1. Haberler
  2. Dünya
  3. Son dakika: İran’ın ABD’nin hesaplarını altüst eden silahı! Füzeden bile güçlü

Son dakika: İran’ın ABD’nin hesaplarını altüst eden silahı! Füzeden bile güçlü

featured
0
Paylaş

The New York Times’ın analizine göre, İran ile ABD-İsrail hattında yaşanan son çatışmalarda öne çıkan en kritik unsur, Tahran’ın nükleer kapasitesinden ziyade jeopolitik konumunu stratejik bir araç olarak kullanması oldu.

İRAN’IN YENİ CAYDIRICILIK YAKLAŞIMI

Haberde, İran yönetiminin Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisini artırarak, olası gelecekteki saldırılara karşı farklı bir caydırıcılık modeli inşa etmeye çalıştığı belirtiliyor.

Uzun süredir ABD ve İsrail, İran’a yönelik askeri planlarını “Tahran’ın nükleer silah edinmesi durumunda bölgesel dengelerin bozulacağı” argümanına dayandırıyordu. Ancak gazetenin değerlendirmesine göre son gelişmeler, İran’ın zaten güçlü bir kozunun bulunduğunu ortaya koydu: Hürmüz üzerindeki fiili kontrol kapasitesi.

Dünya petrol sevkiyatının yaklaşık beşte birinin geçtiği bu kritik geçiş noktasında yaşanan gerilim; enerji fiyatlarını yukarı çekti, küresel ölçekte benzin, gübre ve temel ürün maliyetlerini baskıladı. Bu durum aynı zamanda Washington ve Tel Aviv’in askeri planlamalarında da değişikliğe yol açtı.

“COĞRAFYAYA KARŞI KAZANAMAZSINIZ”

Haberde, İran’ın askeri altyapısının önemli ölçüde zarar gördüğü; özellikle komuta merkezleri, büyük savaş gemileri ve füze üretim tesislerinin hedef alındığı ifade ediliyor. Buna rağmen Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı tehdit etme kapasitesini büyük oranda koruduğu vurgulanıyor.

İsrail askeri istihbaratında İran dosyasının eski sorumlularından ve Atlantic Council uzmanı Danny Citrinowicz, gazeteye yaptığı değerlendirmede, gelecekte yaşanacak bir krizde İran’ın ilk hamlesinin boğazı kapatmak olacağını belirterek, “Coğrafyayı yenemezsiniz” ifadesini kullandı.

BOĞAZ AÇIK MI KAPALI MI? ÇELİŞKİLİ AÇIKLAMALAR

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda boğazın tamamen açık olduğunu savundu. İran Dışişleri de benzer yönde mesaj verirken, kısa süre sonra İran Devrim Muhafızları geçişin kapatıldığını açıkladı.

Bu çelişkili açıklamalar, habere göre İran içinde askeri kanat ile diplomatik yapı arasında görüş ayrılıkları bulunduğuna işaret ediyor. Özellikle ateşkes ve müzakere sürecinde farklı güç merkezlerinin etkili olduğu değerlendiriliyor.

İRAN’IN ASKERİ KAPASİTESİ TAMAMEN ÇÖKMÜŞ DEĞİL

ABD’li askeri ve istihbarat kaynaklarının değerlendirmelerine göre İran, yoğun saldırılara rağmen saldırı amaçlı insansız hava araçlarının yaklaşık yüzde 40’ını ve füze sistemlerinin önemli bir kısmını korumayı başardı.

Bu durum, İran’ın ilerleyen süreçte tankerler, ticari gemiler ve hatta askeri unsurlar üzerinde baskı kurma kapasitesini sürdürebileceğine işaret ediyor. Uzmanlara göre Tahran, klasik mayınlama yöntemlerinden ziyade artık kamikaze drone’lar, kısa menzilli füzeler ve mobil sistemlerle deniz trafiğini kontrol altına alma stratejisine yönelmiş durumda.

ABD’NİN ADIMI: FİİLİ DENİZ ABLUKASI

Haberde öne çıkan bir diğer başlık ise ABD’nin uygulamaya koyduğu deniz stratejisi oldu. Washington yönetiminin, Hürmüz’den geçen bazı ticari gemileri İran limanlarına yönlendirmesi fiili bir abluka olarak yorumlandı.

İran bu durumu savaş nedeni sayabileceğini ifade etse de doğrudan karşılık vermedi. Bunun, tarafların diplomatik süreci tamamen sonlandırmak istememesiyle bağlantılı olduğu düşünülüyor.

ABD Merkez Kuvvetler’de görev yapmış emekli Amiral Kevin Donegan, Middle East Institute etkinliğinde yaptığı değerlendirmede, her iki tarafın da hâlâ bir müzakere fırsatı gördüğünü ifade etti.

LİDERLİK DEĞİŞİMİ VE STRATEJİK KIRILMA

Analizde, İran’ın eski lideri Ali Hamaney’in savaşın ilk gününde hayatını kaybetmesinin, ülkenin stratejik yaklaşımında önemli bir dönüşüme yol açtığı belirtiliyor. Daha temkinli bir çizgi izleyen önceki yönetimin aksine, yeni dönemde daha sert ve asimetrik yöntemlerin benimsendiği ifade ediliyor.

Danny Citrinowicz’e göre İran artık bu süreci yalnızca bir savaş olarak değil, doğrudan rejimi hedef alan bir operasyon olarak görüyor.

TAHRAN’IN SAVAŞ SONRASI MESAJI

Habere göre İran’ın çatışma sonrası vermek istediği temel mesajlar şöyle özetleniyor:

  • Nükleer altyapı zarar görse bile geri adım atılmadı
  • Yönetim yapısı ayakta kalmayı başardı
  • Hürmüz Boğazı hâlâ güçlü bir koz
  • ABD ve İsrail, yeni adımlarında enerji riskini hesaba katmak zorunda

Bu çerçevede İran, askeri kayıplarına rağmen Hürmüz kartını uzun vadeli bir caydırıcılık aracına dönüştürerek süreci yönetmeye çalışıyor.

YENİ DÖNEM: NÜKLEER DEĞİL JEOPOLİTİK GÜÇ

The New York Times analizine göre son gelişmeler, İran’ın yalnızca askeri kapasitesiyle değil, bulunduğu stratejik konum sayesinde de etkili bir aktör olduğunu ortaya koydu.

Tahran’ın bundan sonraki süreçte, nükleer baskılar devam etse bile Hürmüz üzerinden küresel ekonomi üzerinde etkili olabilen bir güç olarak hareket etmeyi hedeflediği değerlendiriliyor. Bu da Orta Doğu’da yeni dönemin ana tartışma başlığının nükleer krizden ziyade enerji yolları üzerindeki rekabet olabileceğine işaret ediyor.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!