Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nde 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından yaşanan personel değişiklikleri ve işten çıkarmalar tartışılmaya devam ediyor. Belediye yönetiminin kendi siyasi anlayışına uygun görmediği çalışanları tasfiye ettiğini ileri süren mağdur personel, yaşananların yalnızca iş kaybına değil, ciddi ekonomik ve sosyal sorunlara da yol açtığını belirtti.
MAHKEMEYİ KAZANDILAR ANCAK İŞLERİNE DÖNEMEDİLER
Mağdur çalışanların aktardığı iddialara göre, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nde yaklaşık 1.200 işçinin işine son verildi. İşten çıkarılan personelin bir bölümünün açtıkları işe iade davalarını kazanmalarına rağmen görevlerine başlatılmadığı öne sürüldü.
Yaklaşık 400 sözleşmeli personelin de hukuki mücadele sonucunda görevlerine döndükleri ancak yıl sonlarında sözleşmelerinin yeniden feshedilmesiyle ikinci kez mağdur edildikleri iddia edildi.
Belediye bünyesinde çalışan yaklaşık 3 bin kişinin mobbinge maruz kaldığını savunan personel, daire başkanları, müdürler ve genel sekreterlik gibi görevlerde bulunmuş yaklaşık bin memurun ise uzmanlık alanları dışında görevlendirilerek pasifize edildiğini ileri sürdü.
“TÜRK BAYRAĞINI SEVDİĞİMİZ İÇİN İŞTEN ÇIKARILDIK”
İşten çıkarmaların siyasi ve ideolojik gerekçelerle gerçekleştirildiğini savunan çalışanlar, aralarında şehit yakınları ile polis ve asker yakınlarının da bulunduğunu belirtti.
Mağdur personel, Türk bayrağına ve millî değerlere bağlılıkları nedeniyle ayrımcılığa uğradıklarını iddia ederek belediye yönetimine tepki gösterdi.
Çalışanlar, işten çıkarılanların önemli bir bölümünün kiracı, kredi borçlusu ve çocuk sahibi olduğunu vurgulayarak yaşanan mağduriyetin yüzlerce ailenin geçimini doğrudan etkilediğini ifade etti.
MİLYONLARCA LİRALIK KAMU ZARARI İDDİASI
İşten çıkarma kararlarının belediye bütçesine de zarar verdiği öne sürüldü.
Çalışanlar, mahkeme süreçlerinin ardından ortaya çıkan boşta geçen süre ücretleri, işsizlik ödemeleri, tazminatlar ve avukatlık vekâlet ücretleri nedeniyle milyonlarca liralık mali yük oluştuğunu savundu.
Söz konusu harcamaların kamu kaynaklarından karşılandığına dikkat çeken mağdur personel, idari kararların hukuki ve mali yönden incelenmesini talep etti.
ANAYASA’NIN 10. MADDESİNE DİKKAT ÇEKTİLER
Mağdur çalışanlar, siyasi görüş ve düşünce farklılıkları nedeniyle işten çıkarıldıkları iddiasının Anayasa’nın eşitlik ilkesini düzenleyen 10. maddesiyle bağdaşmadığını savundu.
Belediye yönetiminin personel politikalarına ilişkin kamuoyuna yansıyan açıklamalarının da hukuki açıdan değerlendirilmesini isteyen çalışanlar, keyfî uygulamalar bulunduğu iddialarının araştırılması gerektiğini belirtti.
ÜMİT ÖZDAĞ’A ÇAĞRI: “BU VATANSEVER İNSANLARIN SESİ OLUN”
Yaşadıkları mağduriyeti Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’a ileten çalışanlar, konunun sosyal medyada gündeme getirilmesini ve hukuki destek sağlanmasını istedi.
Özdağ’a hitaben kaleme alınan mesajda, işten çıkarılanların aileleriyle birlikte ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadığı belirtilerek şu çağrı yapıldı:
“Sayın Başkanım, bu insanlar Türk bayrağını sevdikleri için DEM Parti tarafından işten atılmıştır. Birçoğu kiracı olan, kredi çeken, çoluk çocuk sahibi bu ailelerin sesini sosyal medyada duyurmanızı, onlara sahip çıkmanızı istirham ederiz.”
Çalışanlar ayrıca konunun Zafer Partisi’nin hukukçuları tarafından incelenmesini ve mağduriyetlerinin giderilmesi için girişimde bulunulmasını talep etti.

