BORCUN MİKTARI ÖNEMLİ DEĞİL
Bu süreçte borcun tutarı belirleyici olmuyor. Alacaklının icra takibi başlatması ya da idari mercilerin işlem yapması halinde araç hakkında doğrudan yakalama kararı verilebiliyor.
Yakalama kararı bulunan bir araç, sıradan bir trafik denetiminde tespit edildiği anda bağlanarak muhafaza altına alınıyor ve otoparka çekiliyor. Sonrasında icra dairesi devreye girerek aracın ihaleyle satışı için işlemleri başlatıyor.
SİSTEM POLİÇEYE İZİN VERMİYOR
Sürecin en kritik aşaması sigorta işlemlerinde ortaya çıkıyor. Araç üzerinde yalnızca haciz bulunması durumunda zorunlu trafik sigortası yaptırılabiliyor. Ancak mahkeme, icra ya da idari bir kararla konulmuş yakalama kaydı varsa sigorta şirketlerinin sistemleri poliçe düzenlenmesine izin vermiyor. Sigortası yenilenemeyen araçların periyodik muayenesi de yapılamıyor.
SİGORTASIZ ARAÇ KULLANMANIN RİSKLERİ
Yakalama kararı bulunan bir araç fiilen kullanılabilse de sigortasız şekilde trafiğe çıkmak ciddi hukuki ve mali riskler doğuruyor. Poliçesi sona ermiş bir aracın kazaya karışması halinde ortaya çıkan maddi zararlar doğrudan araç sahibine rücu ediliyor.
Denetimde tespit edilen yakalamalı araçlar ayrıca derhal trafikten men ediliyor. Yasal prosedüre göre bu araçların yetkili kurumlara teslim edilmesi gerekiyor.
E-DEVLET’TEN NASIL SORGULANIR
Araç sahipleri, araçları üzerinde hak mahrumiyeti, haciz ya da yakalama kararı bulunup bulunmadığını e-Devlet üzerinden kolayca öğrenebiliyor. Sisteme giriş yaptıktan sonra “Araçlarım” bölümündeki detay kısmından aracın hukuki durumu görüntülenebiliyor.
Sigorta ve muayene işlemlerinin yapılabilmesi için önce ilgili icra dairesine ya da kuruma olan borcun kapatılması, ardından yakalama kararının sistemden kaldırılması gerekiyor.
MUAYENEDEN KALDIRAN DİĞER KUSURLAR
Araç hakkında yakalama kararı bulunmasa bile bazı teknik ve hukuki eksiklikler aracın muayeneden geçmesine engel oluyor.
Mali engeller arasında ödenmemiş Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV), trafik cezaları ve OGS/HGS kaçak geçiş borçları yer alıyor.
Fren sisteminde sağ ve sol tekerlekler arasında tutuş farkına yol açan sapmalar ile hidrolik ve hortum arızaları da muayeneden kalma nedenleri arasında.
Lastik diş derinliğinin yasal sınır olan 1,6 milimetrenin altına inmesi ya da yıpranmış veya balon yapmış lastik kullanılması da araçların muayeneden geçememesine yol açıyor.
Çalışmayan stop, sinyal ya da plaka lambaları ile karşıdan gelen sürücüleri rahatsız eden standart dışı far modifikasyonları da kusur olarak değerlendiriliyor.
Sürücünün görüş alanını etkileyen cam çatlakları veya kırıkları da muayenede sorun çıkarıyor.
Kullanım süresi 10 yılı aşmış LPG tankları ya da onaylı tadilat projesi bulunmayan yakıt sistemleri de muayeneden kalma sebepleri arasında sayılıyor.
Son olarak araç üzerindeki motor veya şasi numarasının ruhsattaki bilgilerle birebir uyuşmaması da aracın muayeneden geçmesini engelliyor.

