Türkiye’de özellikle Avrupa ülkelerine yönelik vize başvurularında yaşanan tıkanıklık giderek büyüyor. Resmi başvuru sistemleri üzerinden randevu almak isteyen vatandaşlar haftalarca, hatta aylarca beklemek zorunda kalıyor. Bu tablo, sistemin işleyişine yönelik ciddi soru işaretlerini beraberinde getiriyor.
“RANDEVULAR TOPLANIP KARABORSADA SATILIYOR”
Köşesinde dikkat çeken değerlendirmelerde bulunan Selçuk Geçer, vize randevularının belirli kişi veya gruplar tarafından toplu şekilde alındığı ve daha sonra yüksek ücretlerle yeniden satıldığı iddialarına yer verdi.
Geçer’e göre bu yapı, sıradan bir fırsatçılığın ötesine geçerek devasa bir ekonomik ağ haline geldi. Söz konusu sistemin “milyar dolarlık bir karaborsa” oluşturduğuna dikkat çekildi.
SİSTEM DIŞI BİR DÜZEN Mİ KURULDU?
En çarpıcı nokta ise bu sürecin tesadüfi değil, organize bir yapı tarafından yürütülüyor olabileceği iddiası. Geçer, yazısında dolaylı olarak şu soruyu gündeme taşıdı:
“Vatandaş randevu bulamazken, bazı çevreler bu randevulara nasıl bu kadar kolay erişebiliyor?”
Bu soru, vize sisteminin şeffaflığına dair tartışmaları daha da alevlendirdi.
VATANDAŞ MECBUR BIRAKILIYOR
Yaşanan kriz nedeniyle birçok vatandaşın aracı kişi ve firmalara yönelmek zorunda kaldığı belirtiliyor. Normal şartlarda ücretsiz ya da düşük maliyetle alınması gereken randevuların yüksek bedellerle el değiştirmesi ise tepkilere yol açıyor.
RESMİ AÇIKLAMA YOK, SORULAR ÇOK
Ortaya atılan iddialar kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, yetkili kurumlardan henüz net bir açıklama yapılmış değil.
Ancak tartışmanın odağındaki soru değişmiyor:
Gerçekten milyar dolarlık bir vize karaborsası mı var ve varsa bu sistemin arkasında kimler bulunuyor?