Başsavcılığın 26 Eylül tarihli yazısında 46 şirket, 18 yatırım fonu ve 42 gerçek kişi olmak üzere toplam 106 tüzel ve gerçek kişinin mal varlığına tedbir konulması istendi. Türkiye’nin büyük şirketlerinden bazılarının ve şirket yöneticilerinin listede yer alması kamuoyunda tartışma yarattı. Akşam saatlerinde ise Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) görüşü doğrultusunda 46 şirket ve 18 yatırım fonu üzerindeki tedbirler kaldırıldı.
“Sorunu çözerken sistemi bozma riski”
AKP eski milletvekili Şamil Tayyar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada sürece ilişkin eleştirilerini dile getirdi. Tayyar, sorunu çözmeye çalışırken finansal sistemin bütünüyle bozulma riskinin doğduğunu savundu ve sistemin çökmesi halinde herkesin bundan zarar göreceğini, ülkenin iflasa sürükleneceğini ileri sürdü.
Devletin sermayesinin bulunduğu bir sigorta şirketine tedbir konulmasını eleştiren Tayyar, son anda devreye giren bir müdahaleyle daha büyük bir krizin önlendiğini savundu.
Komisyon önerisi
Sürecin daha koordineli yürütülmesi gerektiğini belirten Tayyar, devlet eliyle bir komisyon kurulmasını önerdi. Bu komisyonun operasyonun kumanda merkezi olarak çalışmasını, içinde ekonomi yönetiminden ve Adalet Bakanlığı’ndan temsilciler bulunmasını ve alınan kararların uygulamaya geçirilmesini isteyen Tayyar, aksi halde mevcut dağınıklığın daha büyük sorunlar üretebileceğini savundu.

