2017 referandumuyla yürürlüğe giren ve MHP’nin en büyük mimarları arasında yer aldığı Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, uygulanmaya başladığı günden bu yana “istikrar” vaadiyle sunulmuştu. Ancak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin seçim sisteminin sil baştan ele alınması gerektiğine ilişkin son çıkışı, bizzat iktidar bloğunca inşa edilen mekanizmanın işlevselliğini yitirdiğinin ve yürütmedeki kilitlenme riskinin itirafı niteliğindedir.
SANDIKTAKİ ERİMEKTE OLAN GÜCE YASAL KALKAN ARAYIŞI
Seçim mevzuatları, toplumsal iradenin parlamentoya ve yönetime en adil şekilde yansıması için tasarlanması gerekirken; iktidar ortaklarının her sıkışma anında seçim yasalarına sarılması dikkat çekiyor. Daha önce de seçim barajının düşürülmesi ve ittifak içi oy hesaplama yöntemlerinin değiştirilmesi gibi yasal müdahaleler yapan iktidar kanadı, Bahçeli’nin bu son hamlesiyle seçmen iradesini ikna etmek yerine mevzuat mühendisliğiyle oyunu yönetme alışkanlığını sürdürdüğünü ortaya koyuyor.
YÜZDE 50+1 DENGELERİNİ DEĞİŞTİRME TAVRI
MHP’nin sistemin temeli olarak gördüğü yüzde 50+1 şartının, mevcut oy tablosunda siyasi bir yük haline gelmesiyle birlikte bu tür reform çağrılarının sıklaşması tesadüf olarak değerlendirilmiyor. Bahçeli’nin seçim sistemini hedefe koyan açıklaması, yaklaşan olası bir seçim öncesinde sandık risklerini yasal düzenlemeler vasıtasıyla asgariye indirme ve iktidar bloğunun alanını daraltan şartları tasfiye etme gayreti olarak öne çıkıyor.

