Gençlere güzel bir ülke bırakmak istiyordu. Elinden geldiğince bunun için kendini geliştirdi, kitaplar yazdı, akademisyen oldu, bir sürü çocuğu okuttu, okutmaya da devam ediyor. Birçok Sinan Ateş yetişeceğini bizler biliyoruz. “Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum” diyen Hz. Ali’den geldiğimiz nokta, akademisyenlerin sokak ortasında katledilmesi maalesef. İlim irfan yuvası olması gereken yerler suç örgütlerine döndü.

Sinan’ın çabası gençleri bazı şeylerden, kötülüklerden kurtarmaktı ama ömrü vefa etmedi. Bizler Sinan Ateş’in izinde evlatlarımıza aşık olmaya devam edeceğiz. Elimizden geldiği kadar okutup onları geliştirmek için her şeyi yapacağız. Sinan demişti ki: “Okumayan, araştırmayan, tefekkür etmeyen biri cephenin gerisinde su taşıyamaz.” Bizler de bu cahillere su bile taşıtacağız. Okuyup en iyi yerlere gelecek çocuklarımız ve elbet bu devran dönecek.

Şükran Kulakoğlu:

Sinan Ateş’in anısını yaşatmak için neler yapıyorsunuz, benzer acılar yaşayan ailelere ne söylersiniz?

Selma Ateş Kazanç:

Sinan’ın anısını yaşatmak için elimizden geleni yapıyoruz. Çocuklarımızı okutuyoruz, burs desteği veriyoruz. Özellikle kız çocuklarımıza destek vermeye özen gösteriyoruz. Adalet arayan ailelerin davalarında, sıkıntılarında bizi her aradıklarında yanlarında olmaya çalışıyoruz. Elimizden gelen her şeyi yapmaya çalışıyoruz ve daha fazlasını yapacağız. Rabbim bize güç verdikçe, Türk milleti yanımızda olduğu sürece her şeyin üstesinden geleceğimize inanıyoruz.

Şükran Kulakoğlu:

Size Haberiniz.com.tr ailesi olarak tekrar başsağlığı diliyor ve röportaj için teşekkür ediyoruz.

Selma Ateş Kazanç:

Rabbim yâr ve yardımcımız olsun. Çok sağ olun. Allah’a emanet olun.

 

 

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!