Yurt Dışı Dönüşü Gözaltıyla Karşılandı
Olayların fitilini ateşleyen soruşturma, iktidara yakın çevrelerden gelen tepkilerin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılmıştı. Göktaş, yurt dışı seyahatinin ardından yurda döndüğü anda İstanbul Havalimanı’nda polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Sanatçı, emniyetteki sorgusunun ardından adliyeye sevk edildi ve nöbetçi hâkim karşısına çıkarıldı. Yapılan değerlendirmenin sonunda hâkim, Göktaş hakkında tutuklama kararı verdi.
Adliye Önünde Destek Gösterisi
Gözaltı kararının duyulmasıyla birlikte Çağlayan Adliyesi çevresinde bir araya gelen kalabalık, karara tepki gösterdi. “Deniz Göktaş’a özgürlük” sloganları adliye koridorlarında yankılandı; gerginliğin büyümesi üzerine çok sayıda polis ekibi bölgeye sevk edildi.
Savcılık Sorgusunda Şakaların Arkasındaki Anlam Soruldu
Savcılık ifadesinde Göktaş’a, gösterisinde geçen ve “üçüncü kitap iyiydi, dördüncüsünün çevirisi zayıf” şeklinde özetlenebilecek sözlerinin ne anlama geldiği soruldu. Sanatçı bu ifadeyi, uzun saçlı olduğu döneme ait bir anısına dayandırdığını, dış görünüşü yüzünden kendisine yöneltilen ön yargıları anlatmak istediğini savundu. “Dördüncü kitap” ifadesiyle Kur’an-ı Kerim’i, “çeviri” ifadesiyle ise meal tartışmalarını kastettiğini, herhangi bir aşağılama niyeti taşımadığını belirtti.
Sorgu ilerledikçe Savcılık, gösteride geçen ve dördüncü kitabın “en sevdiği” olduğunu söylediği diğer bölümü de gündeme getirdi. Göktaş, toplumun kendisine dindar olmayan biri gözüyle baktığını, ancak söyleminin aslında teolojik bir espriden ibaret olduğunu, aşağılayıcı bir kastı bulunmadığını yineledi. Aynı şakayı üç yıldır yaklaşık yüz bin kişilik seyirci kitlesine yaptığını, bugüne kadar kimsenin bu bölümden rahatsızlık duyduğuna dair bir şikâyette bulunmadığını sözlerine ekledi.
Dalgıç Esprisine de Açıklama Getirdi
Sahne performansında yer alan ve denizde haşema giyen kişilerle dalgıçlar üzerinden kurgulanan bir diyalog da sorgunun konularından biri oldu. Savcılığın “gerçekten dalgıçları mı hedef aldınız” sorusuna Göktaş, aslında eleştirdiği şeyin haşemayla denize giren insanlara yönelik toplumsal ön yargı olduğunu söyledi. Seyirciyi önce yanlış bir beklentiye sürükleyip ardından kendi ön yargısıyla yüzleştirdiği bir kurgu kullandığını, bu tekniğin bilinçli bir eleştirel yöntem olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı’na Yönelik Sözler Masaya Yatırıldı
İfadenin bir diğer bölümünde, Göktaş’ın gösterisinde Cumhurbaşkanı’na atıfla kullandığı “kendin ol, kabuklarını kır” temalı espri ile terapi ve aile üyelerine dair yaptığı şakalar gündeme geldi. Göktaş, bu bölümlerin tamamen mizahi kurgular olduğunu, Cumhurbaşkanı’nın da herkes gibi kişisel gelişim içerikleri izleyebileceği fikrinden yola çıktığını anlattı. Psikoloji mezunu olması nedeniyle “terapisti olabilme” hayaliyle ilgili sözlerinin de yine espri amaçlı olduğunu, hakaret kastı taşımadığını savundu.
Emniyetteki İfadesi de Ortaya Çıktı
Göktaş’ın daha önce emniyette verdiği ifadeye ulaşan Sözcü TV muhabiri Dilara Şahin’in aktardığına göre sanatçı, kendisine yöneltilen suçlamaları burada da kabul etmedi. İnançlı insanları incitme gibi bir niyeti olmadığını belirten Göktaş, Cumhurbaşkanı’nı aşağılamayı da hiç amaçlamadığını söyledi. “Diktatör” ve “otokrat” gibi kavramları siyasi birer nitelendirme olarak kullandığını, bu kelimelerin zaten kamuoyunda sık sık tartışıldığını ifade etti.
İfadesinde, paylaşımların gerçekten kendisine ait olduğunu, sorun teşkil eden görüntülerin 1 Haziran 2026’da Harbiye’de sahnelediği gösteriden alındığını doğruladı. Metnin tamamen kendisi tarafından hazırlandığını, üç yıldır Türkiye’nin farklı şehirlerinde yüz binden fazla kişiye aynı gösteriyi sunduğunu, bu bölümlerden dolayı bugüne dek hiçbir izleyicinin rahatsızlığını iletmediğini vurguladı. Gösterisinde yalnızca dini konulara değil, farklı siyasi görüşlere ve tanınmış isimlere dair de espriler yaptığını, bunun kendi mizah anlayışının bir parçası olduğunu söyledi. Söz konusu kitap göndermesinin “kötüleme” değil “beğeni” ifadesi olduğunu, çeviri yorumunun da yıllardır süregelen meal tartışmalarına bir gönderme olduğunu yineledi. Cumhurbaşkanı’na yönelik sözlerinde de aşağılama amacı gütmediğini, kullandığı siyasi terimlerin kamuoyunda zaten yaygın biçimde tartışılan kavramlar olduğunu belirterek üzerine atılı tüm suçlamaları reddetti.
Süreç Tutuklamayla Sonuçlandı
İktidara yakın çevrelerin hedef göstermesiyle başlayan soruşturma sürecinde önce gözaltına alınan, ardından emniyette ve savcılıkta ifade veren Deniz Göktaş, çıkarıldığı hâkimlik tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Karar, destekçilerinin adliye önünde topladığı kalabalığın öfkeli tepkisiyle karşılandı; sanatçının avukatları ve yakın çevresi kararın ardından hukuki süreci takip edeceklerini belirtti.
