1. Haberler
  2. Gündem
  3. Sözde ikinci açılım sürecinde çerçeve yasada öne çıkan maddeler: Geçmişin acı tecrübelerine rağmen yine aynı patika

Sözde ikinci açılım sürecinde çerçeve yasada öne çıkan maddeler: Geçmişin acı tecrübelerine rağmen yine aynı patika

İkinci açılım süreci doğrultusunda hazırlanması planlanan "çerçeve yasa" taslağının detayları kamuoyuna sızarken; geçmişteki çözüm sürecinin ağır bilançosunu hatırlatan uzmanlar, masaya getirilen yeni maddelerin devletin egemenlik yapısında ve terörle mücadele kararlılığında telafisi imkansız zafiyetler yaratacağı uyarısında bulunuyor.

featured

Kamuoyunda “İkinci Açılım Süreci” olarak adlandırılan ve yasal bir tabana oturtulmak istenen yeni dönemin mevzuat hazırlıkları netleşmeye başladı. Ortaya çıkan yasa taslağı maddeleri, Türkiye’nin geçmişte büyük bedeller ödeyerek geride bıraktığı ilk çözüm sürecindeki hataların adeta yeniden masaya sürüldüğünü gösteriyor. Terör örgütü unsurlarıyla yürütülecek müzakerelere yasal zırh kazandırmayı ve denetimsiz tavizlerin önünü açmayı hedefleyen bu çerçeve yasa girişimleri, milli güvenlik bürokrasisinde ve toplum hafızasında ciddi endişelere yol açıyor. Geçmişte hendek olaylarıyla, otorite boşluğuyla ve şehirlere silah yığılmasıyla sonuçlanan “hukuk dışı diyalog zemini”, bu kez yasama eliyle meşrulaştırılmak isteniyor.

ÇERCEVE YASADAKİ TEHLİKELİ MADDELER: HUKUK DEVLETİ VE EŞİTLİK İLKESİ ZEDELENİYOR

Sızan ayrıntılara göre taslakta yer alan öne çıkan maddeler, yargı bağımsızlığını ve ceza adaletini askıya alacak kritik düzenlemeler barındırıyor. Süreçte aktif rol alacak aktörlere tam yasal koruma sağlanması, örgüt militanlarının topluma kazandırılması adı altında ucu açık ve denetimsiz af mekanizmalarının işletilmesi gibi maddeler, “terörle kararlı mücadele” konseptine doğrudan darbe vuruyor. Hukukçular, anayasal eşitlik ilkesinin ve egemenlik haklarının bu tarz esnek yasalarla aşındırılmasının, bölgede fiili bir çift başlılık ya da otorite aşınması yaratacağı fikrinde birleşiyor. Yasayla getirilmek istenen imtiyazlar, terörü bitirmek bir yana, terör örgütünün meşruiyet kazanma stratejisine hizmet eder nitelikte bulunuyor.

TAVİZ ARAYIŞI TOPLUMSAL KUTUPLAŞMAYI DERİNLİŞTİRİYOR

Siyasi kulislerde “çözüm” adı altında pazarlanan bu yeni yasal paketin, toplumsal barış getirmekten ziyade şehit yakınlarını, gazileri ve terör mağduru vatandaşları derinden yaraladığı belirtiliyor. Terör örgütünün silah bırakmaya dair somut ve geriye dönülemez hiçbir adım atmadığı bir konjonktürde, devletin yasal çerçeve hazırlayarak tavizkar bir pozisyona çekilmesi, terörün yöntem olarak ödüllendirilmesi anlamına geliyor. Uzmanlar, Ankara’nın egemenlik haklarından ve güvenlik eksenli dik duruşundan ödün veren her türlü “çerçeve” arayışının, Türkiye’nin üniter yapısını riske atmaktan başka bir sonuç doğurmayacağını vurguluyor.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!