1. Haberler
  2. Gündem
  3. Azmi Karamahmutoğlu: TBMM’de Çok Uluslu Yabancı Güç İçin Tezkere Kararı Çıkmış mıdır?

Azmi Karamahmutoğlu: TBMM’de Çok Uluslu Yabancı Güç İçin Tezkere Kararı Çıkmış mıdır?

featured
0
Paylaş

Azmi Karamahmutoğlu: Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin 19. maddesi, yani bir savaş var ve Türkiye bu savaşa taraf değil. 19. maddesinin uygulanmasından vaz mı geçiliyor? Yani yabancı askeri gemilerin Karadeniz’den geçişindeki tonaj ve 21 günlük süre sınırlaması uygulaması değişiyor mu? Bu uygulamanın Türkiye’yi savaşta taraf yapacağının farkında mısınız? Bölgemizde savaş ve çatışmalardan kaynaklanan bunca ağır risk ve tehditler varken, Türkiye çok uluslu bu yabancı askeri güce destek vererek Rusya ile karşı karşıya mı getirilmek isteniyor?”

 

Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin karşı karşıya olduğu demografik riskler, ekonomik buhran ve uluslararası güvenlik sorunlarına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Karamahmutoğlu, özellikle İstanbul’da konuşlandırılacağı iddia edilen çok uluslu askeri güç ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi üzerinden hükümete sert sorular yöneltti. Karamahmutoğlu’nun açıklamaları şu şekilde:

 

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER VERİLERİNE GÖRE TÜRKİYE DÜNYADA EN FAZLA MÜLTECİ BARINDIRAN ÜLKELERDEN BİRİ

“Türkiye bugün sadece ekonomik bir kriz, bir buhranın değil, aynı zamanda demografik güvenlik ve stratejik bir krizin içerisindedir. Biz Zafer Partisi olarak Türk milletine gerçekleri söylemek zorundayız. Türkiye bir demografik beka meselesiyle karşı karşıyadır ve biz bunu Zafer Partisi’nin kurulduğu günden itibaren söyleyegeldik. Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu bu tehditlerden biri olarak bu demografik baskıyı bundan sonra da işlemeye devam edeceğiz. Türkiye bugün dünyanın en fazla sığınmacı barındıran ülkesidir. Birleşmiş Milletler verilerine göre Türkiye dünyada en fazla mülteci barındıran ülkelerden biri. Değişik isimlendirmelerden, tanımlamalardan bağımsız olarak bizim kısaca ‘yasadışı, kaçak nüfus’ olarak adlandırdığımız bu ‘sığınmacı, mülteci, geçici koruma altında olanlar, kaçak göç, düzensiz göç’ gibi ifadelerle anılan bu yasadışı kaçak nüfus için ortaya koymuş olduğumuz değerlendirme, demografik bir işgal altında olduğumuz şeklinde olagelmiştir. Demografik göçe ‘hoş geldin’ diyen AKP hükümetini de bu tanımlama hep rahatsız edegelmiştir.

Bu tablo Türkiye için demografik değişim anlamına gelmektedir. Bir nüfus değişimi anlamına gelmektedir.

Nitekim hemen birkaç gün önce AKP hükümetinin Aile Bakanı Sayın Mahinur Göktaş’ın ağzından bir itiraf geldi.

Sayın Aile Bakanı şöyle dedi: Hızla yaşlanıyoruz, nüfusta ülkemizdeki düşüş çok hızlı oldu.

Bazı ülkelerin 90 yılda yaşadığı düşüşü biz, yani Türkiye, 27 yıl gibi kısa bir sürede yaşadık.

Bazı ülkelerin 90 yılda yaşadığı düşüşü biz Türkiye olarak 27 yılda yaşamışız diye AKP’nin Aile Bakanı şikâyette bulunuyor.

İyi de bu 27 yılın 23 yılında sizin partiniz Adalet ve Kalkınma Partisi Türkiye’ye hükümet etti, Türkiye’yi yönetti.

AKP’li Aile Bakanı Göktaş devam etmiş, ‘doğurganlık hızımızda bu şekilde gidersek önümüzdeki 5 yıl içerisinde ilkokul çağındaki çocuk sayımız 900 bin azalacak’ diye kederlenmiş.

Sayın Bakan’a hatırlatmak ve kendi politikalarından mülhem bir tavsiyede bulunmak isteriz. Çoban bulamadığınız için ülkemizi kaçak göçmen cennetine çevirmiştiniz.

İlkokul çağında çocuk bulamayınca da ilkokullar öğrencisiz kalmasın diye kaçak göçmen çocuklar ithal edersiniz artık.

Yüce Türk milleti, bu nüfus yapısına, demografiye ilişkin bu dehşet tablosunun kalıcı olup olmaması, AKP iktidarının kalıcı olup olmamasıyla alakalıdır, ilişkilidir.

Bu karar tamamen siz Türk seçmeninin elindedir. Bu demografik bozulmayı düzeltebilecek ve düzensiz göçü tersine çevirebilecek olan tek siyasal parti, bu sorunu bir milli güvenlik meselesi olarak ele alan Zafer Partisi‘dir.

AKP’NİN UYGULAMIŞ OLDUĞU EKONOMİ PROGRAMI, SİSTEMATİK BİR YOKSULLAŞTIRMA VE SEFALETİ TOPLUMUN GENELİNE YAYMA PROGRAMI HALİNE GELMİŞTİR

Değerli Türk kamuoyu,

Türkiye ekonomisi, Adalet ve Kalkınma Partisi yönetiminde özellikle son 8 yılda girmiş olduğu krizin, buhranın içerisinde geçtiğimiz son haftada da dalgalı seyrini sürdürmüştür.

Geniş tanımlı işsizlik oranımız yüzde 30 seviyelerine kadar çıkmıştır. Gerçek işsiz sayısı ise 10 milyonun üzerindedir.

Vatandaşlarımız artan kira fiyatları, yükselen gıda fiyatları ve azalan alım gücüyle karşı karşıyadır.

AKP’nin uygulamış olduğu ekonomi programı, sistematik bir yoksullaştırma ve sefaleti toplumun geneline yayma programı haline gelmiştir.

Değerli Türk milleti,

Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri de sevgili gençlerimizin yurt dışına gitmesidir, gitme çabasıdır, gitme isteğidir.

Özellikle eğitim düzeyi üniversite mezunu olan gençlerimiz yurt dışına gitmek istemektedir. Nitelikli iş gücü Türkiye’den ayrılmaktadır.

Çünkü gençlerimiz kendi ülkelerinde gelecek kaygısı yaşamaktadır. Bu durum, bu dışarıya beyin göçü ve genç nüfus göçü Türkiye’mizin geleceğini tehdit etmektedir.

Zafer Partisi olarak biz gençlere iş, umut ve gelecek sunabilen politikalar savunuyoruz ve Zafer Partisi’nin gençlere ilişkin bugüne değin açıkladığı politikalarının diğer siyasi partiler tarafından da sahiplenilmesini istiyoruz.

Bunu diğerleriyle paylaşmaktan kaçınmıyoruz. Gençlerimizi ülkelerinde mutlu, müreffeh tutabilmek için bu politikaların sahiplenilmesi gerekiyor.

BAŞLATTIKLARI İKİNCİ ÇÖZÜM İHANET SÜRECİYLE BİRLİKTE SON 1,5 YILDIR TÜRK DEVLETİ’NİN VE MİLLETİNİN GURURUYLA OYNANMIŞTIR

Değerli basın mensupları,

Türkiye’mizin çevresindeki riskler sizin de topluma anlattığınız gibi artmaktadır. Özellikle Orta Doğu’daki gerilim ve askeri çatışmalar, Doğu Akdeniz’deki gelişmeler, etnik ayrılıkçı narko terör örgütüyle karşılıklı kurulan pazarlık masası, ekonomik buhranla birlikte Türkiye’mizin içinde ve karşı karşıya bulunduğu tehlikeler olarak ilk sırada yer alıyor.

Narko terör örgütüyle kurulan bu pazarlık masasını kurduran Devlet Bahçeli ve AKP hükümetidir.

Başlattıkları ikinci çözüm ihanet süreciyle birlikte son 1,5 yıldır Türk Devleti’nin ve milletinin gururuyla oynanmıştır.

Son 1,5 yıldır alelacele kurdukları bu al-ver pazarlık masasının her aşamasını çabucak ilerlettiler.

Şimdi de aynı Devlet Bahçeli, daha birkaç gün önceki beyanatında şöyle sesleniyor: Süreci boğmanın, aceleye getirmenin âlemi yok.

Hukuki düzenlemeler adım adım yerine getirilecek. Arkadaşlar, ülkemizi nasıl bir karanlık koridora soktuklarını gizliyorlar.

Zafer Partisi’ne itiraz ederek ‘pazarlık yok’ diyenler, şimdi de hukuki düzenlemeler adım adım yerine getirilecek diyor.

Adeta alınan bir talimatı yerine getirircesine muhatabına güvence veriyor. Adım adım yerine getirilecek.

Baş teröriste umut hakkı ve statü tartışmaları arasında kalleş terör saldırılarıyla 20’lik delikanlılarımızı hayattan koparan katil Apo’nun daha rahat koşullarda yaşaması için İmralı’da bir malikane inşa edildiği haberlerini okuyoruz.

ÜLKEMİZİ NASIL BİR KARANLIK KORİDORA SOKTUKLARINI GİZLİYORLAR

Kıymetli Türk kamuoyu,

Dünya politikasındaki son gelişmeleri 1,5 yıl evvel Türkiye’nin sokulduğu bu koridordan bağımsız olarak okumadan ele alarak devam edelim.

Son bir haftadır uluslararası politikalarda çok önemli gelişmeler yaşanmıştır. Orta Doğu’da gerilimi artıran ABD-İsrail askeri saldırıları petrol fiyatlarını yüzde 50 artırmıştır.

Petrol fiyatı 119 dolar seviyesine kadar çıkmıştır. Küresel piyasalarda ciddi dalgalanmalar yaşanmış ve küresel enerji arzında krizler oluşmuştur.

Ayrıca küresel borsalarda düşüşler yaşanmıştır. Küresel ekonomik belirsizlik artmıştır. Bu gelişmeler elbette Türkiye ekonomisini de etkilemektedir. Bundan bağımsız kalması düşünülemezdi.

Çünkü Türkiye’nin bulunduğu coğrafya dünyanın en kritik ve stratejik bölgelerinden biridir. Emlak değeri de en yüksek olan coğrafyadır.

Çünkü Karadeniz, Orta Doğu, Balkanlar ve Kafkasya’yla çevrili olan Türkiye’miz güçlü olmak zorundadır.

Toplumsal bağları zayıflayan, bu bağları zayıflatan, milleti oluşturan bireyleri değişik kimlikler altında kamplara ayrıştıran, kamplaştıran, demokrasisi zayıflatılmış, yargısı siyasallaştırılmış, farklı kimlikler etrafında dağıtılmış bir milli bünye, güçlü olma özelliğini yitirir.

Bu hal Türkiye’miz için yaşamsal tehlikeler barındırır. Zafer Partisi olarak çeyrek asra varan AKP iktidarının yönetimi altında bu saydığım olumsuzluklara itilmiş olan Türkiye’miz toplum ve devlet yapısıyla tüm bir ülkenin bu halini tersine çevirecek Zafer Partisi güçlü devlet, güçlü ekonomi, güçlü ordu hedefiyle birlikte çalışmaya başlayacaktır.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ BÖLGESEL BARIŞIN SAVUNUCUSU OLMALIDIR

Türkiye Cumhuriyeti Devleti bölgesel barışın savunucusu olmalıdır. Geçen hafta duyurduğumuz gibi toplantıda AKP hükümeti bir an önce Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni özel gündemle toplayıp parlamentoyu, milletvekillerini bilgilendirmelidir.

Çünkü bunun yapılmasını zorunlu kılan bir gelişmeye bu hafta içinde tanık olduk ki Güvenlik Politikalarından Sorumlu Sayın Genel Başkan Yardımcımız Fikret Bey burada bu konuyla ilgili konuştu.

Millî Savunma Bakanlığı’nın sosyal medya sayfasında Ukrayna operasyonu için teşkil edilen bir çok uluslu deniz unsur komutanlığının İstanbul Beykoz’daki Anadolu Kavağı’nda konuşlanacağı da yayınlanmıştı.

Rusya’ya karşı operasyon amacıyla oluşturulduğu anlaşılan bu kuvvetin NATO komuta yapısı içerisinde olup olmadığı anlaşılamamaktadır.

Türkiye’de muharip görevli çok uluslu bir yabancı askeri gücün NATO veya NATO dışı olsun konuşlanması şu soruların cevaplandırılmasını gerektirmektedir: Anayasamızın 92. maddesine göre Türkiye’de yabancı bir askeri gücün bulunmasına izin verme yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne aittir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bu çok uluslu yabancı güç için bir oylama yapılmış mıdır? Bir tezkere kararı çıkmış mıdır?

Bu sorunun cevabını da partiler, vatandaş, kamuoyu bekliyor. Türkiye 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi‘ni imzaladığı tarihten bugüne dek özenle, tarafsızlıkla ve dirayetle uygulamaktadır.

Bu durum, Karadeniz’de barış, güvenlik ve istikrarın sigortasını oluşturmuştur imzalandığı 1936 tarihinden bugüne değin.

Şimdi bu tesis edilen çok uluslu gücün operasyon yapması için farklı bir uygulamaya mı geçilmektedir? Bu sorun cevabını bekliyor.

Daha da açık soralım sorumuzu. Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin 19. maddesi, yani bir savaş var ve Türkiye bu savaşa taraf değil.

  1. maddenin uygulanmasından vaz mı geçiliyor? Yani yabancı askeri gemilerin Karadeniz’den geçişindeki tonaj ve 21 günlük süre sınırlaması uygulaması değişiyor mu?

Bu uygulamanın Türkiye’yi savaşta taraf yapacağının farkında mısınız? Bölgemizde savaş ve çatışmalardan kaynaklanan bunca ağır risk ve tehditler varken, Türkiye çok uluslu bu yabancı askeri güce destek vererek Rusya ile karşı karşıya mı getirilmek isteniyor?

Oldukça kritik, hukuki, siyasi ve güvenlik boyutları olan bir konu. Sıradan bir haber gibi servis ediliyor.

Yabancı çok uluslu bir gücün Türkiye’de konuşlanacağı öğreniliyor. Ciddi güvenlik sorunları oluşturabilecek bu konulara ait bir açıklama yapılmasını Zafer Partisi olarak bekliyoruz.

Milletin Meclis’ini toplayıp bilgilendirmekten, cevap bekleyen soruları yanıtlamaktan daha ne kadar süreyle kaçınacaksınız diye AKP hükümetine soruyoruz.

Son 3 gündür toplumun yine merak ettiği, toplumla paylaşılmayan bu görüşmelerin, ziyaretlerin şeyi altındaki haberlere sızan, önceden bilgilendirilmeyen bir başka ziyaretle ilgili de yine Türk kamuoyunun cevap beklediğini söylüyoruz.

Sadece yabancı askeri güçler değil, yabancı finans güçleriyle de yapılan ikili temaslar da oldukça dikkat çekici.

Geçen günlerde Dünya Ekonomik Forumu’nun ve aynı zamanda BlackRock şirketinin başkanı olan Laurence Fink‘i Sayın Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, İstanbul’daki Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde ağırladı ve görüştü.

BlackRock’ın Başkanı Fink ile Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın neler konuştuğunu, en azından bu ziyaretin amacının içeriğinin ne olduğunu Türk kamuoyu merak etmektedir.

Biz de vatandaşların bu merakını, bu cevap bekleyen sorusunu muhatabına yöneltmeyi bir görev biliyoruz.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!