Programda konuşan Özdağ, Cumhuriyet’in Türk kadınına yalnızca seçme ve seçilme hakkı kazandırmadığını, aynı zamanda onu kamusal hayatın öznesi haline getirdiğini belirtti.
Cumhuriyet’in kadınları eğitimle, üretimle ve toplumsal yaşamla buluşturduğunu ifade eden Özdağ, Türkiye’nin son yıllarda bu kazanımlar açısından bir gerileme süreci yaşadığını savundu. Kadınların ekonomik baskı, güvencesizlik ve yoksulluk nedeniyle hayatın her alanında daha fazla yük taşımak zorunda bırakıldığını söyledi.
YOKSULLUĞUN YÜKÜ KADINLARIN OMUZLARINDA
Ekonomik krizden en fazla kadınların etkilendiğini dile getiren Özdağ, özellikle annelerin çocuklarının eğitim ve geçim sorunları karşısında büyük zorluklar yaşadığını belirtti.
Pazar alışverişi yapan dar gelirli ailelerin yaşadığı sıkıntılara dikkat çeken Özdağ, Türkiye’de milyonlarca ailenin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını savundu. Yoksulluğun sorumluluğunu iktidarın ekonomi politikalarına bağlayan Özdağ, genç işsizliğin ve üniversiteyi bırakmak zorunda kalan öğrencilerin sayısındaki artışa da dikkat çekti.
“TÜRK GENÇLERİ ÇALIŞMAK İSTEMİYOR” İDDİASI BÜYÜK BİR YALAN
İstihdam ve ekonomi başlığında da değerlendirmelerde bulunan Özdağ, Türkiye’de gençlerin iş bulmakta zorlandığını söyledi.
Zafer Partisi’nin iktidarında üretim odaklı bir ekonomik model kurulacağını savunan Özdağ, “Türk gençleri çalışmak istemiyor” söylemini eleştirerek, gençlerin yalnızca emeklerinin karşılığını talep ettiğini ifade etti.
UYUŞTURUCU VE SANAL KUMARIN EN AĞIR YÜKÜNÜ ANNELER TAŞIYOR
Uyuşturucu ve sanal kumar bağımlılığının Türkiye’nin en büyük toplumsal sorunlarından biri haline geldiğini belirten Özdağ, bağımlılık nedeniyle parçalanan ailelerden örnekler verdi.
Bağımlı çocukların ailelerinde yaşanan dramların en büyük yükünü annelerin çektiğini söyleyen Özdağ, bu alanda kapsamlı mücadele yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
“SOKAKLARDA DEVLET DEĞİL ÇETELER HAKİM”
Kadınların güvenlik endişelerine de değinen Özdağ, Türkiye’de kadınların ve gençlerin kamusal alanda kendilerini güvende hissetmediklerini savundu.
Özdağ, kadınların gece sokakta yürürken, toplu taşımada yolculuk yaparken veya çocuklarını dışarı gönderirken korku yaşadığını belirterek, “Sokaklarda devlet yok, çeteler var” ifadelerini kullandı.
Zafer Partisi’nin hedefinin güvenliğin yeniden tesis edildiği bir Türkiye olduğunu söyleyen Özdağ, “Kadınların korkmadan yürüdüğü, çetelerin ise fare deliklerine saklanmak zorunda kalacakları bir Türkiye vaat ediyoruz” dedi.
TÜRKİYE’NİN ORTADOĞULULAŞMASINA KARŞI MÜCADELE
Konuşmasının önemli bölümünü göç ve sığınmacı politikalarına ayıran Özdağ, Türkiye’nin son yıllarda yoğun göç nedeniyle kültürel dönüşüm yaşadığını ileri sürdü.
Zafer Partisi’nin sığınmacıların ülkelerine dönüşünü savunduğunu belirten Özdağ, bunun yalnızca ekonomik değil aynı zamanda kültürel bir mesele olduğunu söyledi. Türkiye’nin milli kimliğinin ve toplumsal yapısının korunması gerektiğini ifade eden Özdağ, partililerden bu politikaları daha geniş kitlelere anlatmalarını istedi.
“KADIN SEÇMENE DAHA FAZLA ULAŞMALIYIZ”
Zafer Partisi’nin son dönemde yükseliş içerisinde olduğunu öne süren Özdağ, buna rağmen kadın seçmenlere yeterince ulaşamadıklarını söyledi.
Partinin kadın hakları ve güvenliği konusunda güçlü politikalar geliştirdiğini belirten Özdağ, kadın seçmen desteğinin artırılması gerektiğini ifade ederek, “Türk kadınının haklarını ve hukukunu bizim kadar savunan başka bir parti yok. Eksiğimiz, bunu yeterince anlatamıyoruz” dedi.
CUMHURİYET DEĞERLERİNİ SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ
Program sonunda Atatürk’ün mirasına ve Cumhuriyet değerlerine vurgu yapan Özdağ, Türkiye’nin milli kimliğini, kadınların kazanımlarını ve toplumsal yapısını koruma mücadelesini sürdüreceklerini söyledi.
Yoğun katılımla gerçekleşen programda kadınlar da Cumhuriyet’e ve milli değerlere sahip çıkacaklarına dair ortak bir yemin ederek Zafer Partisi’ne destek mesajı verdi.