Cumhuriyet esaslarını ve üniter yapıyı sarsacağı gerekçesiyle çerçeve yasaya karşı beş partinin başlattığı güç birliği arayışı, İYİ Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu’nun engeline takıldı. Türkiye’nin kaderini ilgilendiren böylesine kritik bir dönemde geniş tabanlı bir muhalefet cephesi kurmak yerine “dayatma” bahanesine sığınan Dervişoğlu, toplumsal beklentinin aksine bireysel siyasi alanını koruma çabası gütmekle eleştiriliyor.
SÖZDE SERT MUHALEFET, EYLEMDE YALNIZLIK TERCİHİ
Grup toplantılarında çerçeve yasaya karşı sert söylemlerde bulunan ve yasa için “ihanet belgesi” nitelendirmesi yapan İYİ Parti yönetiminin, iş somut bir güç birliğine ve sahada ortak mücadeleye geldiğinde geri adım atması çelişki olarak yorumlanıyor. Dervişoğlu’nun Yeniçağ’a yaptığı açıklama, kâğıt üzerinde ve kürsülerde gürleyen İYİ Parti’nin, iş birliği ve toplumsal ittifak zemininden kaçarak muhalefeti bölüp zayıflattığı yönündeki tepkileri artırdı.
“BİRİLERİNİN DAYATMASI” BAHANESİ Mİ?
Diğer beş siyasi partinin çerçeve yasaya karşı ortak ve net bir tutum sergilediği bir vasatta, Dervişoğlu’nun süreci “dayatma” olarak lanse etmesi, parti tabanında da soru işaretleri yarattı. Memleket meselesinin kişisel ve kurumsal önceliklerin üzerine çıkması gereken bir süreçte, Dervişoğlu’nun gösterdiği bu mesafeli ve benmerkezci yaklaşım, İYİ Parti’nin kritik virajlarda yine yalnızlaşmayı ve etkisizleşmeyi tercih ettiği yorumlarına yol açtı.

