Köşe Yazıları

Herkes İçin

Kaynak, Prof. Dr. Vahit Türk'ün “Herkes İçin” başlıklı metninden alıntılar sunmaktadır ve Türkiye Cumhuriyeti'nin bölgedeki benzersiz konumunu vurgulamaktadır. Metin, "Ne mutlu Türk'üm diyene" ifadesinin kapsayıcılığının anlaşılması gerektiğini ve devletin kuruluş ilkelerine sadık kalınması gerektiğini savunmaktadır. Ayrıca, yöneticilerin devlete ve millete hizmet etme sorumluluğunu ve kişisel hırslardan uzak durarak ulusal...

Devamını Oku

Kim Haklı, Kim Kaşıyor?

Bu makale, Konya'da dinine bağlı bir doktorun eylemlerinden kaynaklanan bir sosyal medya ve tıp dünyasındaki çalkantıyı ele almaktadır. Yazar, söz konusu doktorun hastayı kıyafetinden dolayı reddetmesinin toplumun ahlaki ve geleneksel değerlerine aykırı olduğunu ve Hipokrat Yemini'ni çarpıttığını savunmaktadır. Metin, aşırı uçlardaki giyim tarzlarını eleştirirken, kamusal alanlarda tarikat ve cemaat etkisine karşı çıkmakta ve toplumsal...

Devamını Oku

İmralı’ya Gitmesi Gerekenler!..

Müyesser Yıldız’ın yazısı, Abdullah Öcalan'ın İmralı'daki rolü ve terör örgütü PKK ile ilgili devam eden tartışmaları ele almaktadır. Özellikle AKP-MHP hükümetinin terörle mücadeledeki çelişkili yaklaşımları ve Öcalan'ın "silah bırakma" çağrılarının örgütün Suriye ve Avrupa yapılanmalarını kapsayıp kapsamadığı konuları üzerinde durulmuştur. Yazıda, Meclis'ten bir heyetin Öcalan'ı ziyaret etme...

Devamını Oku

Okul Çantası Değil, Eşitsizlik Yükü: Çocukların Görünmez Acısı

Yeni eğitim yılı yaklaşırken okul alışverişi fiyatları velileri isyan ettiriyor. Ekonomik zorluklar çocukların psikolojisini nasıl etkiliyor? Eşitsizlik hissi özgüveni zedeliyor, ama yetişkinler küçük adımlarla büyük fark yaratabilir. Yeni eğitim-öğretim yılı başlarken velilerin en çok konuştuğu konulardan biri okul alışverişi oldu....

Devamını Oku

Öğretmenlik de Bitiyor

Dülger’in yazısı, 2025 yılında bir okulun açılış gününde gözlemlenen disiplinsizliği ele alıyor. Yazar, törende yetersiz sayıda öğretmenin bulunmasından ve okul müdürünün kravatsız, ceketsiz bir şekilde İstiklal Marşı'nı yönettirmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getiriyor. Öğretmenlerin kılık kıyafetlerindeki gevşeklik ve törenlere katılmamaları, yazarın gözünde mesleki değerlerin düşüşüne...

Devamını Oku

Lisanı Münasip

Erol Sunat yazısında, nezaket ve uygun bir dil kullanımı anlamına gelen "lisanı münasip" kavramını merkezi bir tema olarak ele almaktadır. Yazar, Türkiye'nin yakın geçmişinde bir dönüm noktası olarak sunulan "milat" kavramının yükselişini ve düşüşünü bu çerçevede değerlendirir. Metin, "milat" söyleminin başlangıçtaki coşkusunu, umut vaat edişini...

Devamını Oku

Atatürk Ağrı İsyanında taviz vermedi

Neval Kavcar köşe yazısında, Ağrı İsyanı'nı ele alarak, bu olayın İngiliz gizli servisinin kışkırtmasıyla ve Sevr Anlaşması'nda öngörülen Kürt devleti hedefiyle başladığını öne sürmektedir. Kaynak, isyancıların Batı'dan askeri ve maddi destek aldığını ve Hoybun Derneği gibi kuruluşların Kürt ve Ermeni unsurları birleştirerek Türkiye'ye düşman ilan ettiğini belirtir. Metin, dönemin iktidardaki bazı kişilerin Atatürk'ü eleştirmek...

Devamını Oku

Akın Öztürk: ‘Başta Hulusi Akar 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz’

Makale, Akın Öztürk ve diğer 22 sanığın yargılandığı, 15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili devam eden bir davanın duruşmasındaki önemli gelişmeleri özetlemektedir. Sanıklar, özellikle eski Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar başta olmak üzere kilit isimlerin tanık olarak dinlenmesini talep etmekte ve bu kişilerin ifadeleri alınmadıkça davanın aydınlatılamayacağını savunmaktadır. Mahkeme...

Devamını Oku

Karyola Safiye’ye Neden Dar Gelmiyor!

Akın Üner'in "Karyola Safiye’ye Neden Dar Gelmiyor!" başlıklı yazısı, Türkiye'deki düşen doğum oranları ve bu konudaki resmi çağrıları mizahi ve eleştirel bir dille ele alıyor. Yazar, Cumhurbaşkanı, din adamları ve Milli Eğitim Bakanı gibi yetkililerin evlenme ve çocuk sahibi olma teşviklerine dikkat çekiyor. Kendi...

Devamını Oku

Kimsesizliğin Çölü, Yalnızlığın Lüksü

Atsız Burucu bu yazısında, kimsesizlik ve yalnızlık  rasındaki derin farkı inceler. Kimsesizliği, çocukluktan itibaren taşınan ağır bir yazgı ve varlığın köklerini kurutan bir çöl olarak tanımlarken, yalnızlığı ise kişinin kendi seçimiyle oluşan bir lüks ve içsel bir zenginlik olarak sunar. Kimsesizlik insanın köksüzleşmesine yol açarken, yalnızlık kişinin kendini inşa edebildiği...

Devamını Oku
Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!