Türkiye’deki eğitim sisteminde uzun süredir uygulanan ve bir öğrencinin ilkokul 1. sınıftan 4. sınıfın sonuna kadar aynı sınıf öğretmeniyle eğitimine devam etmesini sağlayan mevcut düzenin değiştirilmesi yönünde yeni bir formül masaya yatırıldı. Basına yansıyan bilgilere göre, “2+2 modeli” adı verilen bu sistemde ilkokul sürecinin iki ayrı kademeye ayrılması planlanıyor.
Önerilen modele göre, ilk aşamayı oluşturan 1. ve 2. sınıflarda öğrencilerin aynı öğretmenle yola devam etmesi, temel okuma-yazma ve temel matematik becerilerinin bu süreçte kazandırılması öngörülüyor. İkinci aşama olan 3. ve 4. sınıflarda ise çocukların yeni bir sınıf öğretmeniyle eğitimlerini sürdürmesi hedefleniyor. Bu kademelenmeyle birlikte çocukların yaş grupları ve gelişim düzeyleri arasındaki farklılıklara göre uzmanlaşmaya gidilmesi amaçlanıyor.
BAKAN YUSUF TEKİN’DEN “İSTİŞARE” AÇIKLAMASI
Geniş yankı uyandıran ve eğitimciler ile veliler arasında tartışmalara yol açan iddialar sonrasında Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin konuya açıklık getirdi. Bakan Tekin, söz konusu modelin henüz kesinleşmiş bir karar veya hayata geçirilmesi kesinleşmiş bir yönetmelik düzenlemesi olmadığının altını çizdi.
Tekin, yaptığı değerlendirmede bu tür fikirlerin öğretmenler odasında yapılan sohbetler ve istişareler sırasında ele alındığını belirterek, “An itibarıyla karar verdiğimiz, yapacağız dediğimiz bir konu değil. Bir öğretmenler odasında konuştuk, oradan haber olmuş” ifadelerini kullandı. Sürecin tamamen öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda şekilleneceğini vurgulayan Bakanlık yetkilileri, eğitimcilerin onay vermemesi durumunda bu öneriden vazgeçilebileceğini ve yakın vadede hayata geçirilecek somut bir takvimin bulunmadığını bildirdi.
VELİLER VE EĞİTİM CAMİASININ MERAKLA BEKLEDİĞİ SORULAR
İlkokullarda kademeli öğretmen değişimini öngören 2+2 formülü kamuoyunda farklı tepkilere ve soru işaretlerine neden oldu. Sistemi olumlu bulanlar, çocukların yaş gruplarına göre farklı pedagojik yaklaşımlardan faydalanabileceğini ve ortaokuldaki branş sistemine daha yumuşak bir geçiş yapılabileceğini savunuyor.
Buna karşın uygulamaya mesafeli yaklaşan kesimler ise küçük yaştaki öğrencilerin 3. sınıfta öğretmen değiştirmesinin uyum sorunlarına yol açabileceğini, öğretmen-öğrenci arasındaki güçlü bağın zedelenebileceğini ve norm kadro planlamalarında karmaşa yaşanabileceğini dile getiriyor. Modelin geleceğinin, önümüzdeki süreçte yapılacak çalıştaylar ve öğretmen geri bildirimlerine göre netleşmesi bekleniyor.

