İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, eski Diyarbakır Belediye Başkanı Mehdi Zana’nın hayatını kaybetmesinin ardından eşi Leyla Zana’yı telefonla arayarak başsağlığı dileklerini ilettiğini duyurdu.
Türkkan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, geçmişte aynı dönemde milletvekilliği yaptığı Leyla Zana ile gerçekleştirdiği görüşmede yalnızca taziye dileklerinin iletilmediğini, kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” olarak bilinen sürecin de ele alındığını belirtti.
Türkkan’ın açıklaması, özellikle görüşmenin amacı ve içeriği bakımından dikkat çekici soruları beraberinde getirdi.
‘İHANET’ OLARAK ELEŞTİRİLEN SÜREÇ TAZİYE GÖRÜŞMESİNDE
Türkiye’nin üniter yapısı, milli egemenliği ve terörle mücadele politikaları açısından ciddi tartışmalara neden olan yeni süreç, muhalefetin bir bölümünde sert eleştirilerle karşılanıyor.
Terör örgütü PKK ve elebaşı Abdullah Öcalan’ın süreçteki rolüne yönelik itirazlar sürerken İYİ Partili Türkkan’ın, bu gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini Leyla Zana ile gerçekleştirdiği taziye görüşmesinde paylaşması dikkat çekti.
Türkkan, Zana’nın sürece ilişkin umutlu değerlendirmelerini dinlediğini, ardından kendisinin sürece karşı çıktığını ifade ettiğini açıkladı.
Söz konusu sürecin Türk milletine ve Türkiye Cumhuriyeti’ne hiçbir yarar sağlamayacağını savunan Türkkan, bunun emperyalist güçlerin çıkarları doğrultusunda şekillendirildiğini öne sürdü.
Ancak burada asıl dikkat çeken nokta, Türkkan’ın bu kadar ağır ifadelerle eleştirdiği bir siyasi süreci, eşini yeni kaybetmiş bir isimle yaptığı taziye görüşmesinin konusu hâline getirmesi oldu.
LEYLA ZANA’NIN DÜŞÜNCELERİNİ DE YORUMLADI
Türkkan’ın paylaşımındaki bir başka dikkat çekici ayrıntı ise Leyla Zana’nın düşüncelerine ilişkin yaptığı değerlendirmeydi.
İYİ Partili milletvekili, görüşmede Zana’nın kendi fikirlerini saygı çerçevesinde dile getirdiğini belirtti. Bununla birlikte Zana’nın açıkça ifade etmediği düşünceleri hakkında da yorumda bulundu.
Türkkan, ikisinin de sürecin kimseye fayda getirmeyeceğini bildiğini öne sürdü. Ancak paylaşımının devamında, Leyla Zana’nın bu görüşte olduğundan emin olmadığını da kabul etti.
Bu ifadeler önemli bir çelişkiyi ortaya çıkardı.
Zira Türkkan, bir taraftan Leyla Zana’nın sürece ilişkin umutlu sözler söylediğini aktarırken diğer taraftan onun da gerçekte sürecin başarısız olacağını düşündüğünü iddia etti.
Zana’nın açıkça dile getirmediği bir düşüncenin kendisine atfedilmesi, siyasi bir değerlendirmede bulunmanın ötesinde, karşı tarafın görüşlerinin ne ölçüde doğru aktarıldığı sorusunu gündeme getirdi.
BAŞSAĞLIĞI MI, SİYASİ TARTIŞMA MI?
Türkkan’ın açıklamasındaki en tartışmalı noktalardan biri de insani bir ziyaretin ve taziye görüşmesinin siyasal içeriğe dönüşmesiydi.
Elbette farklı siyasi görüşlere sahip isimlerin birbirlerine başsağlığı dilemeleri demokratik ve insani açıdan son derece doğaldır. Bir taziye görüşmesinde siyasi konuların konuşulması da tek başına yanlış bir davranış olarak değerlendirilemez.
Ancak Türkkan’ın kendi açıklaması, görüşmenin ardından neden siyasi tartışmanın kamuoyuna taşındığı sorusunu gündeme getiriyor.
Üstelik Türkkan, karşı çıktığı sürece ilişkin değerlendirmelerini aktarırken Leyla Zana’nın düşüncelerini de kendi siyasi yorumuyla açıklamaya çalışıyor.
Bu durum şu soruyu akıllara getiriyor:
Eşini kaybeden bir siyasetçiye yönelik başsağlığı telefonu, neden kamuoyuna siyasi mesaj verilmesinin aracı hâline getirildi?
‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE’ SÜRECİNE KARŞI ÇIKIŞTA TUTARLILIK SORUSU
İYİ Parti’nin “Terörsüz Türkiye” sürecine yönelik eleştirel tutumu bilinirken Türkkan’ın açıklaması, bu muhalefetin nasıl yürütüldüğünü de tartışmaya açtı.
Türkkan’ın sürecin emperyalist güçler tarafından organize edildiği yönündeki değerlendirmesi son derece ağır bir siyasi iddia niteliğinde.
Ancak bu iddianın neden bir taziye görüşmesinde dile getirildiği ve ardından görüşmenin ayrıntılarıyla kamuoyuna açıklandığı soruları yanıtsız kaldı.
Öte yandan Türkkan’ın paylaşımı, Leyla Zana’nın sürece ilişkin umutlu sözlerini aktarması bakımından da dikkat çekti.
Kamuoyunda terörle mücadele, milli birlik ve devletin temel nitelikleri üzerinden yürütülen tartışmalar devam ederken böyle bir görüşmenin açıklanması, siyasi tutarlılık ve iletişim yöntemi açısından sorgulanmayı hak ediyor.
Sonuç olarak Türkkan’ın paylaşımı, sürece karşı çıkmaktan çok, başsağlığı amacıyla gerçekleştirilen özel bir görüşmenin siyasi tartışmaya dönüştürülmesi ve görüşmedeki diğer kişinin açıklamadığı düşüncelerin ona atfedilmesi bakımından eleştiriye açık bir tablo ortaya koydu.
İYİ Partili milletvekilinin kamuoyuna yansıttığı bu görüşme, siyasi muhalefetin yalnızca ne söylediğiyle değil, bunu nerede, nasıl ve hangi bağlamda söylediğiyle de değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha gündeme getirdi.İYİ Partili Lütfü Türkkan’dan Leyla Zana’yla başsağlığı görüşmesinde ‘Terörsüz Türkiye’ pazarlığı

