Paylaşılan köşe yazısı, Türkiye’nin içinde bulunduğu mali zorlukların temelinde bir ekonomik krizden ziyade bir yönetim zafiyeti olduğunu savunmaktadır. Yazar; Rusya, Ukrayna ve Avrupa ülkelerinde enflasyonun kontrol altında olduğunu belirterek Türkiye’deki yüksek hayat pahalılığını yetersiz idari politikalara bağlamaktadır. Halkın ve farklı gelir gruplarının geçim sıkıntısı çektiği vurgulanırken, yerli ve yabancı sermayenin istikrarsızlık nedeniyle ülke dışına kaçtığı ifade edilmektedir. Toplumsal refahın gerilemesinden vatandaşın sorumlu tutulamayacağı, asıl sorunun yönetimsel beceriksizlik olduğu öne sürülmektedir. Sonuç olarak kaynak, mevcut ekonomik bunalımın ancak liyakatli ve etkin bir yönetim anlayışıyla çözülebileceği fikri üzerinde durmaktadır.
Savaşan Ukrayna’da Tüketici Fiyat Endeksi Kasım 2025’teki %9,30’dan %8’e enflasyonda yine aynı şekilde Kasım 2025’te azalmaya devam ederek %9,3’e düştü.
Benzer şekilde ekonomisi, ticareti kısıtlamalarla karşı karşıya olan savaşan Rusya’da da enflasyon geriliyor; Kasım 2025’te %6,6’ya düştü.
Avrupa ülkelerinde ise büyük savaş baskısı, silahlanma harcamaları, doğalgaz ve enerji sorunlarına rağmen enflasyon kontrol altında. Hatta fiyatlar genel seviyesinin düşmesi nedeniyle eksiye düşmüş enflasyonu olan ülkeler var.
Türkiye’de ise TÜİK’in inandırıcılıktan uzak rakamlarıyla bile %30’larda bir enflasyon yaşıyor. Çalışanlarımızın ve emeklilerimizin hayat koşulları her geçen gün kötüleşiyor. 2002 öncesini mumla arar olduk. Maaşı asgari ücretin çok altında olan emekli de asgari ücretli çalışan da, üst düzey çalışan da, emeklinin 10 katına yakın emekli maaşı aldığı halde mevcut maaşı ile 450 bin TL civarında geliri olan milletvekili de geçinemediğini söylüyor! Yani bir avuç kitle dışında halinden memnun olan yok.

Yabancı yatırım yapmıyor. Mevcut yabancı yatırımlar ülkeyi terk ediyor. Sanayicilerimiz yatırımlarını çevre ülkelere, Mısır’a kaçırıyor. Eski Maliye Bakanı Sn. Nurettin Nebati’nin bile yatırımlarını Çin’e taşıdığı yazılı basına ve sosyal medyaya yansıdı.
Unutmayalım ki bu kötüye gidişte halkın suçu-günahı yok.
Bu, tamamen yönetim sorunudur.
Bir yerde sorun varsa, sorumlu yönetimdir; sorun devam ediyorsa yönetimin varlığı sorundur.
8 yıldır devam eden ekonomik buhranın nedeni gencimiz, yaşlımız, emeklimiz, esnafımız, köylümüz, memurumuz, çiftçimiz, işçimiz, sanayicimiz, turizmcimiz vs. değildir; nedeni bütünüyle yönetimin beceriksizliğidir.
Kötü yönetiliyoruz. Yönetilemiyoruz; aslında freni patlamış kamyon hızıyla kargaşaya sürükleniyoruz. Yani Türkiye’de EKONOMİK KRİZ DEĞİL, YÖNETİM KRİZİ var.
Kaynaklar:
Çömez, T. (2025), https://www.youtube.com/shorts/m2BxcrldUTA Erişim Tarihi: 18.01.2025
Haber3, (2025), https://www.haber3.com/ekonomi/nureddin-nebatinin-aile-sirketinden-cin-hamlesi-haberi-6226481 Erişim Tarihi: 18.01.2025
Özder, Şeyda (2023), https://onedio.com/haber/fatih-altayli-dan-yabanci-yatirimci-yorumu-giden-gider-kalan-saglar-bizimdir-1186231 Erişim Tarihi: 18.01.2025