Akar’ın savunma politikaları, askeri stratejiler ve güncel siyasi gelişmeler üzerine yaptığı değerlendirmeler esnasında kullandığı metaforlar ve benzetmeler, salonda bulunan muhalefet milletvekillerinin derhal tepkisini çekerek seslerin yükselmesine neden oldu. Demokratik siyasetin ruhuna ve Meclis’in nezaket kurallarına aykırı olduğu öne sürülen bu örneklerin, toplumun farklı kesimlerini ve hassasiyetlerini göz ardı eden bir üslupla dile getirilmesi krizin dakikalar içerisinde büyümesine zemin hazırladı. Deneyimli siyasetçi Hulusi Akar’ın kürsüdeki ısrarcı tavrı ve eleştirilere karşı sergilediği sert savunma refleksleri, oturumu yöneten başkanlık divanının dahi düzeni sağlamakta güçlük çekmesine yol açtı.
MUHALEFETTEN SERT TEPKİ VE SALONDA ARBEDE
Meclis tutanaklarına da yansıyan bu hararetli tartışmalar sırasında salondaki vekiller birbirlerinin üzerine yürürken, arbedenin eşiğinden son anda dönüldü ve güvenlik görevlileri ile parti grup yöneticileri araya girerek tarafları sakinleştirmeye çalıştı. Muhalefet partilerinin grup başkanvekilleri söz alarak, bu tür yakışıksız örneklerin ve militarist söylemlerin yüce meclisin çatısı altında seslendirilmesinin kabul edilemez olduğunu, bunun halkın iradesine ve demokrasiye yapılmış bir saygısızlık teşkil ettiğini dile getirdiler. Yapılan eleştirilere karşı geri adım atmayan ve verdiği örneklerin arkasında durduğunu belirten Hulusi Akar ise konuşmasının amacının saptırıldığını ve gerçeklerin üzerinin örtülmeye çalışıldığını savundu. Siyaset kulislerinde uzun süre konuşulmaya devam edeceği anlaşılan bu olay, iktidar ve muhalefet arasındaki tansiyonun ne kadar yüksek olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.

