Bir Akaryakıt İstasyonundan, Bir Kurum Kapısına ve Bir Kafeye: Üç Genç, Ortak Kader
Yazısında, Türkiye’nin dört bir yanında yaşayan gençlerin ortak trajedisine dikkat çeken Eryılmaz, karşılaştığı üç gencin hikayesini şu sözlerle aktardı:
Benzin İstasyonundaki Genç: Üniversiteyi bitirip sınavlara hazırlanan, geceleri benzinlikte çalışan genç, yazılı sınavları geçmesine rağmen mülakatlarda elendiğini belirterek hayal kırıklığını dile getirdi.
Kurum Kapısındaki Güvenlik Görevlisi: Üniversite mezunu ve yüksek lisans yapmış olan güvenlik görevlisi, kendi alanında iş bulamadığı için projesini hayata geçirene kadar bu işte çalışmak zorunda kaldığını ifade etti.
Kafedeki Garson: Ailesinin fedakarlıklarla okuttuğu üniversite mezunu genç, ailesinden artık harçlık istemeye utandığı için kafede garsonluk yaparak geçimini sağlıyor.
“Milletin Milyar Dolarları Yağmalanırken, Geleceğimiz Çalındı”
Mevcut ekonomik ve siyasi düzene sert tepki gösteren Fatih Eryılmaz, gençlerin yaşadığı mağduriyetin sistematik bir politikanın sonucu olduğunu vurguladı. Yazısında şu ifadelere yer verdi:
“Birileri milletin milyar dolarlarını yağmalarken bu ülkenin geleceğini de çaldılar. Onların çocukları spor arabalarla fink atıp Instagram’dan gezdikleri ülkeleri paylaşırken, bu gençler günde 12 saat ayakta harçlıklarını çıkarmaya uğraşıyor. Yanlış eğitim politikaları hiç umurlarında olmadı. Kapanan fabrikalar ve doymak bilmeyen hırsızlar yüzünden, bu ülkenin gençleri için yeni iş ve istihdam alanları açılamadı. Erkekleri kurye, kızları kasiyer yaptılar.”
“Bu Liyakatsiz Düzeni Beraber Değiştireceğiz”
Bir kesimin açıköğretim diplomalarıyla birden fazla kurumun yönetim kurulu üyesi olduğuna, diğer kesimin ise milyonluk ihaleler aldığına dikkat çeken Eryılmaz, gençlere umut aşılayan şu çağrıyla yazısını noktaladı:
“Gençler, biliyorum siz vatanınıza zaten küsmezsiniz. Umutsuzluğa kapılmayın ve sebat edin. Ailelerinize ve arkadaşlarınıza bu haksız ve adaletsiz düzeni anlatın. Bu liyakatsiz düzeni beraber değiştireceğiz. Gök girsin, kızıl çıksın.”
Birkaç ay önce benzin almak için benzin istasyonundayım. Araca benzin doldurulurken sigara almak için araçtan indim. Pompacı genç sanki bir şey söyleyecek gibi oldu. Tereddüt etti. Sigara alıp döndüm. Camı siliyordu. Rozeti işaret ederek “Başkanım ben de sizdenim” sizi tanıdım dedi. Ayak üstü sohbet ettik. Üniversiteyi bitirmiş, sınavlara hazırlanıyormuş. Geceleri de benzin istasyonunda çalışıyor. Bazı sınavlara girmiş, yazılıda geçmiş mülakatta elenmiş. Son kez deneyeceğim. Bu yüzden için üye olamıyorum, çok üzülüyorum dedi. Üzülme, dedim. Başarılar diledim. Benzin ihtiyacım oldukça ona uğrarım. Geçen hafta iş icabı bir kuruma uğradım. Öğle mesaisinin başlamasına 10 dakika kadar var. Kapıda oyalanıyorum. Kurumun güvenlik görevlisi geldi. Baktım çaktırmadan beni süzüyor. Telefonuna baktı. Bir kaç tur attı , sonra yanıma geldi. Fısıltıyla “başkanım ben de sizdenim” dedi. Ceketimdeki rozete dikkat kesilmiş. Sanırım sonra Google’dan teyit etti. Kardeşimiz üniversite mezunu, yüksek lisans yapmış. Üniversite mezunusun, yüksek lisans yapmışsın, neden güvenlikçisin diye sordum. Başka bir iş bulamadım, arkadaşlarla bir projemiz var. Projeyi hayata geçirene kadar geçinmem gerekiyor dedi. Bugün bir kafede arkadaşımı bekliyorum. Garson geldi, bir çay söyledim. Çayı bırakırken çakmağı gördü. Çayı bırakıp birkaç adım uzaklaşmıştı. Geri döndü masama gelerek sessizce “ bende partiliyim, üyeyim” dedi. O da üniversite de mezunu. Alanın ile ilgili bir iş bulamamış. Ailem beni okutmak için çok fedakarlıklar yaptı. Üniversiteyi bitirdim. Artık onlardan harçlık istemeye utanıyorum dedi. Harçlığını çıkarmak için de garsonluk yapıyor. Akşam eve geldiğinden beri bu gençleri düşünüyorum. Hepsi üniversite mezunu pırıl pırıl gençler. Hepsi vatan evladı. Ancak hiçbirinin alanı ile ilgili, birikimleri ile ilgili bir işleri yok. Sınav kazananı mülakatta eleniyor. Aileler işçi ve memur aileleri. Ailelerinden harçlık almaya utanıyorlar. Birileri milletin milyar dolarlarını yağmalarken bu ülkenin geleceğini de çaldılar. Onların çocukları spor arabalarla fink atıp İnstagram dan gezdikleri ülkeleri paylaşırken bu gençler günde 12 saat ayakta harçlıklarını çıkarmaya uğraşıyor. Yanlış eğitim politikaları hiç umurlarında olmadı. Kapanan fabrikalarda. Doymak bilmeyen hırsızlar yüzünden, bu ülkenin gençleri için yeni iş ve istihdam alanları açılamadı. Erkekleri kurye, kızları kasiyer yaptılar. Birileri açıköğretim diplomaları ile profesör olup 5 şirketin birden yönetim kurulu başkanı olurken, birilerinin babaları ihalesiz ihalelerden milyon dolarlar kaldırırken bu gençler yaşamaya çalışıyor. Gençler biliyorum, siz vatanınıza zaten küsmezsiniz. Umutsuzluğa kapılmayın ve sebat edin. Ailelerinize ve arkadaşlarınıza bu haksız ve adaletsiz düzeni anlatın. Bu liyakatsiz düzeni beraber değiştireceğiz. Gök girsin, kızıl çıksın.
— Fatih Eryılmaz (@fatiheryilmaz0) November 6, 2026

