Independent Türkçe Genel Yayın Yönetmeni Nevzat Çiçek’in Habertürk ekranlarında paylaştığı kulis bilgilerine göre, Mansur Yavaş’ın CHP ile bağlarını koparma niyetinin geçmişi biraz daha eskiye dayanıyor. Çiçek, Yavaş’ın ilk olarak 9 Eylül tarihinde parti kuruş yıl dönümü kutlamaları ve Anıtkabir programı esnasında yaşanan bazı tartışmaların ardından istifa etmeyi düşündüğünü ifade etti. O dönemde Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak’ın dile getirdiği “CHP tehditle, korkutarak hareket eden bir parti değildir” şeklindeki sözlerin Yavaş cephesinde ciddi bir rahatsızlık yarattığı ve bu durumun ilk istifa kararını tetiklediği aktarıldı.
PARTİDEKİ ETKİLİ İSİMLERİN GİRİŞİMİYLE KARAR ERTELENDİ
9 Eylül tarihindeki ilk kriz anında, CHP içerisindeki bazı kilit ve etkili isimlerin hızlıca devreye girerek Mansur Yavaş’la görüştüğü belirtildi. Bu görüşmeler neticesinde deneyimli siyasetçinin anlık olarak kararından vazgeçtiği ve bir süre partide kaldığı ifade edildi. O dönem Yavaş’a yakınlığıyla bilinen Gürbüz Evren’in aktardığı bilgilere göre, kararından vazgeçtiği anlarda Yavaş’ın oldukça rahatlamış bir ruh haline sahip olduğu dile getirildi.
“BİR DAKİKA DAHİ DURAMAYACAĞIM” DİYEREK SON NOKTAYI KOYDU
İstifa sürecinin fitilini ateşleyen son bardağı taşıran damla ise CHP Sözcüsü Müslim Sarı’nın yaptığı açıklamalar oldu. Sarı’nın, “Hiç kimse Cumhuriyet Halk Partisi’nin üstünde değil” ve “Hiç kimse kendisini CHP’den üstün görmesin” yönündeki sert çıkışları sonrasında Mansur Yavaş’ın kesin olarak ayrılık kararını hayata geçirdiği bildirildi. Yavaş’ın yakın çevresine, “CHP’den ayrılma gibi bir niyetim yoktu ama bugün yapılan sert ve üstenci sözlerden sonra artık bir dakika duramayacağım ve istifa zamanının geldiğine karar verdim” dediği öğrenildi.
BAĞIMSIZ DEVAM EDECEK VE CUMHURBAŞKANLIĞI İDDİALARINA YANIT VERDİ
Yaşanan flaş istifanın ardından siyasi rotasını çizen Mansur Yavaş’ın yoluna bağımsız bir siyasetçi olarak devam edeceği vurgulandı. Öte yandan Yavaş’ın bağımsız kalma kararının olası bir Cumhurbaşkanlığı çatı adaylığı ile doğrudan bağlantılı olmadığı, milliyetçi kulvar ve diğer partilerle olan dengeler göz önüne alınarak bu tercihin yapıldığı ifade edildi.

