AKP kulislerinde öne çıkan ağırlıklı eğilim, genel seçimlerin Kasım 2027 tarihine çekilmesi yönünde. Bu zamanlamayı savunan parti kurmayları; yaz döneminin hemen ardından sandığa gitmenin seçmen psikolojisine olumlu yansıyacağını düşüncesinde. Ayrıca okul masrafları ile kış dönemi hazırlıklarının tamamlandığı bu periyodun daha avantajlı olduğu vurgulanıyor. Buna karşın ilkbahar aylarında yapılacak bir seçimin, çetin geçen kış şartlarının ardından halkta birikecek ekonomik ve sosyal hoşnutsuzluklar sebebiyle yüksek risk taşıdığı ifade ediliyor.
EKONOMİ KURMAYI VE SARAY CEPHESİNDEN FARKLI TAKVİMLER
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir kez daha aday olabilmesi amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) erken seçim kararı alması ihtimali üzerinde durulurken, ekonomi yönetimi sürenin biraz daha uzatılmasından yana. Ekonomik göstergelerdeki toparlanmanın zaman alacağını belirten ekonomi kurmayları, sandık için en uygun dönemin Mart 2028 olacağını dile getiriyor.
Diğer taraftan Saray çevresinde ise tamamen farklı bir tarih konuşuluyor. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un gündeme getirdiği yaklaşıma göre, 2017 Anayasa değişikliği halkoylamasının yıl dönümüne denk gelen 16 Nisan 2028 tarihi hedefleniyor. Bu formül doğrultusunda Erdoğan’ın adaylığı “istisnai bir hak” çerçevesinde değerlendirilmek isteniyor.
MHP ZAMANINDA SEÇİMDEN VE ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNDEN YANA
İttifakın bir diğer önemli ortağı MHP ise erken seçim seçeneğine mesafeli yaklaşıyor. Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin, seçimlerin takvimine uygun şekilde zamanında yapılması gerektiği görüşünü koruduğu aktarılıyor. Bahçeli, Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için erken seçim kararı alınması yerine, doğrudan Anayasa’da düzenlemeye gidilmesini çözüm yolu olarak sunuyor.
Seçim tarihi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden adaylık mekanizmasına dair Cumhur İttifakı bileşenleri arasındaki görüş ayrılıklarının ve tartışmaların önümüzdeki süreçte de devam etmesi bekleniyor.

