KAYALARIN İÇİNDEKİ GİZLİ TEHLİKE
Peribacalarına şekil veren aşınma süreçlerinin aynı zamanda kaya kütlelerini zayıflatabildiğini belirten Demirtaş, bölgesel tektonik hareketlerin oluşturduğu kırık ve çatlakların önemine değindi.
Yağmur sularının bu çatlaklara sızdığını, donma ve çözülmeyle çatlak açıklıklarının genişlediğini anlatan Demirtaş, kaya bloklarının zamanla birbirinden ayrılmaya elverişli hale geldiğini söyledi. Bu süreçte kayma, kopma, devrilme ve düşme şeklinde kütle hareketlerinin gelişebildiğini ifade etti.
SUYUN UZAKLAŞTIRILMASI HAYATİ
Demirtaş, kırık ve çatlakların suyla dolmasını engelleyecek çevre drenajının önemine işaret etti. Suyun uzaklaştırılmasına yönelik yeterli düzenleme yapılmamasının kaya kütlelerini zayıflatan etkenlerden biri olduğunu belirtti.
Doğal aşınmanın yanında insan eliyle oyulan mağaraların da kaya yapısını zayıflatabildiğini söyleyen Demirtaş, son yağışlarla birlikte zayıflamış kaya bloklarının kırık ve çatlaklar boyunca hareket edebildiğini ifade etti.
“BÖLGEDE ÇOK SAYIDA RİSKLİ PERİBACASI VAR”
Benzer olayların yeniden yaşanabileceği uyarısında bulunan Demirtaş, Kapadokya bölgesinde Göreme Açık Hava Müzesi girişindeki olaya benzer risk taşıyan çok sayıda peribacası bulunduğunu söyledi.
“ÖNLEMLER GECİKMEDEN ALINMALI”
Hem depremli hem de depremsiz koşulların dikkate alındığı kaya ıslahı projeleri hazırlanması gerektiğini belirten Demirtaş; blokların desteklenmesi, tel kafes ve koruyucu çit uygulamaları ile gerekli alanlarda mühendislik çalışmaları yapılması gerektiğini vurguladı. Özellikle çevre drenajının önemine dikkat çeken Demirtaş, bu olaydan ders çıkarılması ve önlemlerin vakit kaybetmeden hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

