Yazar M. Fevzi Küçükkahveci, Türk milliyetçiliğinin tarihi ve güncel siyasi gelişmeleri üzerine sert bir eleştiri ve uyarı metni kaleme almıştır. Yazıda, 1978 yılındaki tarihi Ankara yürüyüşü hatırlatılarak Türk milliyetçilerinin iktidar olma hakkının geçmişten bugüne çeşitli müdahalelerle engellendiği savunulmaktadır. Güncel siyasetteki “açılım” söylemleri ağır bir dille eleştirilirken, bu durumun vatana ve anayasal düzene karşı bir ihanet olduğu iddia edilmektedir. Başbuğ Alparslan Türkeş ve Atatürk’ün ilkelerine bağlılık vurgulanarak, Türk milletinin bağımsızlığını ve Cumhuriyet’i koruma azmi en üst perdeden dile getirilmektedir. Son olarak, terör örgütü liderine yönelik esneklik gösterilmesi ve anayasanın temel maddelerinin tartışmaya açılmasına karşı tavizsiz bir direniş çağrısı yapılmaktadır.
15 Nisan 1978 tarihinde “iktidara ihtar ve devleti uyarma” amacıyla düzenlenen, Türkiye genelinden yüz binlerce Türk milliyetçisinin katıldığı, Başbuğ Alparslan Türkeş‘in en önde elinde “Ölümden ve işkenceden yılmayız” pankartını taşıyarak yürüdüğü tarihi “Büyük Yürüyüş” mitingi 48 yıl önce Ankara Tandoğan Meydanı‘nda gerçekleştirilmişti.
Türk düşmanlarını korkutan bu muhteşem yürüyüş ve miting, TÜRK MİLLİYETÇİLERİNİN İKTİDARININ ÖNÜNÜ KESMEK İÇİN yapılan 12 Eylül darbesinin en önemli nedenidir.
Sonrasında da malumunuz üzere defalarca iktidar fırsatı önümüze gelmesine, sağın birinci partisi olunmasına rağmen, milliyetçilerin başı bağlandığı için; TÜRK MİLLİYETÇİLERİNİN İKTİDARI ENGELLENMİŞ, önce sola, sonrasında siyasal İslamcılara iktidar verilmiştir!
Ankara’ya her geldiğimde ilk Başbuğum TÜRKEŞ‘in kabrine uğrar, diz vurup dua ederdim. Töresiz, ülküsüz, haksız ve hukuksuz bir şekilde kabrinin girişleri kapatıldığı için ilk kez bunu yapamadım. Karşısından üzülerek Fatiha’mızı okuyabildik.
Oradan Başbuğ ATATÜRK‘ün huzuruna gidip, diz vurup dua ettik. HER DURUM ve HER ŞARTTA EMRİ ve EMANETİ ÜZERE, yüce TÜRK MİLLETİ‘nin birinci vazifesi: TÜRK İSTİKLALİNİ, TÜRK CUMHURİYETİ’Nİ ilelebet muhafaza ve müdafaa edeceğini; vatanımızın İHANET, İŞGAL, YAĞMA ve İSTİBDATTAN kurtulması için TÜRK BAYRAĞINI AÇTIĞIMIZI söyledik.
Yarım saatten fazla bir yürüyüşle miting alanına geçtik. Manzara muhteşemdi. Vatanımızın her bölgesinden TÜRK BAYRAĞINI alan, “İHANETE SON! TÜRK’ÜN VATANI SAHİPSİZ DEĞİL!” diyerek koşup gelmişti. Her siyasi görüşten, her yaştan TÜRK MİLLETİ Tandoğan’a akmıştı.
TÜRK İSTİKLALİNİ, TÜRK CUMHURİYETİ‘ni ilelebet muhafaza ve müdafaada birleşen BÜTÜN SİYASİ PARTİLERİN ve teşkilatlı yapıların birlikte gerçekleştirdiği bir miting OLSAYDI, tarihe görülmemiş EN BÜYÜK MİTİNG olarak geçebileceğinin ayak sesiydi Tandoğan. İhanet, TÜRK MİLLETİNİ YOK SAYARAK böyle kanunsuz ve pervasız devam ederse O GÜN DE ÇOK YAKINDIR.

Dervişoğlu’nun konuşması Kadir İnanır konusu hariç, Türk Milleti’nin duygularına tercüman olan içerikte çok güzel ve hitabet yeteneğinin gücüyle de etkileyiciydi.
Birinci “açılım” ihanetinde sözde “akillerden” tanıdığım, PKK’ya sempatiyle bakan, bölücü düşüncelerine gereken cevabı yüzüne verdiğim Kadir İnanır yaşasaydı; o yaratığa özgürlük istenen, paçavraların açıldığı yasa dışı DEM mitinginde yer alacağı kesin olan biridir.[1]
AKP Genel Başkanı “Apo gelsin, Meclis’te konuşsun”, “kurucu önder” ve ayağına gidilsin deseydi, AKP’liler de dahil TÜRK MİLLETİNİN TAMAMI DUR DER; İLK SEÇİMDE SANDIĞA GÖMERDİ!
Bu yüzden ve TÜRK MİLLETİN PRIORİTESİNİ / DİRENCİNİ KIRMAK İÇİN bu sözler Bahçeli’ye söyletildi!
Sizin “Ülkücü Türk Milliyetçisi bunu yapmaz, yapamaz” diyeceğiniz SINIRINIZ NEDİR? Böyle bir sınırınız VAR MI? sorum hâlâ cevapsız kalmıştır.
1. AÇILIM İHANETİ yüzünden 793 yiğidimizi ŞEHİT, binlerce GAZİ verdik! Sorumluları daha bu İHANETİN HESABINI VERMEMİŞTİR!
2. açılım İHANETİ bir Ermeni kalkışması, Ermeni İSYANIDIR!
Bu İHANETİN öncülerinin tamamı azılı TÜRK DÜŞMANI, mimarları ise Öcalan yaratığı gibi HER YERE SIZMIŞ GİZLİ Ermenilerdir!
TÜRK düşmanlarında şer, TÜRK’TE ER TÜKENMEZ! KORKMA!
Uydurduğunuz tarihle falan TÜRK, EGEMENLİK HAKKINI kimseyle PAYLAŞMAYACAK!
“Lider, teşkilat, doktrin” kavramlarını mankurtlaştırmak için çarpıtıp kullananlara:
LİDER DE TEŞKİLAT DA DOKTRİNİN EMRİNDEDİR!
DOKTRİNİN MİMARI VE SAHİBİ, BAŞBUĞ ALPARSLAN TÜRKEŞ’TİR!
DOKTRİNİN ÜSTÜNDE HİÇBİR OTORİTE YOKTUR!
DOKTRİNE UYMAYAN, YOK HÜKMÜNDEDİR!
2 AÇILIM İHANETİNİN HEDEFİNDE, “ilelebet muhafaza ve müdafaa” edeceğimiz “Türk istiklâli, Türk Cumhuriyeti” vardır!
PKK ile açılıma TÜRK MİLLETİ YETKİ VERMEMİŞTİR! Yapılanlar ve söylenenler YASA DIŞIDIR! Her gün Anayasamızı ihlal suçu, suçu ve suçluyu övme, PKK’yı övme suçu işlenmektedir! Elbette Cumhuriyetimizin savcıları VARDİR!
Ağırlaştırılmış müebbet değil, İDAM CEZASI ALMIŞ, ne tesadüftür ki aynı kişiler tarafından sehpadan kurtarılmış katil, şerefsiz yaratığın HİÇBİR UMUDU, HİÇBİR HAKKI OLAMAZ!
Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, aziz vatanın her köşesi sayısı belirsiz MİLYONLAR tarafından bilfiil İŞGAL edilmiş, millet fakruzaruret içinde harap ve bitap düşmüş, iktidara sahip olanlar GAFLET, DALALET ve hatta HIYANET içinde olsa da YÜCE TÜRK MİLLETİ HER DURUM ve HER ŞARTTA birinci vazifesi olarak; TÜRK İSTİKLALİNİ, TÜRK CUMHURİYETİ’Nİ ilelebet muhafaza ve müdafaa EDECEKTİR!
ANAYASAMIZIN İLK 4 MADDESİ ve 6., 42., 66. maddelerine dokunmak, kim olursanız olun; hakkınız ve HADDİNİZ DEĞİLDİR!
BU TARTIŞILAMAZ BİLE! SON SÖZÜ, YÜCE TÜRK MİLLETİ SÖYLER!
[1] İlgili videoya bu adresten ulaşabilirsiniz: https://www.dailymotion.com/video/x28hlwx
