Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye’nin yakın tarihinde derin iz bırakan iki ayrı dosyaya ilişkin bakanlık binasında önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Gürlek, 1993’te bombalı bir suikastla hayatını kaybeden gazeteci Uğur Mumcu ile 2009’da şüpheli koşullarda ölen eski Özel Harekat Daire Başkanı Behçet Oktay’ın ailelerini ağırladı.
MUMCU AİLESİYLE GÖRÜŞME
Bakanlıktaki kabullerden birinde, 24 Ocak 1993’te Ankara’daki evinin önünde aracına yerleştirilen bombanın patlaması sonucu öldürülen araştırmacı gazeteci ve yazar Uğur Mumcu’nun ailesi yer aldı. Görüşmeye Mumcu’nun eşi Şükran Güldal Mumcu ile oğlu Özgür Mumcu katıldı. Cinayetin üzerinden 30 yılı aşkın süre geçmesine karşın aydınlatılamayan noktalar, soruşturma dosyasının hukuki süreci, son gelişmeler ve bakanlık bünyesinde yürütülen yeni adli incelemeler görüşmede ele alındı. Mumcu ailesinin, suikastın tüm boyutlarıyla aydınlatılması ile faillerin ve arkasındaki odakların tam olarak ortaya çıkarılması yönündeki taleplerini Bakan Gürlek’e ilettiği öğrenildi.
Cinayetin işlendiği dönemde Emniyet Genel Müdürü olan Mehmet Ağar’ın geçmişte Güldal Mumcu’ya “Soruşturmanın önüne duvar örülüyor” dediği, Mumcu’nun da buna “Çekin tuğlayı duvar yıkılsın” karşılığını verdiği biliniyor. Gürlek’e yapılan bu ziyaretle söz konusu tarihi karşılıklı söz yeniden gündeme geldi.
BEHÇET OKTAY’IN AİLESİYLE GÖRÜŞME
Adalet Bakanı Gürlek, aynı gün sabah saatlerinde ise eski Özel Harekat Daire Başkanı Behçet Oktay’ın ailesini kabul etti. Bu görüşmede Oktay’ın oğlu Burak Oktay ile kardeşi Şule Oktay hazır bulundu.
25 Şubat 2009’da Ankara’da Dikmen Vadisi’nde aracında hayatını kaybetmiş halde bulunan ve ölümü resmi kayıtlara “intihar” olarak geçen Behçet Oktay’ın dosyasında aile, uzun süredir bu ölümün bir cinayet olduğu şüphesini taşıyor. Görüşmede Oktay ailesi, ölüm olayında FETÖ mensuplarının doğrudan rolü ve bir kumpas ihtimali bulunduğunu öne sürerek dosyanın yeni deliller ışığında yeniden açılmasını ve kapsamlı biçimde incelenmesini talep etti.
Adalet Bakanlığı kaynakları, her iki dosyada da hukuki süreçlerin ve ailelerin ilettiği taleplerin titizlikle değerlendirileceğini bildirdi.

