1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Zafer Partisi Genel Başkan Başdanışmanı Selçuk Geçer: Türkiye sömürge ekonomisine mahkum edildi

Zafer Partisi Genel Başkan Başdanışmanı Selçuk Geçer: Türkiye sömürge ekonomisine mahkum edildi

Zafer Partisi Genel Başkan Başdanışmanı ve Ekonomist Selçuk Geçer, Eskişehir'de düzenlenen "Ekonomik Çöküşten Çıkış: Millî Kalkınma" konferansında Türkiye ekonomisine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Geçer, üretim ekonomisinden uzaklaşıldığını savunarak, çözümün "sürdürülebilir planlı ekonomi" modeline dönüş olduğunu söyledi.

featured

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanlığı tarafından EBB Turgut Özakman Sahnesi’nde düzenlenen konferansta konuşan Selçuk Geçer, ekonomi yönetimini bir otomobile benzeterek para ve faiz politikalarının tek başına çözüm olmadığını ifade etti.

Geçer, “Önce güçlü bir ekonomik sisteminiz olacak. Motoru olmayan bir aracı gazla, frenle veya direksiyonla yönetemezsiniz. Para ve faiz politikaları ekonominin kendisi değil, onu yöneten araçlardır” dedi.

“2001’DEN SONRA TÜRKİYE’NİN ÜRETİM GÜCÜ ZAYIFLATILDI”

Türkiye’nin son 25 yılda üretim merkezli ekonomik yapısından uzaklaştığını öne süren Geçer, bu sürecin 2001 krizinden sonra hız kazandığını savundu.

Geçer, “Kemal Derviş döneminde atılan adımlarla başlayan süreç, AKP döneminde daha da derinleşti. Stratejik kurumlar özelleştirildi, tarım geriletildi, şeker fabrikaları ve TEKEL gibi kuruluşlar tasfiye edildi. Bankacılık sisteminin önemli bir bölümü yabancı sermayenin kontrolüne geçti” ifadelerini kullandı.

“ATATÜRK KAPİTÜLASYONLARA KARŞI TAVİZ VERMEDİ”

Konuşmasının önemli bölümünü Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki ekonomi politikalarına ayıran Geçer, Mustafa Kemal Atatürk’ün ekonomik bağımsızlık anlayışının günümüzde de örnek alınması gerektiğini söyledi.

Atatürk’ün kapitülasyonlara karşı verdiği mücadeleyi hatırlatan Geçer, “Atatürk ekonomik bağımsızlığın siyasi bağımsızlığın temeli olduğunu biliyordu. Daha Cumhuriyet ilan edilmeden İzmir İktisat Kongresi’ni topladı ve üretim ekonomisinin temellerini attı” diye konuştu.

“PLANLI KARMA EKONOMİ TÜRKİYE’Yİ KALKINDIRDI”

1929 Dünya Ekonomik Buhranı öncesinde uygulanan ekonomik modelin önemine dikkat çeken Geçer, devlet öncülüğünde kurulan fabrikaların Türkiye’nin sanayileşmesinde kritik rol oynadığını belirtti.

Geçer, “Sümerbank, Etibank, şeker fabrikaları, demir yolları ve liman yatırımlarıyla birbirine entegre edilmiş güçlü bir ekonomik yapı oluşturuldu. Türkiye o dönemde gerçek anlamda millî bir kalkınma hamlesi gerçekleştirdi” dedi.

“MİLLÎ EKONOMİ SADECE MONTAJ SANAYİSİ DEĞİLDİR”

Günümüzde sıkça kullanılan “millî ekonomi” söylemini de eleştiren Geçer, üretimin her aşamasında dışa bağımlı olunan bir sistemin millî ekonomi olarak tanımlanamayacağını savundu.

Geçer, “Parçaları dışarıdan getirip burada birleştirmek millî ekonomi değildir. Tohumunu dışarıdan alıp üretim yapmak da millî ekonomi değildir. Gerçek millî ekonomi üretimden teknolojiye kadar her aşamada bağımsızlığı gerektirir” ifadelerini kullandı.

“SIĞINMACI POLİTİKASI EKONOMİYİ OLUMSUZ ETKİLİYOR”

Konuşmasında sığınmacı meselesine de değinen Geçer, kontrolsüz göçün ekonomik ve sosyal maliyetler oluşturduğunu öne sürdü.

Geçer, “Türkiye bugün ucuz iş gücü ve göç politikaları üzerinden ciddi bir yük altında bırakılmış durumda. Konut fiyatlarından kiralara kadar birçok alanda vatandaş bunun bedelini ödüyor” dedi.

“EMEKLİLER GEÇİM MÜCADELESİ VERİYOR”

Emeklilerin yaşam koşullarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Geçer, mevcut maaşların temel ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kaldığını savundu.

EYT düzenlemesinin kazanılmış bir hak olduğunu ifade eden Geçer, “Devlet verdiği sözü tutmak zorundadır. Bugün açıklanan açlık sınırları ile emekli maaşları arasında büyük bir uçurum bulunuyor. Emekliler ciddi bir geçim mücadelesi veriyor” diye konuştu.

ÇÖZÜM ÖNERİSİ: “SÜRDÜRÜLEBİLİR PLANLI EKONOMİ”

Konuşmasının sonunda çözüm önerilerini sıralayan Geçer, Türkiye’nin yeniden üretim odaklı bir ekonomik modele yönelmesi gerektiğini söyledi.

Geçer, “Bugün uygulanan sistem serbest piyasa ekonomisinden çok bir sömürü düzenine dönüşmüş durumda. Türkiye’nin yeniden kalkınabilmesi için devletin yönlendirici olduğu, özel sektörün desteklendiği, üretim merkezli sürdürülebilir planlı ekonomi modeline dönmesi gerekiyor. Çocuklarımızın geleceği için hepimizin ortak sorumluluk üstlenmesi şart” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

 

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!