İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay’ın 2018 yılında katıldığı bir televizyon programında aşılar üzerine sarf ettiği sözler yargı ve disiplin süreçlerine konu olmuştu. İstanbul Tabip Odası tarafından verilen ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu tarafından onanan bir aylık meslekten men cezası, uzun hukuki süreçlerin ardından Anayasa Mahkemesi’ne taşındı.
AYM: “İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ İHLAL EDİLDİ”
Dosyayı inceleyen Yüksek Mahkeme, söz konusu disiplin cezasının tıp alanındaki açıklamalar bağlamında ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine hükmetti. AYM, tıbbi değerlendirmeler dolayısıyla uygulanan cezai müdahalenin hukuki dayanağının ve gerekliliğinin yeterli gerekçelerle ortaya konulamadığını vurguladı. İhlal sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla dosya, yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara 14. İdare Mahkemesi’ne gönderildi.
KARATAY’DAN SEKİZ YIL SONRA GELEN KARARA İLK YORUM
Kararın ardından basın mensuplarına değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Canan Karatay, verilen cezanın en başından beri hukuka aykırı olduğunu savundu. Görüşlerinin arkasında durduğunu belirten Karatay, şunları kaydetti:
“Zaten kanunsuz bir uygulamaydı. 2018’deki bir konuşmamdan sonra İstanbul Tabip Odası ve idare mahkemesi bir ay meslekten men cezası verdi. Biz bunlara itiraz ettik ve en sonunda sekiz sene sonra Yüksek Mahkeme’den karar çıktı.”
“TIP BİR TİCARET OLDU, BİLİM SUSMAKLA GELİŞMEZ”
60 yıllık bir hekim ve akademisyen olarak fikirlerini her zaman özgürce dile getirdiğini ifade eden Karatay, kendisine yönelik eleştirileri ve tıbbi yaklaşımları şu sözlerle eleştirdi:
“Bana her zaman bu şekilde maalesef ‘Rockefeller tıbbı’nı uygulayanlar ve yalnızca onun önerilerini tıp olarak sananlar hücum ediyorlar. Ama hiçbir zaman kazanmadılar, her zaman ben kazandım. Herkesin fikri değişiktir ve değişik olmalıdır. Bilim değişik fikirlerle çatışarak gelişir. Benim söylediklerime karşı hiçbir argüman ileri sürmüyorlar, yalnız susayım istiyorlar, konuşmayayım istiyorlar. Tıp bir ticaret oldu artık. O ticarete hizmet ediyorlar. Her şeyi susayım ve konuşmayayım diye yapıyorlar. Bilim karşılıklı fikirlerin çakışmasıyla gelişir; susmakla, susturulmakla bilim ve ilim gelişmez.”

