Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bünyesindeki devlet okullarının, vakıf ve dernekler aracılığıyla yürütülen faaliyetlere tahsis edilmesi tartışılmaya devam ediyor. Son edinilen bilgilere göre, iktidara yakınlığıyla bilinen Türkiye Gençlik Vakfı’nın (TÜGVA) kullanımına sunulan okul sayısı cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyelerinden birine ulaştı. 81 ilde yaygınlaşan bu iş birliği modeli, eğitim sisteminin laik ve bilimsel yapısının zedelendiği gerekçesiyle sendikalar ve veli dernekleri tarafından yakından takip ediliyor.
81 İLDE 4 BİNİN ÜZERİNDE OKUL KAPILARINI AÇTI
Söz konusu iş birliği protokolü çerçevesinde, ilkokul, ortaokul ve lise kademesinde bulunan tam 4 bin 386 eğitim kurumu TÜGVA’nın kullanımına sunuldu. Hafta sonları ve yaz kampları adı altında okul binalarında gerçekleştirilen dini ve sosyal etkinliklerin tüm lojistik, güvenlik ve temizlik maliyetleri ise ilgili devlet okullarının idari bütçelerinden karşılanıyor. Eğitimciler, devletin kendi personeli ve öğrencileri için bulmakta zorlandığı kaynakların vakıf faaliyetlerine kolayca aktarılmasını sert şekilde eleştiriyor.
Sadece binaların tahsisiyle kalınmadığı, öğrencilerin bu kurslara ve seminerlere yönlendirilmesi hususunda okul idareleri ve öğretmenler üzerinde belirgin bir idari baskı kurulduğu iddiaları raporlara yansıdı.
390 MİLYON LİRALIK KAMU BÜTÇESİ AKTARILDI
Protokolün en çok tartışma yaratan boyutu ise finansal bütçesi oldu. Kamu kaynaklarından “gençlik projeleri”, “değerler eğitimi” ve “sosyal sorumluluk” kalemleri adı altında TÜGVA’ya aktarılan toplam tutarın 390 milyon lirayı bulduğu saptandı. Muhalefet temsilcileri, bu dev bütçenin doğrudan iktidar partisinin ideolojik propagandası ve örgütlenme çalışmaları için harcandığını ileri sürerek, halkın vergileriyle finanse edilen bütçenin denetime tabi tutulması çağrısında bulundu.
VELİLER VE SENDİKALAR TEPKİLİ: “EĞİTİM LAİKLİKTEN UZAKLAŞIYOR”
Eğitim sendikaları, okulların pedagojik formasyonu bulunmayan vakıf görevlilerine teslim edilmesinin çocukların zihinsel gelişimi açısından ciddi riskler barındırdığının altını çiziyor. Okul aile birliklerinin devre dışı bırakılarak yürütülen bu süreçlerin şeffaf olmadığını dile getiren veli dernekleri ise, “Devlet kendi okullarına ödenek göndermezken, belirli vakıfların faaliyetleri için yüz milyonlarca liralık bütçeler yaratılması kabul edilemez”açıklamalarında bulunarak hukuki yollara başvuracaklarını bildirdi.
