DOLAR 12,41800.01%
EURO 14,0056-0.39%
STERLIN 16,5623-0.15%
ALTIN 713,320,06
BIST 1.776,41-2,35%
BITCOIN 7103065,50%
Ankara
13°

PARÇALI BULUTLU

12 56

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Kerkük Kerbelâ Olmasın!

Kerkük Kerbelâ Olmasın!
1

BEĞENDİM

ABONE OL

“Irak Merkezi hükümetiyle anlaşan Barzani, 25 Kasım’dan itibaren Kerkük’ün güvenliğini sağlamakta yetkili olacak.”

Cümlenin olağan oluşuna bakmayın, bu Türkmenler için ölüm fermanı anlamına geliyor. Zira bu filmin sahnelerini daha önce gördük, tüm dünya gördü. Peşmergeler, Türkmenleri bölgeden uzaklaştırmak, Kerkük’teki Türk varlığına son vermek için, masum bebekleri katlettiler, bombalar patlattılar, Türkmen kanaat önderlerini şehit ettiler. 25 Kasım’da Kerkük’ü peşmergeye teslim etmek, Türkmenler için yeni bir Kerbelâ demektir.

Dün Yezidler’in Kerbela’da Peygamberimiz (SAV) torunlarına reva gördüğü zalimce muameleyi, Kerkük’te çağımızın Yezidleri, Peşmergeler Türkmenler’e yaptı ve eğer Dünya Türklüğü ayağa kalkmazsa 25 Kasım’da yeni bir Kerbela’nın kapısı aralanmış olacak.

 

Allah Türkmen yarattı, başka adla çağrıldım,

Seksen yıldır dinmeyen, acılarla yoğruldum,

Zulme teslim olmadım, yıkıldıkça doğruldum,

Elini o olmayan, vicdanına koy artık,

Kerkük Türkmendir dünya, sesimizi duy artık” (İlhan Esen)

 

Geçtiğimiz yıllarda yaşadık. Musul, Kerkük, Altınköprü, Kifri, Mendeli ve daha birçok Türkmen kentinde, Türk varlığını sona erdirmek, demografik yapıyı değiştirmek için her türlü zulmü yapan Peşmergeler, 25 Kasım sonrası dün yaptığını yine yapacaktır.

Öz vatanını ABD’ye peşkeş çekip; namusunu petrol karşılığında emperyalizme satmış, boynu tasmalı köpekliğin hükmüyle gururlu gezdiğini sanan çölün itleri, dört bir yanı binyıllık Türk eserleri ile bezeli, özü Türk, sözü Türk, dili Türk olan Kerkük’te Türkmen’i yok etme çabasındalar…

 

“Zulüm bedeni yıkar, kurşun bedene vurur,

Her yere düşen şehit, Türklüğe kuvvet verir,

Bedenler yok olsa da, Türklük kalesi durur,

Kılavuz istemiyor, bu görünen köy artık,

Kerkük Türkmendir dünya, sesimizi duy artık”(İE)

 

Büyük Atatürk’ün, Misak-ı Milli sınırları içine aldığı, Anavatan’a katmak için büyük mücadeleler verdiği ancak başaramadığı Musul-Kerkük için;  1933 yılında Amerikalı General Mc Arthur ile yaptığı görüşmede söylediği “Allah nasip eder, ömrüm vefa ederse Musul, Kerkük ve adaları geri alacağım” sözünü de hep aklımızda tutuyoruz.

 

 “Seksen yıldır ağladım, bir tek dostum çıkmadı,

İmdat beklediklerim, dönüp bana bakmadı,

Yüce Rabbime şükür, zulüm beni yıkmadı,

Kara günü çok gördüm, kurulmalı toy artık,

Kerkük Türkmendir dünya, sesimizi duy artık.” (İE)

 

Türkmen Kardeşim!

İmanın ve gururunla dimdik ayaktasın. Varlığını sürdürme mücadelende yalnız değilsin. Bugün beride Anadolu’da, ötede Türkistan’da, Avrupa-Afrika ve Amerika’da yani nerede bir Türk varsa Türk’e sevdalı bir yürek varsa orada senin için iyi dilek, senin için dua var. Bu dua ve dileklerin, Türk Devletleri Teşkilatının açık desteğine dönüştüğü, kutlu günlerin özlemiyle…

 

Musul-Kerkük için duydum sızıyı

Doğu Türkistan’ım olmasın zayi

Hüseyin Hatıl’ım ben bu dizeyi

Yazarken gözlerim yaşla dolmuştu

Devamını Oku

Sel Oldu Gözlerim

Sel Oldu Gözlerim
0

BEĞENDİM

ABONE OL

SEL OLDU GÖZLERİM

(Memleketimin sular altında kalışına)

 

Karadeniz

Ağacın binbir türüyle örülü

Dağlar, tepeler, dik yamaçlar

Her mevsim yağmur,

Her köyde irili ufaklı dereler,

Bu derelerin suyuyla beslenen,

Her şehrin içinden geçen coşkun ırmaklar

Türkülerle şiirlerle ağıtlarla

Hafızamızdı akarsular

Altını oyduk,

Üstünü örttük

Betonla beledik yataklarında

Eskiden,

Döngüyü değiştirme tasası,

Doğaya hükmetme cesareti yoktu insanın

Evler dağ yamaçlarındaydı

Irmaklar dostça akar

Suda balık, tarlada çiftçi, toprakta nebat

Herkes kendi mecrasındaydı

Bu kadar karmaşık değildi hayat

Sonra bentler, setler,

Enerji kılıfında rantlar girdi dünyamıza

Değişen iklim değildi oysa

Acımasızlaşıyorduk

Yağmur bu yüzden hırçındı

Dereler kırgın

Irmaklar huzursuz

Toprağı anlamaktan uzaklaşıyorduk

Düze inmek medeniyeti(!)

Yamaçtan aşağıya kopup gelen insan seli

Şehirleşme koca bir yalan

Dere yataklarını ıslah (!) aldatmacası

İmar/iskan aç gözlerimize mil çekerken

Çok katlı felaketler hazırladık ellerimizle

Bu can acısı geçsin istiyorsak

Ağaçlarla barışmalı

Hayvanları yaşatmalı

Derelerin gönlünü yeniden kazanmalıyız

Kaybettiğimiz canlara rahmet niyazıyla…

Devamını Oku

Çare Büyük Türkiye’dir

Çare Büyük Türkiye’dir
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Madem gündem soykırım,

Hazır mübarek Ramazan ayındayız,

Şöyle hep beraber, aşk ile tövbe mi etsek(!)?

Biden bizi affeder mi(!)

Niçin mi?

Mesela:

70 milyon yerliyi katledip, koca adayı onlara mezar ettiğimiz,

Köleleştirme uğruna 35 milyon Afrikalıyı işkenceyle katlettiğimiz için

Hele 2.Dünya Savaşı’nda…

Hiroşima’ya atom bombası atarak, 350 bin kişinin insanın ölümüne sebep olduğumuz yetmezmiş gibi, bugün daha etkileri süren atom bombasıyla milyonlarca insanın hayatını kararttığımız için,

1945’de Almanya’nın Dresden şehrini 3 gün boyunca 200 bin napalm bombası atarak 200 bin sivili öldürdüğümüz için,

1950’den itibaren 3 yıl boyunca Kuzey Kore’yi bombalayıp, milyonlarca insanı öldürdüğümüz için de tövbe edebiliriz.

Tabii şimdi kağnı gölgesindeki Biden böyle üst perdeden konuşuyor ya

Bu saydığım soykırımları ve katliamları hep biz yaptık zaten.

Tövbeye devam…

1962 yılından itibaren 13 yıl boyunca Vietnam’ı kan deryasına çevirdiğimiz ve o bataklıktan çıkamayınca, portakal gazı kullanarak soykırım yaptığımız için,

1991’de körfez savaşında, Irak’a 6 haftada 85 bin ton bomba atarak yüz binden fazla insanı öldürüp, 7-8 yıl boyunca bir milyondan fazla insanın ölümüne sebep olduğumuz için,

2001’de El-Kaide’yi bahane edip Afganistan’ı işgal ederek, 150 bin sivili öldürdüğümüz için,

2003’te Irak’ı işgal ederek, milyonlarca insanın ülkesini terk etmesine sebep olduğumuz, bir milyondan fazla sivili öldürdüğümüz için de tövbe etmeliyiz(!)

Türk milletinin her ferdi, dünyaya ölüm kusan bu ikiyüzlü cellatları iyi tanımalı ve bunu vicdan sahibi her ferdin bilmesi için de çaba göstermelidir.

Her 24 Nisan’da şantaj vesilesi yapılan soykırım yalanına sarılan soysuzlara en iyi cevap bu olacaktır.

Bugün asil milletimizi soykırımla suçlayan art niyetliler ve kanı bozuklar bilmelidir ki;

Tarihi vesikalar ortadadır. Milletimizin, Türkistan’dan Viyana’ya uzanan medeniyet yolculuğu da tarihte kayıtlıdır. Kendi tarihinin karanlık sayfalarını görmezden gelen soysuzlar, önce yukarıda saydığım soykırımların hesabını versinler.

Üstelik bu yazdıklarım emperyalist dünyada sadece Amerikan devleti eli ile yapılan soykırım ve katliamlar…

Aslında bu gerçekleri düşünen herkes biliyor ama kazın ayağı öyle değil.

Yani biz, ekonomik, askeri ve siyasi anlamda güçlü olmadığımız sürece tarihi gerçekleri dünyaya kabul ettirmemiz mümkün olmayacaktır.

 Çare Büyük Türkiye’dir…

Devamını Oku

Uzaktan Eğitim Sürecinde Veli Olmak

Uzaktan Eğitim Sürecinde Veli Olmak
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Covid-19 salgını tedbirleri kapsamında, okullarda yüz yüze eğitime ara verildi. Eğitim-öğretim bir süre daha uzaktan eğitim yoluyla devam edecek.

Ben de, okul çağında iki çocuğu olan bir baba, meslekte yirminci yılını çalışan bir ilkokul öğretmeni olarak, uzaktan eğitim sürecini verimli geçirme adına düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.

Sevgili anne-babalar;

Bu süreçte sizden evde öğretmenlik yapmanızı beklemiyoruz. Sizden beklentimiz, çocukların canlı derslere katılacağı uygun ortamı sağlamanız, uzaktan eğitim sürecine destek olmanız ve öğretmeniyle iletişimi güçlü tutmanız.

Yüz yüze eğitim sürecinde olduğu gibi, çocuğunuzun uyku saatlerini düzenleyin ve eğitimin devam ettiğini, bunun bir tatil dönemi olmadığını anlamasını sağlayın. Okul varmış gibi; oyun, kitap okuma, ders çalışma gibi günlük zaman planlaması yapmanız çocuğun bu süreçte daha planlı hareket etmesini sağlayacaktır.

Ayrı odası varsa odasında, odası yoksa sessizliğin sağlandığı, canlı derse bağlanabildiği yerde; ders kitapları, okul araçları ve hikâye kitaplarının olduğu bir bölüm oluşturun. Gerekirse bir sehpadan yâda karton kutulardan yapın ama mutlaka kendine ait, kendi zevkine göre düzenlediği bir çalışma köşesi oluşturun.

Uzaktan eğitim sürecini ve çocuğunuzun neler yaptığını önemsediğinizi hissettirin. Canlı dersi bittikten sonra, dersin nasıl geçtiğini, konunun ne olduğunu, derste neler yaptığını birkaç cümle ile de olsa sorun. Canlı ders işlenişiyle ilgili bir kaygısı yâda yaşadığı olumsuzluk varsa bunu gidermenin yollarını arayın. Sınıf ortamından kaynaklanan durumları mutlaka öğretmeniyle paylaşın.

Yazının başında öğretmenle iletişiminizi güçlü tutmanız gerektiğini söylemiştim. Sadece sizin değil, çocuğunuzun da bu süreçte öğretmeniyle ve arkadaşlarıyla iletişim halinde olmasını sağlayın. Arkadaşlarından kopmasına müsaade etmeyin. Sesli yâda görüntülü olarak arkadaşlarıyla iletişim kurmasını sağlayın.

Yeni normalde, okula da gitmeyince çocuğun tüm zamanı evde geçecek. Çocuklar, canlı ders, EbaTv, Eba platformu, griceviz gibi uygulamalarda hep bilgisayar yâda tablet başında olacağı için ne izlediğini, hangi siteye girdiğini kontrol etmeniz gerekiyor. Bu kontrolü mutlaka sağlamalısınız.

Canlı derslerde olduğu gibi, uzaktan eğitim için kullandığı sitelerde, izlediği ders videolarında, çalışma kitaplarında anlık bilgileri kaçırmaması ve o bilgileri yeniden kullanabilmesi için not tutma alışkanlığı edinmesini sağlayın. Not tutmayı özendirmeye çok güzel bir not defteri almakla başlayabilirsiniz.

Günde yarım saat de olsa ailece kitap okuma saati düzenleyin. Biz sınıf olarak geçtiğimiz yıl, sınıf ortamında “ailemle okuyorum” saati yapıyorduk. Yeni normalde bu uygulamayı “evde kitap okuma saati” ile sürdürüyoruz. Ailece okuma saati yaptığınızda çocuğunuzun kitaba karşı ilgisinin arttığını göreceksiniz.

Birlikte oynamanın keyfini çıkarın. Dokuztaş, dama, satranç, isim-şehir, resfebe, sos, adam asmaca, sudoku gibi evde kendiniz hazırladığınız oyunlar ya da hazır alabileceğiniz akıl/zekâ oyunları da oynayabilirsiniz. Bu oyunlar, hem onunla nitelikli zaman geçirmenize vesile olacak hem de ekrana gönüllü ara vermesini sağlayacaktır.

Unutmayın, bu geçici bir süreç. Bu süreçte, çocukların en büyük güvencesi sizin ilgi ve sevginiz. Panik yapmadan, çocuğunuzu kıyaslamadan, öğretmenlerin tavsiyelerine güvenerek eminim bu süreci en verimli şekilde geçireceksiniz.

Sağlıklı günlerde görüşmek dileğiyle…

Devamını Oku

Turan Bir Ok Atımı Uzakta

Turan Bir Ok Atımı Uzakta
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Geçen hafta, benim gibi Türk Birliğine gönül vermiş milyonları heyecanlandıran bir haber düştü ajanslara.
TFF Dış İlişkiler İcra Kurulu Üyesi Gürkan Teoman, sadece Türk toplulukları futbol kulüplerinin katılımıyla bir turnuva düzenleneceğini açıkladı. Teoman, “Bu turnuva sayesinde Türk devletlerinde takımların varlığını ve bilinirliğini arttırmayı hedefliyoruz” diyerek Türk Birliğine dair umudumuzu artırdı.

Üstte mavi gök çökmediğine, altta yağız yer yarılmadığına göre, birliğe ve dirliğe dair bu güzel işlere kim engel olabilir?

Futbolla başlayan bu çoban ateşi sporla sınırlı kalmamalı. Bu ateş; bilim, kültür ve sanat organizasyonları ile harlanmalı, demirdağı eriten Ergenekon ateşine dönmeli, dili ve tarihi bir olan toplulukları, gönül ve ülkü birliğinde eritmeli, tarihin şanlı günlerindeki ihtişamına kavuşturmalıdır.

Türk’ün yaşadığı her coğrafyadan çiçek alan bir kovan olarak, kendini Türk’ün varlık davasına adamış ilim adamlarından oluşan Büyük Türk Toyu oluşturulsa ve her yıl bu toyda yapılacak çalışmalar planlansa…
Hayalden öteye geçemez mi?

  • Türk Dünyası sinema günleri,
  • Turan edebiyat ödülleri,
  • Ergenekon tarih çalıştayı,
  • Ötüken kültür kurultayı,
  • Geleneksel Türk sporları şampiyonası.

Bütün bunlar yapılırken, alfabe birliğini gerçekleştirmiş, ortak ders kitaplarını oluşturulmuş, Türk Birliğine inanmış genç nüfusu ile dünyanın çarpık düzenine “dur” demeye hazır bir Türk Dünyası…

Ortak kültür ve sanat çalışmaları yanında Turan Ordusu ile daha güçlü ve kenetlenmiş bir Türk Birliği…

O zaman, bir milyon Azerbaycan Türk’ünü yurdundan süren, Karabağ’ı işgal eden Ermenistan, Rusya’ya güvenerek bu coğrafyada hadsizlik yapabilir mi?

Doğu Türkistan’ı iliklerine kadar sömüren Çin, milyonlarca soydaşımıza kamplarda işkence edebilir mi?

Emperyalist batı, Kerkük’ün, Halep’in demografik yapısını değiştirmek için Türkmenler’e soykırım yapan teröristlerin sırtını okşayabilir mi?

Her şey, dünyanın kalbi ve en bereketli toprakları üzerinde kurulu, tarihin en görkemli devletlerini, en ihtişamlı medeniyetlerin kurmuş Türk Milleti’nin geleceği için…

Yaşasın Büyük Türk Milleti,
Yaşasın Devlet-i Ebed Müddet sevdamız!

Devamını Oku