Konuşmasının başında ekonomiye değinen Özdağ, Türkiye’de gündemin siyasi tartışmalar değil, vatandaşın yaşadığı ekonomik sıkıntılar olması gerektiğini söyledi.
“Mutlak butlanla Türk siyaseti yeniden yapılandırılmaya çalışılıyor ama esas mesele mutfaktaki mutlak krizdir.” diyen Özdağ, açıklanacak enflasyon verilerinin gerçeği yansıtmadığını savundu.
AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılıyla bugünkü alım gücünü karşılaştıran Özdağ, 200 TL ile geçmişte 667 ekmek alınabilirken bugün yalnızca 11 ekmek alınabildiğini söyledi. Aynı şekilde 22 kilogram kıyma alınabilen parayla bugün yalnızca 220 gram kıyma, 200 litre süt alınabilen parayla ise sadece 4 litre süt alınabildiğini ifade etti.
Motorin fiyatlarındaki artışa da dikkat çeken Özdağ, 2002 yılında 181 litre motorin alınabilen parayla bugün yalnızca 3 litre motorin alınabildiğini belirterek, “Türkiye’nin parası pul oldu, fakirleşme her geçen gün artıyor.” ifadelerini kullandı.
ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİLER İÇİN ZAM ELEŞTİRİSİ
Asgari ücret ve emekli maaşlarının alım gücünün hızla düştüğünü söyleyen Özdağ, yaklaşık 11 milyon asgari ücretli ile milyonlarca emeklinin açlık sınırında yaşam mücadelesi verdiğini öne sürdü.
Temmuz ayında ciddi bir maaş artışı beklemediğini belirten Özdağ, hükümetin seçim dönemleri dışında vatandaşın ekonomik sorunlarına çözüm üretmediğini iddia etti.
Zafer Partisi’nin ekonomi programına da değinen Özdağ, iktidara gelmeleri halinde Devlet Planlama Teşkilatı’nı yeniden kuracaklarını, planlı ekonomi, planlı sanayileşme ve planlı tarım modeliyle üretim odaklı kalkınmayı hayata geçireceklerini söyledi.
“HANİ PKK KAYITSIZ ŞARTSIZ SİLAH BIRAKIYORDU?”
Basın toplantısında en dikkat çeken açıklamalarından birini “Terörsüz Türkiye” süreci hakkında yapan Özdağ, hükümetin yürüttüğü süreci sert sözlerle eleştirdi.
PKK ile yürütülen müzakere sürecinin yaklaşık 20 aydır devam ettiğini belirten Özdağ, süreç başlatılırken örgütün herhangi bir pazarlık yapılmadan silah bırakacağının ifade edildiğini hatırlattı.
Ancak bugün gelinen noktada hükümetin PKK’nın silah bırakması için yasal düzenleme yapılmasını konuştuğunu söyleyen Özdağ, “Hani PKK kayıtsız şartsız silah bırakıyordu? Hani kendisini feshediyordu?” diye konuştu.
PKK yöneticilerinin “Silah bırakacağız demedik, silahlı mücadele stratejimizi durduruyoruz dedik.” açıklamalarını hatırlatan Özdağ, örgütün silah bırakmadığını savundu.
“ÖCALAN’A TAVİZ VERİLMESİNİ Mİ BEKLİYORUZ?”
TBMM’ye getirileceği belirtilen yeni yasal düzenlemelerin terör örgütü mensuplarına af niteliği taşıdığı iddiasında bulunan Özdağ, bunun Türkiye’nin üniter devlet yapısını zayıflatacağını öne sürdü.
“İstiklal Savaşı’yla kurduğumuz devletten Abdullah Öcalan’a taviz verilmesini mi bekliyoruz?” diyen Özdağ, Zafer Partisi’nin bu sürece karşı mücadele edeceğini ifade etti.
SIĞINMACILAR KONUSUNDA YENİ İDDİALAR
Konuşmasının önemli bölümünü sığınmacı politikalarına ayıran Özdağ, Göç İdaresi Başkanlığı’nın açıkladığı veriler arasında çelişkiler bulunduğunu öne sürdü.
Suriyelilerin geri dönüş sayılarına ilişkin resmi rakamların birbiriyle örtüşmediğini savunan Özdağ, milyonlarca kişilik farkın açıklanması gerektiğini söyledi.
Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de yüz binlerce Suriyeli öğrencinin eğitim gördüğünü hatırlatan Özdağ, Suriyelilerin Türkiye’de kalıcı hale getirildiğini iddia etti.
“BÜTÜN SIĞINMACILARI VE KAÇAKLARI GÖNDERECEĞİZ”
Zafer Partisi olarak hazırladıkları kapsamlı sığınmacı raporunun tamamlandığını açıklayan Özdağ, devlet kurumlarının resmi verileri kullanılarak hazırlanan yaklaşık 700 sayfalık çalışmanın kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi.
İktidara gelmeleri halinde uluslararası hukuk çerçevesinde bütün sığınmacıları ve kaçak göçmenleri ülkelerine göndereceklerini ifade eden Özdağ, “Suriyeliler Suriye’de Türkiye’nin dostları olarak yaşamaya devam etsinler ama herkes kendi vatanında yaşasın.” dedi.
KIBRIS KONUSUNDA HÜKÜMETE UYARI
Özdağ, Birleşmiş Milletler öncülüğünde gündeme gelen yeni Kıbrıs planını da eleştirerek, KKTC’nin statüsünün zayıflatılmasına yönelik girişimlerin Türkiye açısından büyük risk oluşturduğunu savundu.
Kıbrıs’ın NATO üyeliği ve Garanti Antlaşması’nın sona erdirilmesine yönelik iddiaların Türkiye’ye kurulmuş büyük bir tuzak olduğunu öne süren Özdağ, “KKTC’den vazgeçen Mavi Vatan’dan vazgeçer, Mavi Vatan’dan vazgeçen vatandan vazgeçer.” ifadelerini kullandı.
NATO ZİRVESİ VE MUHALEFETE BİRLİK ÇAĞRISI
Önümüzdeki günlerde yapılacak NATO Zirvesi’nin Türkiye’nin milli güvenliği açısından dikkatle takip edilmesi gerektiğini söyleyen Özdağ, Karadeniz ve Orta Doğu’da atılacak adımların Türkiye’nin çıkarlarına zarar vermemesi gerektiğini ifade etti.
Konuşmasının sonunda muhalefet partilerine de çağrıda bulunan Özdağ, Türkiye’nin önemli bir süreçten geçtiğini belirterek Atatürkçü, milliyetçi ve vatansever kesimlerin ortak zeminde buluşması gerektiğini söyledi.
“Atatürk etrafında birleşme çağrımızı tekrarlıyoruz.” diyen Özdağ, bütün vatanseverlere birlikte hareket etme çağrısında bulundu.
