hakan-paksoy
  • 85 Yazı
  • 0 Yorum

hakan-paksoy - Tüm Yazıları

Devleti saran ateş

Türkiye’nin dört bir yanı ateş çemberi. Çok uzun zamandır yazılar bu cümleyle başlıyor, sohbetlere bu sözlerle giriliyor. Nasıl olmasın ki, hem de her geçen gün biraz daha sıkışıyoruz. Ege’de adalarımız yani vatan toprakları işgal altında. Akdeniz’de sular hâlâ durulmadı ama...

Devamını Oku

Sarayın memurlarının çıkardığı devlet krizi

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin bırakın kriz çözmeyi, bilakis kriz yaratma konusunda ne kadar pratik ve yetenekli olduğu bir kere daha ortaya çıktı. 104 emekli amiral; Montrö Anlaşmasının yürürlükten kaldırılabileceği tartışmaları ve Tekke’deki amiral haberleri üzerine açıklama yaptılar. Bildiri, 4 Nisan’a girildiği...

Devamını Oku

İstanbul Sözleşmesi: İmzalayan da fesheden de aynı

Türkiye’de artık birçok kişi saat 24.00’te, Resmî Gazete’yi inceledikten sonra yatmayı alışkanlık edineceğe benziyor. Gazete daha önce sabah mesai başlangıcında yayına girerken artık gece yarısı saatler yeni günü gösterdiğinde yayımlanıyor. 20 Mart 2021 böyle bir gün oldu. Gecenin bir yarısı...

Devamını Oku

Kim bu “İmralı’nın muhafızları?” -2-

Geçen haftaki yazımda, millî konularda ve devletin yapısı üzerinde hükümet ve diğer organlar arasındaki felsefe ve özellikle de siyasi hedef farklılıklarına değinmiştim. Bu hafta kaldığım yerden, biraz daha açarak devam edeceğim.   Bir yandan Oslo’da devam eden görüşmeler… Genelkurmay Başkanı...

Devamını Oku

Kim bu “İmralı’nın muhafızları?”

Eski yazılarım arasında gezinirken 15 Şubat 2008’deki “Hükümet ile TSK arasındaki tehdit algılama farklılığı” yazımı tekrar okudum. Yazının özü başlığından anlaşılıyor ama biraz açayım. 12 Nisan 2007’de Genelkurmay Karargâhı’nda yapılan meşhur basın toplantısı hatırlanacaktır. Hani Cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılacaktı da Cumhuriyet...

Devamını Oku

28 Şubat ama hangisi?

10-14 Şubat (2021) arasında Gara’da yapılan ve iki yüzbaşı bir astsubay başçavuş ile terör örgütünün elindeki 13 görevlimizin şehadeti ile sonuçlanan operasyonun artçı sarsıntıları gelmeye devam ediyor. “Lebaleb dolu” salonlarda yapılan parti kongreleri salgına karşı alınan tedbirlerden ötürü açlık sınırına...

Devamını Oku

1921 Anayasası’nın ruhu Türk’tür, çağırmayla gelmez!

Cumhurbaşkanı Erdoğan Yeni Anayasa yapılmalı dedikten sonra, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün “1921 Anayasası, Türkiye’de yaşayan herkesin her düşüncenin, her inancın, her anlayışın yansıdığı bir toplumsal sözleşme metnidir. … 100 yıl sonra aynı ruhla bunun yine gerçekleşeceğine, …yeni Anayasa’nın yapılacağına olan inancımız tamdır.” sözleri işaret...

Devamını Oku

Yeni Anayasa, Ay’a gitme, açlık!

Çok yoğun gündem içinde savrularak yaşamaya devam ediyoruz. 19 yıldır bitmeyen reform ihtiyacımız(!) yine tartışma konumuzken, gündeme şehit haberleri bomba gibi düştü. Kaybettiğimiz 16 vatan evladının şehadeti yüreklerimizi dağladı. Şehitlerimize rahmet, ailelerine sabır ve başsağlığı diliyorum. Bu sefer yeni anayasa...

Devamını Oku

Hutbelerdeki beka tehdidi ve adem-i merkeziyetçi yeni anayasa

Beka varlığın devamı, istiklâl de bağımsızlık ve egemenlik anlamına geliyor. Hep gündemde olan beka tehdidi, hayâl bile edilemeyecek siyasi ittifakların dayanağı edilmiş durumda. Peki, beka meselesi ve istiklâlimize yönelen tehditler neler? Bu kadar görünür hâle gelen tehlikeler nasıl oluştu? Akdeniz’de...

Devamını Oku

Kanun hâkimiyeti mi, “Kanunla hâkimiyet” mi?

Türkiye son bir ayda gerçekleşen iki önemli atama kararını tartışıyor. Birisi Boğaziçi Üniversitesinin rektörünün diğeri de Anayasa Mahkemesi’ne yeni üyenin atanması. Her ikisi de kanunlarına uygun atamalar. Rektör ataması da AYM üyesinin ataması da kanunlarında yazıldığı usullere uygun bir şekilde...

Devamını Oku
Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!