17 Ağustos 1999 Kocaeli depreminin ardından Marmara Denizi için ortaya atılan senaryolar ve ihtimal oranları yıllar içinde yeni boyutlar kazandı. Son yıllara ait jeofizik verileri baz alarak değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Osman Bektaş, Ana Marmara Fayı’nın baştan sona tek parça halinde kırılarak 7’nin üzerinde büyük bir afet üreteceği fikrinin mevcut bilimsel verilerce desteklenmediğini ifade etti. Fayın enerjisini tek bir devasa patlamayla mı yoksa zamana yayılan farklı büyüklükteki depremlerle mi boşalttığı sorusu bilim dünyasının gündeminde yer almaya devam ediyor.
“TEHLİKE GEÇTİ” YANILGISINA DÜŞÜLMEMELİ
Fay hatlarındaki kırılma mekanizmasına dair tespitlerin kesinlikle bir rahatlama sebebi olmaması gerektiğine dikkat çeken Bektaş, riskin küçümsenmesinin büyük bir felakete davetiye çıkaracağını vurguladı. Bilimsel modellemeler değişse bile İstanbul’un olası en ağır senaryoya göre hazırlık yapması gerektiğinin altı çizildi. Mega kentin kentsel dönüşüm ve afet yönetimindeki öncelik sırasını bozmadan, 7’den büyük bir sarsıntı gerçekleşecekmişçesine teyakkuz halinde olması öneriliyor.
27 YILLIK SÜREÇTEN ÇIKARILACAK EN BÜYÜK DERS: EN ÜST SEVİYEDE HAZIRLIK
Marmara felaketinin geride kalan çeyrek asrı aşkın süresinde elde edilen en önemli tecrübenin savunma mekanizmalarını diri tutmak olduğu aktarıldı. Bektaş, kentin deprem direncinin en üst seviyede tutulması gerektiğini ifade ederek, olası risklere karşı kamuoyunun ve yetkililerin hazırlık derecesini hiçbir zaman düşürmemesi gerektiği uyarısıyla sözlerini tamamladı.

