Sosyal medyada yer alan paylaşımlara göre özellikle elektronik, ev aletleri, giyim ve günlük kullanım ürünlerinde çok kısa sürede yüksek oranlı zamlar yaşandı. Paylaşılan bir örnekte, Eylül 2025’te yaklaşık 2 bin 900 TL olan bir elektronik ürünün fiyatının 3,5 ay içinde 10 bin TL’nin üzerine çıktığı iddia edildi.
Bir başka örnekte ise yurt dışında 50–55 euro, yani yaklaşık 2 bin 300 TL seviyesinde satılan bir mutfak cihazının Türkiye’de popüler bir e-ticaret platformunda 14 bin TL civarında listelendiği paylaşıldı. Sosyal medya kullanıcıları, aradaki bu farkın gümrük vergisi, kargo ve satıcı maliyetleriyle açıklanamayacak düzeyde olduğunu savundu.

200 LİRADAN 2 BİN 500 LİRAYA ÇIKTI İDDİASI
Paylaşımlar arasında daha önce 200–250 TL bandında satılan küçük ev ve hırdavat ürünlerinin, gümrük muafiyetinin kaldırılmasının ardından 2 bin 500–3 bin TL seviyelerine çıktığı iddiaları da yer aldı. Bu durumun, özellikle düşük fiyatlı ürünlerde oransal artışın çok daha belirgin hale gelmesine neden olduğu ifade edildi.

Kanal 6 Haber’de yer alan bilgilere göre; giyim ve ev ürünlerinde de benzer fiyat farkları dikkat çekti. Bazı örneklerde, yurt dışındaki resmi satış fiyatı 200–250 dolar olan mont ve dış giyim ürünlerinin Türkiye’de 25–30 bin TL bandında etiketlendiği görüldü. Aynı şekilde, yurt dışında yaklaşık 200 TL’ye satılan vakumlu saklama torbalarının Türkiye’de 2 bin TL’nin üzerinde fiyatlarla listelendiği paylaşıldı.

Bir diğer örnekte ise kahve ve espresso ekipmanları kategorisindeki bir ürünün Türkiye’de yaklaşık 600 TL’ye satıldığı, aynı ürünün yurt dışı menşeli bir alışveriş platformunda 90 TL’nin altında fiyatlandığı belirtildi. Kullanıcılar, bu farkın gümrük vergisi, kargo ve satıcı kârı hesaba katılsa bile açıklanmasının zor olduğunu dile getirdi.
Sosyal medyada yapılan yorumlarda, artan gümrük vergileriyle birlikte tüketicinin aracı satıcıların insafına bırakıldığı savunuldu. Birçok kullanıcı, fiyat oluşumunda daha fazla şeffaflık talep ederken, denetimlerin artırılması gerektiğini vurguladı.