Yatırım fonlarında ortaya çıkan krizin sadece finansal kayıplarla sınırlı kalmadığı, devlet kurumlarına ve denetim mekanizmalarına duyulan güvene büyük bir darbe vurduğu belirtiliyor. Cumhuriyet’e bilgi veren parti kaynakları, yaşanan tablonun AKP’nin toplumsal tabanında da ciddi bir rahatsızlık yarattığına dikkat çekti. Kulislerde, “Birilerinin ihtiraslarının bedelini Cumhurbaşkanımız ödememeli” değerlendirmesi yapılırken, krizin doğrudan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan bir algı operasyonuna dönüştürülmeye çalışıldığı iddiaları da dile getiriliyor.
“BU KADAR PARA TOPLANIRKEN KİM DENETLEDİ?”
Süreçle ilgili olarak iktidar kulislerinde en sert sorular denetim mekanizmalarının ve idari sorumluların rolüne yönelik soruluyor. Partideki bazı kurmayların ve isimlerin yüksek sesle dile getirdiği temel sorular şunlar:
- “Bu kadar para toplanırken süreçleri kim denetledi?”
- “Sermaye akışına kimler göz yumdu ve kapıları açtı?”
- “Fon yöneticilerini varsa koruyan, kollayan ve arkasında duranlar kimlerdir?”
Geçmişteki banker krizleri ve batan banka olaylarına atıfta bulunan kaynaklar, benzer bir skandal tablonun farklı adlar altında tekrarlanmasına asla izin verilmemesi gerektiğini vurguladı.
SORUŞTURMANIN GENİŞLETİLMESİ ÇAĞRISI
Yargı ve emniyet birimleri tarafından yürütülen adli operasyonlar ve MASAK incelemeleri olumlu karşılanırken, AKP içerisindeki ortak beklenti soruşturmanın yalnızca fon yöneticileri ve şirketlerle sınırlı kalmaması yönünde. Partililer, bu yapının büyümesine olanak sağlayan idari kararların, denetim görevini ihmal eden kamu görevlilerinin ve olası tüm siyasi ile bürokratik bağlantıların sonuna kadar araştırılarak adalete teslim edilmesini talep ediyor.

