ÖLÇME DEĞERLENDİRMEDE YENİ YAKLAŞIM
Programda konuşan Milli Eğitim Bakan Yardımcısı, ölçme ve değerlendirmenin yalnızca öğrencilerin dönem sonundaki başarısını belirlemekle sınırlı olmadığını, yeni modelin öğretmen ve öğrencilerin gelişimini desteklemeyi amaçladığını söyledi.
HANGİ SINIFLARI KAPSIYOR?
Uygulama ortaokulların 5, 6 ve 7. sınıfları ile liselerin 9, 10 ve 11. sınıflarında hayata geçirilecek. Ortaokulda Türkçe, matematik, fen bilimleri, sosyal bilgiler, din kültürü ve ahlak bilgisi ile İngilizce; lisede ise Türk dili ve edebiyatı, matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya, felsefe, din kültürü ve ahlak bilgisi ile İngilizce dersleri sisteme dahil edilecek. Model toplam 16 branşı kapsayacak.
İKİ SORU ÖĞRETMENDEN, GERİSİ HAVUZDAN
Yeni düzenlemede yazılı sınavlar, eğitim yılı başında zümre öğretmenlerinin hazırladığı konu ve soru dağılım tablolarına göre şekillenecek. Belirlenen senaryodaki öğrenme çıktılarına ilişkin iki soruyu öğretmenler ortak değerlendirmeyle hazırlayacak; sınavın geri kalan soruları ise MEB’in oluşturduğu soru havuzundan otomatik olarak seçilecek. Soruların kolay, orta ve zor düzeyleri ile puan dağılımında öğretmenlerin görüşleri esas alınacak.
YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ SORU HAVUZU
Açık uçlu soruların ağırlık kazanacağı yeni modelde, soru üretiminde yapay zekâ desteğinden yararlanılması planlanıyor. Bakanlık, bu yöntemle farklı okullardaki öğrencilerin benzer ölçme araçlarıyla değerlendirilmesini ve yıl sonu başarı puanlarının daha karşılaştırılabilir hale gelmesini hedefliyor.
EĞİTİMCİLER EŞİTSİZLİK KAYGISI TAŞIYOR
Model, henüz uygulamaya geçmeden eğitim çevrelerinde tartışılmaya başlandı. Eleştirilerde, okullar arasındaki imkân farklılıklarının nasıl dikkate alınacağı sorusu öne çıktı. Farklı sosyoekonomik koşullardaki öğrencilerin aynı ölçme araçlarıyla değerlendirilmesinin mevcut eşitsizlikleri derinleştirebileceği endişesi dile getirildi. Açık uçlu soruların nasıl puanlanacağı ve yapay zekâ destekli soru havuzunun işleyişi de tartışılan başlıklar arasında yer aldı.

