Ekonomik koşulların ağırlaşmasıyla birlikte kredi kartlarının kullanım amacının değiştiğine dikkat çeken Kemal Abdullahoğlu, kartların artık bir alışveriş kolaylığı değil, doğrudan geçim aracı haline geldiğini ifade etti. Vatandaşın kartı zorunlu ihtiyaçları için kullandığını belirten Abdullahoğlu, süreci şu sözlerle aktardı:
“Vatandaş kredi kartını lüks tüketim için değil; mutfak alışverişini yapmak, elektrik ve doğal gaz faturasını ödemek, çocuğunun okul masrafını karşılamak için, yani hayatta kalma amaçlı kullanıyor. Maaş temel ihtiyaçlara yetmeyince kart devreye giriyor. Dönem borcunun tamamı ödenemediğinde faiz işliyor ve vatandaş her ay bir önceki aydan daha ağır bir yükle karşılaşıyor.”
YÜKSEK FAİZ YÜKÜ VE KARTTAN KARTA BORÇ DÖNDÜRME TELAŞI
Aylık akdi ve gecikme faizlerinin vergi ile ek kalemlerle birleştiğinde katlandığını hatırlatan Parti Sözcüsü; aylık faizlerin %3,25 ile %4,25, gecikme faizlerinin ise %3,55 ile %4,55 aralığında seyrettiğini belirtti. Sadece asgari tutarı ödeyebilen dar gelirlilerin tek çareyi borcu başka bir kartla kapatmakta bulduğunu belirten Abdullahoğlu, bu durumun borcu yok etmediğini, aksine maaşların daha hesaba yatmadan erimesine yol açtığını kaydetti.
ZORUNLU HARCAMALARA ÖZEL DÜZENLEME VE YAPILANDIRMA ÇAĞRISI
Meselenin yalnızca finansal bir boyutu olmadığını, sosyal bir adalet sorunu oluşturduğunu savunan Adalet Partisi Sözcüsü, gıda, eğitim, sağlık, barınma ve enerji gibi zorunlu harcama kalemleri için özel koruma tedbirleri alınmasını önerdi. Ödeme zorluğu çeken kesimlere makul faiz oranlarıyla uzun vadeli yapılandırma haklarının tanınması gerektiği çağrısında bulundu.
“ÇÖZÜM GELİRLERİN GERÇEK PİYASA KOŞULLARINA GÖRE ARTTIRILMASIDIR”
Ücret ve emekli maaşlarının güncel hayat pahalılığına göre acilen revize edilmesi gerektiğini vurgulayan Kemal Abdullahoğlu, Batı ülkelerinde de benzer bir tablo yaşandığını hatırlatarak sözlerini şöyle tamamladı:
“Kredi kartı vatandaşın maaşının yerine geçmemelidir. İnsanlarımız borçlanmadan mutfağını doldurabilmeli, faturalarını ödeyebilmeli ve çocuklarının ihtiyaçlarını karşılayabilmelidir. Faiz yükünü hafifletecek adımlar atılırken enflasyonla kararlı biçimde mücadele edilmeli, alım gücü yükseltilmeli ve adil gelir dağılımı sağlanmalıdır. Ekonomi politikalarının merkezinde rakamlar kadar insan da bulunmalıdır.”

