Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, İzmir’de parti ilçe binası açılışında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
“BAŞKA ÇARELERİ YOK”
Ankara’da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde madencilerin protesto yapması hakkında konuşan Özdağ, “Madenciler ücretlerini istiyorlar. Emeklerinin karşılığını istiyorlar. Aylardan beri çalışıyorlar ve ücretlerini alamıyorlar. Kim olsa bunu yapar. Başka çareleri kalmamış ki insanların gelip Ankara’nın ortasında yetişkin insanlar üstlerini çıkarıp protesto ediyorlar. Bu ne kadar çaresiz olduklarının göstergesidir. Türkiye’de yüzde 10 civarında zenginleşen bir azınlık var ama bir de yüzde 90 fakirleşme sürecinde olan çok geniş bir kitle var. Özetle ekonomiden manzara dediğiniz zaman durum bu vaziyette” ifadelerini kullandı.
“DELİLLERİ VALİYLE BİRLİKTE ÖRTBAS EDEN HERKES YARGILANSIN”
Türkiye’nin gündemine bomba gibi düşen Tunceli’deki Gülistan Doku soruşturması hakkında da konuşan Özdağ delilleri vali Tuncay Sonel ile birlikte örtbas eden herkesin yargılanması gerektiğini şu sözlerle açıkladı:
“Devletin görevi yurttaşlarını korumaktır. Onların can ve mal güvenliğini sağlamaktır. Devletin en yüksek temsilcisi validir. Vali hükümetin değil devletin temsilcisidir. Tunceli’de devleti temsil etmesi gereken vali vatandaşın canını malını namusunu koruması gereken vali adaletin önünde en büyük engele dönüşmüştür. Oğlunun işlemiş olduğu cinayeti örtmek için devletin imkanlarını kullanmıştır. Devletin memurlarını kullanmıştır. Ancak bu bireysel bir suç değildir. Birçok devlet görevlisinin bu suça ortak olduğunu görmekteyiz. Bu devlet görevlilerinden hiçbirisi çıkıp ortaya ya bu bir suç, bu bir cinayet. Bu suçun örtülmesine, kapatılmasına yardımcı olmak da suça iştiraktır. Ben Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir memuruyum. Benim sadakatim buradaki valiye veya valinin katil olduğu iddia edilen oğluna karşı değil. Benim sadakatim öncelikle Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne, Anayasa’ya, yasalara, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarına karşı bir sadakat. Onların haklarını korumalıyım dememiştir. Bazıları anlaşılan menfaat karşılığında bazıları olayı gönüllü olarak örtbas etmek için valinin yanında yer almışlardır. Bu devletin çürümesi anlamına gelmektedir. İnanılır gibi değil. Cumhuriyet tarihinde bir benzeri olmayan hadise. Bu hadisenin ortaya çıkartılması da yine devlet kurumunun gerçekleştirdiği bir hamle. Bir vali olayı kapatıyor ama bir başka vali ve bir başka başsavcı olayın ortaya çıkmasını, suçluların adalete teslim edilmesini sağlıyor. Demekki bütün bozulmalara ve çürümelere rağmen devlet varlığını sürdürüyor. Bu da işin olumlu yanı. Dilerim bir an önce bütün bu süreç sonuçlanır. O gün orada olup bugün değişik yerlerde görev yapan ve olayı bilip göz yumanlar da yargı önüne çıkıp hesap verirler. Çünkü küçücük bir yerde delillerin karartılması sürecinin duyulmaması mümkün değildir. Devlet adına üzüntü verici ama devletin geleceği adına da umutlandırıcı bir hadise.”
“ATATÜRK ETRAFINDA BİRLEŞELİM”
“Seçimlerde İYİ Parti ile ittifak yapacak mısınız” sorusuna da yanıt veren Özdağ “Millet Türk milletiyse hiç sorun yok. Biz de Türk milletiyle ittifak yapıyoruz. Demekki İYİ Parti ile ittifak ortağımız aynı. O da bizi birlikte adım atma doğrultusunda bir araya getirecek demektir. Şaka bir yana siyasal sistem seçim ittifaklarını zorunlu hale getiriyor ki yüzde 51’i aşalım. Ben İYİ Parti’nin de Zafer Partisi’nin de baraj sıkıntısı olduğunu düşünmüyorum. Anketleri görüyorum. Bu anketlerin neticeleri her iki parti için de seçime girdiklerinde kötü olmayacağını gösteriyor. Ama mesele Türkiye için iyi olması. Sadece İYİ Parti ve Zafer Partisi değil, Atatürk konusunda taviz vermeyen bütün siyasi partileri aslında bir arada olmaya davet ediyorum. Ki Türkiye normalleşsin. Hukuk devleti kurulsun. Bu çöküş ve çürüme dönemini aşalım” şeklinde konuştu.