1. Haberler
  2. Dünya
  3. İran’ın asıl gücü ne? Beklenmeyen tablo: 1000 füze iddiası! İşte Rusya’dan ölümcül desteğin ilk işareti

İran’ın asıl gücü ne? Beklenmeyen tablo: 1000 füze iddiası! İşte Rusya’dan ölümcül desteğin ilk işareti

ABD ve İran arasındaki müzakere iddiaları tartışılırken, İran’ın füze stokuna dair ortaya atılan çarpıcı detaylar kafaları karıştırdı. Bir yanda hızla eridiği söylenen mühimmat, diğer yanda şaşırtıcı bir toparlanma kapasitesi... Ve şimdi gözler, İran’ın elinde gerçekten ne kaldığında… Çünkü bu sorunun yanıtı, sadece bugünü değil, bölgenin geleceğini belirleyebilir. İşte detaylar…

featured
0
Paylaş

Orta Doğu’da ABD-İsrail-İran ve Körfez Arap ülkeleri arasında tırmanan gerilim, yeni askeri veriler ve sahadan gelen gelişmelerle daha da karmaşık bir hal aldı. Daily Mail’de yer alan haberde İsrail merkezli Alma Araştırma Merkezi tarafından yayımlanan son rapor, İran’ın füze kapasitesinde dikkat çekici bir düşüş yaşandığını ortaya koydu.

İRAN’IN FÜZE STOĞU 2500’DEN 1000’E DÜŞTÜ İDDİASI

Alma Araştırma Merkezi’nin değerlendirmesindeki iddialara göre, çatışmanın başlangıcında İran’ın elinde yaklaşık 2500 adet balistik ve çeşitli türlerde füze bulunuyordu. Ancak gelinen noktada bu sayının yaklaşık 1000’e kadar gerilediği ifade ediliyor. Bu durum, İran’ın uzun süreli ve yoğun tempolu bir çatışmayı sürdürme kapasitesine dair önemli bir gösterge olarak yorumlanıyor.

Savaşın ilk günlerinde İran’ın günde onlarca füze fırlattığı, ancak zaman içinde bu sayının belirgin şekilde azaldığı dikkat çekiyor. Yine Daily Mail’de yer alan haberdeki güncel verilere göre Tahran yönetimi artık İsrail’e günlük yaklaşık 10 füze ile saldırı düzenliyor. Analistler ise bu düşüşün hem stokların azalmasından hem de lojistik ve operasyonel sınırlamalardan kaynaklanabileceğini belirtiyor.

Çatışmanın yaklaşık bir aylık sürece yaklaşmasıyla birlikte İran’ın misilleme kapasitesinde gözle görülür bir zayıflama olduğu değerlendirilse de geçmiş örnekler Tahran’ın hızlı toparlanma yeteneğine de işaret ediyor. Peki ama nasıl?

İRAN’IN YENİDEN SİLAHLANMA KAPASİTESİ DİKKAT ÇEKİYOR

Yine Alma Araştırma Merkezi uzmanları, İran’ın daha önce benzer bir süreçte dikkat çekici bir toparlanma performansı sergilediğine vurgu yapıyor. Örneğin geçen yıl yaşanan ve 12 gün süren çatışmanın sonunda İran’ın elinde yaklaşık 1500 füze kaldığı belirtilmişti. Buna rağmen Tahran yönetiminin yalnızca sekiz ay içinde yaklaşık 1000 yeni füze üretmeyi başardığının altı çizildi.

Merkezin başkanı ve İsrail Savunma Kuvvetleri yedek subayı Sarit Zehavi, İran’ın bu yeniden yapılanma kapasitesine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: “Geçen hazirandaki savaştan sonra İran’ın güçlerini bu kadar hızlı yeniden inşa edebilmesi şaşırtıcı.”

Zehavi ayrıca İran’daki iç dinamiklere de işaret ederek, rejimin devam ettiği sürece askeri kapasitenin yeniden inşa edilmesinin kaçınılmaz olacağını vurguladı: “Eğer İran halkı bu süreci sonlandırmazsa, İslam Cumhuriyeti iktidarda kalacak ve bu kapasiteyi yeniden oluşturmak için her şeyi yapacaktır.”

‘FÜZE SAYISI BİLİNİYORSA, BU İRAN İÇİN ÇOK BÜYÜK BİR PROBLEM’

1000 füze iddiası doğru da olabilir ama İran’ın ateşleme yapmaya devam ettiği şu ortamda çok da gerçekçi gibi de durmuyor. Konuyu Güvenlik ve terör uzmanı, emekli istihbarat albayı Coşkun Başbuğ’a danıştığımda füze gibi kritik askeri tesisat ve malzemelerde istihbarat faaliyetlerinin artacağını vurguladı:

“İran ile ilgili çok şey gündeme getirildi. Hâlâ daha konuşuluyor. Ortalama bir rakam üzerinden konuşacak olursak, genel olarak tahminler 1000 şeklinde yorumlansa da en az 5000 füze olduğu üzerinde durmak lazım. İran’ın en az 2000’ini kullandığı iddia ediliyor. Ama şöyle de bakmak lazım; bu rakama 50 bin diyen ve bunu güçlü bir zemin üzerine oturtan taraflar da var. Doğrusu ne? Bu zaten biliniyorsa İran için çok büyük problem.”

Başbuğ, konunun yüksek derecede gizlilik gerektirdiğine dikkat çekerek, “Bu tür durumlar inanılmaz gizliliğe ihtiyaç duyar. İran’ın bunu kamuoyuyla paylaştığını ya da bilindiği kanaatinde değilim. İran’ın kendi ülke sınırları içinde kuzeyden güneye, hatta güneydoğuya kadar dağların içinde mühimmat depoları yaptığını biliyoruz. Dolayısıyla kimse bunun sayısını kestiremez” ifadelerini kullandı.

Uzman isim, İran’ın mevcut stratejik durumu ve füze stoklarına dair gözlemlerini de paylaştı:

“İran’ın şu an sahadaki cesaretine bakacak olursak, elinde füze stokunun olduğunu yorumlamak çok da yanlış olmaz. İlk etapta çok cömert harcama yaptı, sonra durdu. Ama bunu sadece füze stoklarının eridi şeklinde yorumlamak da doğru olmaz. Stratejik bir durum da olabilir.”

İRAN’A ÖLÜMCÜL DESTEĞİN İLK İŞARETİ: İNSANSIZ HAVA ARAÇLARI SEVKİYATI

Öte yandan Rusya’nın İran’a insansız hava araçları (İHA) tedarik etmeye başladığı da bildirildi. Financial Times’a konuşan Batı istihbarat yetkilileri, bunun savaşın başlamasından bu yana Moskova’dan Tahran’a yapılan bilinen ilk ölümcül mühimmat transferi olduğunu açıkladı. Sevkiyat, İran’ın ABD ve İsrail ile süren çatışmalarında askeri kapasitesini güçlendirmeyi amaçlıyor.

The Telegraph’ta yer alan haberde Batılı istihbarat raporlarına hâkim iki yetkili, üst düzey İranlı ve Rus yetkililerin çatışmanın başlamasından sadece birkaç gün sonra İHA sevkiyatı konusunu görüşmeye başladığını belirtti. Sevkiyatların işlenmesi mart ayının başında başladı ve ay sonunda tamamlanması planlanıyor.

Raporda, İran’a gönderilen İHA’ların Geran-2 ve Şahid-136 kamikaze tipinde olduğu öne sürülüyor. Bu araçlar, Tahran’ın Şahid tasarımından türetilmiş ve Rusya tarafından daha önce Ukrayna’da konuşlandırılmıştı.

Sciences Po Üniversitesi’nden Profesör Nicole Grajewski, Financial Times’a yaptığı açıklamada, “Ruslar, Shahed uçaklarını motorlar, navigasyon ve anti-parazit yetenekleri dahil olmak üzere önemli ölçüde geliştirdiler. Yani bu sistemler, İran’ın kendi ürettiği İHA’lardan daha gelişmiş durumda” dedi.

RUSYA’NIN ÖNCEKİ DESTEĞİ ORTAYA ÇIKMIŞTI

ABD Başkanı Donald Trump, ay başında Moskova’nın Tahran’a istihbarat sağladığına inandığını ifade etmişti. Fox News’e verdiği röportajda Trump, “Sanırım (Putin) onlara biraz yardım ediyor” dedi ve bunu “karşılıklı bir eşleşme” olarak nitelendirdi.

Ancak Trump’ın temsilcisi Steve Witkoff, Rusya’nın iddiaları reddettiğini belirterek, “Ruslar, İran ile istihbarat paylaşmadıklarını söylediler. Yani onların söylediklerine güvenebiliriz” ifadelerini kullandı.

Rusya’nın dört yıl önce Ukrayna’yı işgalinden bu yana, her iki taraf da İHA’ları aktif olarak kullanıyor. Ukrayna’ya yönelik İHA saldırılarının çoğu İran yapımı ve maliyeti 30 bin dolardan az. Bu durum, çatışmanın yürütülme biçimini değiştirdi ve düşük maliyetli ancak etkili bir silahın önemini ortaya koydu.

İran, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail saldırılarına maruz kaldıktan sonra füze ve İHA üretim kapasitesinin yaklaşık üçte ikisinin imha edildiği tahmin ediliyor. Bu nedenle Tahran’ın Moskova’ya yöneldiği bildiriliyor.

İSRAİL HAVA SAVUNMASI İLK KEZ AŞILDI

İran’ın balistik füze saldırıları, İsrail’in hava savunma sistemlerine duyulan güveni de sarsmış durumda. Özellikle geçtiğimiz hafta sonu gerçekleşen saldırılarda İran füzelerinin İsrail savunmasını aşarak kritik bölgelere ulaşması, güvenlik dengelerinde yeni bir kırılma yarattı.

İran’ın gerçekleştirdiği saldırılarda, İsrail’in güneyindeki Dimona ve Arad şehirleri hedef alındı. Bu saldırılarda onlarca kişinin yaralandığı bildirildi. En dikkat çekici gelişme ise saldırıların İsrail’in ana nükleer tesisine son derece yakın bir bölgede gerçekleşmiş olmasıydı.

Bu durum, İran füzelerinin ilk kez nükleer tesis çevresinde konuşlu hava savunma sistemlerini aşabildiği şeklinde değerlendirildi. Uzmanlar, bunun hem psikolojik hem de stratejik açıdan önemli bir eşik olduğunu belirtiyor.

TEL AVİV DE HEDEFTE: FÜZE ŞEHİR MERKEZİNE DÜŞTÜ

Daily Mail’de yer alan habere göre İran’ın saldırıları yalnızca güney bölgeleriyle sınırlı kalmadı. Tel Aviv de doğrudan hedef alındı. Şehir merkezine düşen bir füzenin yaklaşık 100 kilogramlık savaş başlığı taşıdığı belirtildi.

Söz konusu füze, İsrail’in hava savunma sistemlerini aşarak şehirde bir sokağa isabet etti. Patlama sonucu çevredeki bir apartmanın pencereleri parçalanırken, bölgede yoğun duman yükseldi. Olayın ardından acil servis ekipleri bölgeye sevk edildi. Bu saldırı, İsrail’in en yoğun nüfuslu ve ekonomik açıdan kritik merkezlerinden birinin doğrudan hedef alınması nedeniyle büyük yankı uyandırdı.

KÖRFEZ ÜLKELERİNE DE FÜZELER DÜŞTÜ

Gerilim yalnızca İsrail ile sınırlı kalmayarak Körfez bölgesine de yayıldı. Kuveyt’te hava savunma sistemlerine ait şarapnel parçalarının elektrik hatlarına isabet etmesi sonucu birkaç saat süren kısmi elektrik kesintileri yaşandı.

Bahreyn’de ise füze alarm sirenleri devreye girdi. Halk arasında panik yaşanırken, yetkililer savunma sistemlerinin aktif hale getirildiğini duyurdu. Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ise petrol zengini Doğu Bölgesi’ni hedef alan 19 İran insansız hava aracının imha edildiğini açıkladı. Bu gelişme, enerji güvenliği açısından kritik öneme sahip bölgelerin doğrudan tehdit altında olduğunu ortaya koydu.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!