Kwiatkowski’ye göre, görevden uzaklaştırılan ya da baskı altında tutulan generaller, özellikle Kara Kuvvetleri’nin sahadaki operasyonel deneyimini temsil ediyor. Bu isimlerin aynı zamanda genç askerlerin ‘hazırlık düzeyi’ ile birlikte, ‘yasadışı’ ve ‘gereksiz’ olarak görülen savaşlara ilişkin tutumlarını ve düşünce yapısını yakından bildiğini belirtti.
Söz konusu savaşın, ABD’de bazı askerler tarafından Washington’daki tek bir siyasi figür, ‘Epstein çevresi’ ya da İsrail tarafından yönlendirilen ‘politik’ bir savaş olarak algılandığını ifade eden Kwiatkowski, bu algının ordu içinde ciddi bir tartışma yarattığını dile getirdi.
‘Askerler arasında yaşananlar sır değil’
Kwiatkowski, son yıllarda ABD Başkanı Donald Trump’ın Truth Social üzerinden yaptığı açıklamaların, hakaretlerin ve ‘yanlış beyanların’ askerlerin hafızasında taze olduğunu belirterek, ABD askeri unsurlarına ve tesislerine verilen zararın da ordu mensupları açısından ‘gizli’ olmadığını kaydetti.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’i de eleştiren Kwiatkowski, Hegseth’in ‘katliam’ çağrışımı yapan dini söylemleri, zayıf liderlik özellikleri ve tamamen gönüllülük esasına dayanan orduya yönelik ‘kayıtsız’ ve zaman zaman ‘saygısız’ yaklaşımı nedeniyle askerler arasında ‘küçümseme’ ile karşılandığını savundu.
‘Ordunun bir kısmı etkilenmiş olabilir’
Kwiatkowski, ordunun yüzde 10 ila 20’sinin bu olumsuz tutumdan etkilenmiş olabileceğini belirterek, bu durumun hem Trump hem de Hegseth’in söylem ve politikalarıyla bağlantılı olduğunu ifade etti. Görevden alınan isimlerin yerini ‘evet efendimci’ generallerin almasının da bu süreci derinleştirdiğini söyledi.
Bu tablonun, ABD’nin güvenebileceği bir ‘savaş gücü’ oluşturma kapasitesini zayıflatabileceği uyarısında bulundu.
‘Tasfiyelerin nedeni muhalefet korkusu’
Kwiatkowski’ye göre, söz konusu tasfiyelerin temel nedeni, askeri liderlik içinde ortaya çıkabilecek ‘örgütsel ve siyasi muhalefet’ten duyulan endişe. Ancak bunun yerine, ‘sonsuz’ ve ‘gereksiz’ savaşların yanı sıra, Kovid-19 aşı zorunlulukları gibi tartışmalı kararların yarattığı hasarın değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Komuta zincirinde güven sorunu
Kwiatkowski, komuta zincirinin hem üst hem alt kademelerinde ‘güven eksikliği’ yaşandığını savunarak, Hegseth’in bu güveni ‘dalkavuklar’ aracılığıyla sağlamaya çalıştığını ileri sürdü. Buna karşın generallerin daha ‘yapısal’ bir çözümü, daha iyi eğitim ve daha güçlü sivil liderlik, tercih ettiğini, ancak mevcut koşullarda bunun mümkün görünmediğini ifade etti.
ABD ordusunun olası kayıpların farkında olduğunu belirten Kwiatkowski, sahada görev yapan askerler düzeyinde ‘belirsiz’ bir tepkinin oluşabileceğini, üst düzey subaylar arasında ise daha temkinli ancak ‘mantığa dayalı’ ve ‘sert’ uyarıların dile getirilmeye başlanmış olabileceğini sözlerine ekledi.