T24 Haber Merkezi
TBMM, üç milletvekilinin 24 Kasım’da İmralı Cezaevi’nde PKK lideri Abdullah Öcalan’la yaptığı görüşmeye ait tutanakları yayımladı. Belgelerin açıklanmasının ardından AKP’li Mücahit Birinci, “Tam çakal ya… Tek derdi çıkmak, başka bir derdi yok” yorumunu yaptı.
Meclis, İmralı tutanaklarını yayımladı: Öcalan, “Umut hakkı olmadan çalışamam, başaramazsak darbe mekanizması Bahçeli ve Erdoğan için işleyebilir” dedi
AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız; 24 Kasım 2025’te Meclis Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nu temsilen İmralı Adası’na giderek PKK lideri Abdullah Öcalan’la görüşmüştü.
Görüşmenin özet tutanakları 4 Aralık’ta yapılan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu toplantısında okunmuştu. Tutanakların özet olarak aktarılmasına başta DEM Parti olmak üzere tüm muhalefet partileri itiraz etmiş; itirazlara rağmen Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, tutumunu değiştirmemişti.
TBMM, görüşmeden iki ay sonra İmralı’da yapılan görüşmenin tam tutanaklarını, İmralı Yüksek Güvenlikli Cezaevi Görüşme Tutanağı başlığıyla sitesinde yayımladı.
“Çakma Stalin…”
Tutanakların yayımlanması ardından AKP’li Mücahit Birinci’nin şu yorumu dikkat çekti:
“Üşenmedim 16 sayfadan müteşekkil görüşme tutanaklarını satır satır okudum.
Bu yaşlı sapığın, bir ayağı çukurda dolandırıcının, meclis heyetini, nasıl ayaküstü dolandırmaya çalıştığını gördük.
Anlattığı saçmalıkların; özellikle Ortadoğu ve İsrail ilişkileri açısından ne kadar tutarsız, ne kadar saçma sapan ve ne kadar demode olduğunu gördük.
Bu narsistin, bir ayağı çukurda çakalın, gece gündüz televizyonlardan magazin takip ettiğini anladık.
Bu terörist başının, 1990’lardan bugüne bir adım bile ileri gidemediğini gördük.
Bu tutturamayan çakma Stalin’in, karşısındaki insanları kendisi gibi görüp, yandan yandan, çaktırmadan nasıl dolandırmaya çalıştığını da gördük.
Tam çakal ya…
Tek derdi çıkmak, başka bir derdi yok.
Kendini Atatürk’le bir tutan bu narsistin, ne kadar saçma sapan örnekler verdiğini de açıkça gördük.
Gün sonunda milletimize en başta dediğimiz şey neydi?
“Salın bu narsist bunağı televizyona; her gün konuşsun, her dakika canlı yayınlara bağlansın. Bağlansın ki tüm Türkiye, dünya, Suriye, herkes nasıl bir deli olduğunu anlasın.”
Tekrar altını çiziyorum:
Tek derdi çıkmak
Tek derdi konuşulmak
Tek derdi saçmalamak
Neticeten, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Kürt kardeşlerimize şunu demiştir:
“Biz, elimizden ne geliyorsa, en uç gelen duruma kadar yaptık. Bu akıl hastasını bile muhatap aldık.”