Müyesser Yıldız
Müyesser Yıldız

Mahkeme Başkanı Bora Kaplan Için “İyisini” Düşündü

featured

8 ay önce düzenlen operasyon sonucunda “suç örgütü lideri” olduğu iddiasıyla tutuklanan Ayhan Bora Kaplan ile bu suç örgütüne mensup olmakla suçlanan 28’i tutuklu 61 sanığın yargılanmasına başlandı.

Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Sincan Cezaevi kampüsü içindeki duruşma salonunda görülen davanın bugünkü celsesi 1 saat gecikmeyle başladı.

Ayhan Bora Kaplan dahil tüm sanıkların salonda hazır edildiği bugünkü duruşmanın başlangıcında Mahkeme Başkanı, bu hafta boyunca yargılama yapmayı düşündüklerini, ancak Çarşamba günü Kobani davasına bakan 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nin duruşması olduğunu, bu mahkemenin ricası üzerine o gün duruşma yapmayacakları bilgisini verdi. Başkan ayrıca her sanık için 3 avukata izin verileceğini belirterek Ayhan Bora Kaplan ve Barış Kurt’un 5 avukatı olduğunu, bunlardan ikisinin beyanını alamayacaklarını, o yüzden savunma yapacak 3 avukata karar verilmesini istedi.

Sanıkların kimlik tespitiyle savunmalarının alınmasına geçilirken sôz alan Ayhan Bora Kaplan’ın avukatı Umut Köroğlu, Savcılığın daha önce kovuşturmaya yer yok kararı verdiği dosyadaki telefon tapelerinin imha edilmesi gerekirken bu davada tapelerin yeniden çôzümü yaptırılarak delil olarak kullanıldığını anlatıp hukuka aykırılık iddiasında bulundu.

Bu itiraza ilişkin mütalaası sorulan Savcı, hükümle birlikte karar verilmesi gerektiğinden reddine karar verilmesini istedi. Mahkeme de oy birliğiyle nihai kararla birlikte değerlendirmek üzere talebi reddetti.

Duruşmaya alfabetik sırayla sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam edildi.

Savunma yapan ilk 5 sanık, hakklarındaki iddiaları reddedip herhangi bir suç örgütüne üye olmadıklarını öne sürerken 2014-2018 döneminde Çankaya Belediyesi’nde AKP’den meclis üyesi olan Barış Kurt, “Hayatımda ilk defa emniyete ve cezaevine girdim. Mühendisim, 3 üniversite bitirdim. Doktoram, uluslararası yayınlarım var. Şoktayım, rüya halindeyim.” dedikten sonra Ayhan Bora Kaplan’ı kız arkadaşıyla gittiği bardan tanıdığını sôyledi.

Bunun üzerine Mahkeme Başkanı, savcılık ifadesinde neden Kaplan’ı tanımadığını söylediğini sordu.

Barış Kurt, “O zaman siyasi görevimiz vardı, meclis üyesiydim. Siyasi geleceğim, kariyerim var.” cevabını verince Başkan sert bir şekilde, “Ne ilgisi var? Bora Kaplan sakıncalı mı? Siyasi kariyerinle ilgisi ne?” sorularıyla tepki gösterirken, Barış Kurt’un sessizliği üzerine de, “Yok bir cevabın.” dedi.

Devamında Barış Kurt, “Var. Ben kimim, anlatayım; sonra ne isterseniz sorun.” karşılığını verip hayat hikayesini anlattı. Kurt, polislerin hazırladığı bilirkişi raporuyla HTS kayıtlarını çarpıtıp mahkemeyi yanılttığını öne sürerken de “Günahtır.” deyip ağladı.

Kurt, aleyhinde ifade veren Erkan Doğan için, “sokak çocuğu, nankör, çingene, esrar içmekten perişan olmuş” ifadelerini kullanırken, gizli tanığın ifadesiyle de oynandığını, sorguda kendisine okunanla Mahkeme Başkanı’nın okuduğunun farklı olduğunu vurgulayıp, “Bu suç değil mi? Niye oynuyorsunuz? İşte, fazla oynarsanız Allah böyle ayağınıza dolar.” dedi.

Duruşmanın öğleden sonraki bölümünün başlangıncında Mahkeme Başkanı duruşmaya katılmayan tutuksuz sanık varsa haklarında yakalama kararı çıkarılacağını belirterek avukatlarına, “Gelip savunmalarını yapsınlar.” uyarısında bulundu. Başkan, yargılama programıyla ilgili olarak da günde 15 sanığın savunmasını almak suretiyle bu hafta savunmalar tamamlanırsa gelecek hafta avukatların beyanlarının alınacağını, sonrasında Savcı’nın esas hakkında mütalaasını vermesi için gün belirleneceğini söyledi.

Savunma sırası Bora Kaplan’a geldiğinde Mahkeme Başkanı, “Sayın avukatlar, Bora’yı en son dinleyelelim ister misiniz? Bora’yı son alsam daha iyi olur. Hepsini dinlemiş olur. Bora’yı en sona bırakayım.” dedi.

Kaplan’ın avukatlarının, “1 saati geçmez.” cevabı üzerine de şu diyalog yaşandı:

Başkan: “Bugün Bora’yla başlarsak ancak biter. Yarına bırakalım.”

Bora Kaplan: “Zaten okuyacağım.”

Başkan: “Okuyacaksan ver, ben de okurum. Geç yerine Bora. Ya yarına ya en sona bırakalım. Senin için daha iyi olur. Hepsini dinlemiş olursun. Cevap hakkın doğar.”

Başkanın bu sözlerinden sonra Bora Kaplan savunma yapmadan yerine geçti ve duruşmaya diğer sanıkların savunmalarıyla devam edildi.

“BİZ BOŞUNA OKUMUŞUZ YA”

Sanıklardan Cemil Kumaşcıoğlu geçmişte Bora Kaplan’ın mekanlarında işletme ve mesul müdürlük yaptıktan sonra kendi mekanlarını açtığını anlatınca Mahkeme Başkanı şu soruyu yöneltti:

“Bir işletme müdürü ne kadar para kazanıyor ki? Gaziosmanpaşa falan çok pahalı yerler, oralarda mekanlar az para değil. Bir işletme müdürü nasıl açıyor bunları?”

Kumaşçıoğlu maaş dışında ortak bahşişten aldıklarını, böylece ayda 400 binden fazla kazandıklarını söyleyince Başkan, “O zaman biz boşuna okumuşuz ya..” dedi.

“KİMİN MEKANINA ÇÖKMÜŞÜM”

Kumaşoğlu’nun sorgusu sırasında Mahkeme Başkanı, Bora Kaplan’a kendisine ait barlarla ilgili soru sorunca Kaplan şunları anlattı:

“2014’te Cemil ve arkadaşları beni arayarak, ‘Boş yer var, iş yapar, canlı müzik yapalım.’ teklifinde bulundu. Bunun üzerine Tren Bar’ı açtık. İlk mekanım Makyaj’dı. Ben sıfırdan hepsini kendim yaptım. Bana diyorlar ki, ‘Milletin dükkanına çökmüşsünüz.’ Bir tane dükkan göstersinler; kimin mekanına çökmüşüz?”

“POLİSLER SALONDAN ÇIKARILSIN”

Bu arada sanık avukatları soruşturmayı yapan polislerin duruşma salonunda, müştekiler bölümünde oturduğunu, bunun da müvekkillerinde tedirginlik yarattığını, ayrıca bu polislerin tanık olarak dinlenme ihtimali bulunduğunu kaydedip bu polislerin kimlik tespiti yapılarak salondan çıkartılmasını istedi.

Mütalaası alınan Savcı, bu konuda CMK’da emredici hüküm bulunmaması ve aleniyet ilkesi gereğince duruşmaların herkese açık olması gerekçeleriyle talebin reddi yönünde görüş bildirdi.

Mahkeme de soruşturma evresinde tespit edilmiş delilleri değiştirme ihtimali olmaması, duruşmaların aleniyeti ilkesi ve polislerin dışarı çıkarılması için somut bir sebep bulunmaması gerekçeleriyle talebi reddetti.

Bu karardan sonra bir sanık avukatı, polisler müşteki tarafında otururken sanık yakınlarının ayakta durduğuna dikkap çekip onların da o bölüme oturmasına izin verilmesini istedi. Mahkeme Başkanı, “Bizce sakıncası yok, oturabilirler.” derken, “Bir de orada oturup müşteki yakınlarıyla kavga mı etsinler Avukat Hanım, bir de onu düşünün.” uyarısında bulundu.

15 sanığın savunması alındıktan sonra Mahkeme Başkanı yarın devam etmek üzere duruşmayı sonlandırırken şu ilginç kararı aldı:

“İlk günün günahı olmaz diye bugün için saat 10.00 dedik; ama yarından itibaren saat 09.00’da başlayacağız. Herkes hazırlığını buna göre yapsın.”

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Zafer Partisi
Zafer Partisi
Giriş Yap

Haberiniz.com.tr ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!