1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Mehmet Edip Ören
  4. Siyaset, Beceriksizlik ve Fatura

Siyaset, Beceriksizlik ve Fatura

featured

Yazar Mehmet Edip Ören, yerel yönetimlerin ve merkezi siyasetin beceriksiz uygulamalarını sert bir dille eleştirerek Türkiye’nin güncel sosyo-politik durumunu değerlendirmektedir. Belediye hizmetlerindeki aksaklıklar ve trafik sorunları üzerinden liyakat sorgulanırken, muhalefetin halkın umutlarını yönetme biçimi ve milliyetçi bloğun yükselişi vurgulanmaktadır. Metin, uluslararası ilişkilerdeki tutarsızlıklara ve ekonomik kayıplara neden olan yüksek maliyetli siyasi kararlara dikkat çekmektedir. Adalet sistemindeki çifte standartlar ile kamu kaynaklarının israf edilmesi, yazarın temel rahatsızlık noktalarını oluşturmaktadır. Nihayetinde bu kaynak, yönetici hatalarının faturasının halka kesildiği bir siyasal eleştiri niteliği taşımaktadır.

 

Ömrümüzün bir Temmuz sayfasını daha kapatmak üzereyiz. İyi mi geçti, kötü mü geçti bilemiyorum ama iyi geçtiyse sevinin. Türkiye’deki %20 içindesiniz demektir. Hepinize merhabalar olsun. Türkiye birden büyüktür…

Siz her gördüğünüz, aktivitesi yerinde olan bir insanın bütün organlarının tam teşekküllü olduğuna, görevlerini layıkıyla yerine getirdiğine kanaat getirebilir misiniz… “Tabii” diyenlerin olacağını düşünerek peşin olarak “Hayır” diyelim… Örnek çok da birkaç taneyle yetinelim… Mesela: sokakta kendi halindeki bir kediye tekme atan kimsenin kalbi var mıdır… Mesela: Yılın on iki ayı inşaat sezonu olmasına rağmen sezonun en yoğun Temmuz ayında, Datça trafiğini altüst eden ana arter asfaltlama çalışmalarını başlatan, alternatif yol belirten tek levha koymayan, araçlara el yordamıyla daracık sokaklarda çile çektiren Datça Bld. Bşk.ının; mesela: yarım saatte zor geçilen, Muğla akıllı kavşak yenileme ve üst geçit inşaatını yapan Muğla Büyükşehir Bld. Bşk.ının beyni var kabul edilebilir mi… Sakın bu yazdıklarımın sadece Muğla ili içinde kaldığını sanmayın. Türkiye’nin birçok köşesinde durum aynı. Bu bizi hangi neticeye götürür… Durun, ondan da münferit bir örnek vereyim. Datça – Karaincir – Emecik Bölgesinde, ailesi ve kendisi köklü CHP’li olan elektrik ustası Ajlan Kardeş’imiz, bir dahaki seçimde oyunu AKP’ye vereceğini söylüyor… Netice mi… Üst akıl CHP’yi birinci parti yaparak halkın umutlarını bu noktaya topluyor. Yeni umut, umutsuzluğu getirirse durum kime yarar? Tabii ki eski umuda… Bilmem anlatabiliyor muyum… Şimdi çabalarım daha iyi anlaşılıyordur… Neden dip dalgayı arkasına almış, yeni umut olmuş Milliyetçi Bloğu savunduğum… İşte bu yüzden, beklenen oluşuma engel olanlar veya ağırdan alanlar gözümüzde her gün biraz daha küçülmekteler… Beyin ve beyinsizlik konusunu kapatmadan, benim birbirinden değerli (!!!) gazeteci dostlarıma, pardon müsveddelerine de söyleyecek bir çift sözüm var… Geçen gün S.cü TV haberlerini seyrediyordum. Çankaya Bld. Bşk.ının havaalanı yürüyen merdivenlerinden inerken çekilen 3-5 saniyelik görüntüsünü belki yüz kere seyrettik. Seyretmekten çıldırma seviyesine geldim, başka kanala kaçtım. Ey iş bilmezler, bunun adı habercilik değil, Çin işkencesidir. Çinlilerin hapishanede mahpuslara en sevdiği şarkıyı binlerce defa dinleterek veya damlayan su sesini sürekli vererek yaptıkları işkenceyi çoğu kimse bilir.

Hiç ilgilenmediğim, basit bir tiyatro, piyes gibi gördüğüm NATO soytarılığı cebimizi delik deşik ederek bitti, gitti… Pedofili bunağın söyleyip de yapmadıklarını ve de vermediklerini biliyoruz. Gizlenenler, açıklanmayanlar çok korkunç olabilir. Bir randevu ve de meşruiyet için sınırsız Boeing alışımız, doğalgaz ihracatçısı (!!!) olmamıza rağmen 24 yıllık gaz alım anlaşması yapmamız vs. sadece Oval Ofis randevusu içindi. Orada ne talimatlar verildi, en son kapıdan çıkarken “Benim için bir şey yapacak” lafı ne demekti anlayamadık. Biz Mutlak Butlan‘la uğraşırken neler olacağından bihaber, çok uzağız. Pedofili Trump, Ankara’daki konuşmasında da Rahip Brunson olayını hatırlattı. Acaba böylece isteklerini emniyete mi almak istiyor, yoksa Adalet Bakanı’nın “Yargı bağımsızdır” lafıyla dalga mı geçiyor… Her neyse, olayı birazcık magazin yaparak kapatayım… Toplantının en yaş baklası Miçotakis; en zırzopu beyaz spor ayakkabılı Arnavutluk Devlet Başkanı; en seksisi Meloni; en şaşkını İzlanda Devlet Başkanı idi… Bizce en kayda değer olay, Yerli Emita’nın bundan sonra RT’yi İtalya’daki hiçbir toplantıya göndermeyecek olmasıydı…

O kadar çok ki, AKP’ye geçmeyi reddeden hangi Bld. Bşk. olduğunu unuttuğum birisine suçlama yapılıyor: “Devleti 20 milyon lira zarara uğrattı” diye. Bu, İstanbul’da orta bir mahallede daire fiyatıdır. Bunun için adam tutuklanır da neler için tutuklanmaz… 2.5 milyar $ para verip S-400’leri alıp depolarda çürüten… Milyarlarca doları verip alamadığı uçaklara el konan… En az 15-20 milyar dolar parça üretim gelir kaybına sebep olan kimse… Yasal olmayan şekilde Irak petrolleri taşımacılığı yaptığı gerekçesiyle Paris İstinaf Mahkemesince ülkeyi 1.5 milyar dolar zarara sokan tazminat ödemeye mahkûm eden kimse… Mesela Zafer Havalimanı yolcu garantisini %99.5 yanılarak tahmin eden vs. vs. bizleri ne kadar zarara sokmuştur… Ankapark gibi bir yere milyar dolarları yatırıp heba eden eski bir Bld. Bşk.ı rahatça ortada dolaşır… Yarın bir gün bunlar ve alayı çıkıp “Allah’ım ve milletim beni affetsin” der, olay tatlıya bağlanır; ama belediye başkanı CHP’li ise yandı ki ne yandı…

Hepiniz Allah’a emanet olun. Hoşça kalınız…

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!