Tunceli Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybolmasının ardından yürütülen soruşturma dosyası, cezaevinden gönderilen şok bir itiraf mektubuyla yeniden hareketlendi. Yıllardır çözülemeyen ve intihar şüphesiyle kapatılmaya çalışıldığı iddia edilen dosyaya giren son belgeler, olayın arkasındaki karanlık noktaları ve cinayet iddialarını bir kez daha gün yüzüne çıkardı.
CEZAEVİNDEN GELEN MEKTUP DOSYADAKİ SEYRİ DEĞİŞTİRDİ
Soruşturma dosyasına giren ve cezaevinde bulunan bir şahsın kaleme aldığı öğrenilen itiraf mektubunda, Gülistan Doku’nun kaybolduğu döneme ve sonrasındaki delil karartma süreçlerine dair kan donduran ifadelere yer verildi. Olay gecesi yaşananlar ve cinayetin detaylarına ilişkin buz kestiren açıklamaların yer aldığı mektup, savcılık tarafından doğrudan tahkikat kapsamına alındı.
DİJİTAL VE FİZİKİ DELİLLER REŞEN İNCELEMEDE
İtiraf mektubunun yanı sıra, dosyaya daha önce girmeyen veya silindiği öne sürülen dijital kayıtlar ile HTS dökümleri yeniden incelemeye tabi tutuldu. Cinayet şüphesi ve örgütlü delil karartma iddiaları üzerine odaklanan başsavcılık, mektupta adı geçen şahıslar ve adı geçen mekanlarla ilgili geniş çaplı arama ve ifade alma işlemleri başlattı. Soruşturmanın önümüzdeki günlerde yeni gözaltılarla derinleşmesi bekleniyor.
