Müsavat Dervişoğlu’nun birleşme tartışmalarına yönelik açıklamalarının çelişkiler barındırdığını belirten Bor, bir taraftan kapıların açık olduğunu söylerken diğer taraftan muhatapların partiyi parçalamakla ve iktidara hizmet etmekle suçlanmasının birleşme arayışını en baştan zedelediğini ifade etti. Dönüşün önüne kayıtsız şartsız kabul ve özür beklentisinin konulmasının, geleceğin birlikte kurulacağı eşit bir zemin yerine, bir tarafın haklılığı tekeline aldığı bir ilişki biçimi ortaya çıkardığı vurgulandı.
GEÇMİŞTEKİ AYRIŞMALAR VE İYİ PARTİ’NİN KURULUŞ SÜRECİ
Bugünkü ayrışmaların sağlıklı tahlil edilebilmesi için İYİ Parti’nin kuruluşuna ve sonrasında yaşananlara bakılması gerektiğinin altı çizildi. Yusuf Halaçoğlu, Özcan Yeniçeri, Ümit Özdağ ve Koray Aydın gibi isimlerin kopuş süreçlerinin yalnızca kişisel hırs veya vefasızlıkla açıklanamayacağı, yönetim anlayışının ve dar çevrenin belirleyiciliğinin sorgulanması şart olduğu belirtildi. MHP’den ayrılmanın meşru kabul edildiği bir siyasi gelenekte, İYİ Parti yönetimini eleştirenlerin dışlanmasının büyük bir tutarsızlık oluşturduğu kaydedildi.
LİDERLİK ANLAYIŞI VE ORTAK AKLIN DIŞLANMASI
Liderin ve dar çevresinin tercihlerinin kurumsal mekanizmaların önüne geçmesinin, partiye emek verenlerin varlığını yönetimin takdirine bağımlı hale getirdiği ifade edildi. 2023’teki cumhurbaşkanlığı adaylığı krizi ve masa süreçlerinin de gösterdiği gibi, her başarısızlıkta sorumluluğun dışarıya taşınmasının kurumların öğrenme yeteneğini yok ettiği belirtildi. Samimi bir birleşmenin ancak liyakatin, ortak aklın ve karşılıklı itibarın tesis edilmesiyle mümkün olabileceği vurgulandı.
ASIL SAMİMİYET ÖZ ELEŞTİRİYLE ÖLÇÜLÜR
Milliyetçi ve ülkücü camianın emeğinin ve geleceğe dair umutlarının hiçbir dar kadronun mülkü olmadığına dikkat çekilen analizde, gerçek bir birleşme çağrısının karşı taraftan istenecek özürlerle değil, mevcut yönetimlerin yapacağı öz eleştirilerle ölçülebileceği ifade edildi. Kapıların gerçekten açık olmasının yalnızca içeri girmeye izin verilmesiyle değil; içeri girenlerin konuşabilmesi, itiraz edebilmesi ve kararlara ortak olabilmesiyle mümkün olacağı belirtildi.
NEVZAT BOR KİMDİR?
Nevzat Bor 12 Eylül öncesinde ülkücü hareketin önde gelen isimlerinden birisidir. Abdullah Çatlı’nın yardımcısı iken tutuklanmıştır. Mamak cezaevinde idamla yargılanırken, Mamak cezaevinde ülkücülerin başkanlığını yapmıştır. Üç sene süren tutukluluğu sırasında üç kez girmiş olduğu üniversite sınavlarında Ankara Siyasal bilgiler Fakültesi’ni kazanmıştır. Üçüncü kez girdi üniversite sınavında Türkiye’de ilk 100 içine girmiştir. İdam ve yargılandığı davalardan beraat etmiş ve Siyasal fakültesi iktisat bölümünden dört senede mezun olduktan sonra ABD’de Pelsinvanya Üniversitesi’nde yüksek lisansını yapmıştır. Aynı üniversitede doktora başladığı sırada babasının vefat üzerine Türkiye’ye dönmüş ve babasının işlerini devralmıştır. TÜSİAD başkanlığı yapmıştır. Nevzat bor halen Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ başdanışmanıdır.

